banner167
banner182
12 Haziran 2021 Cumartesi

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ (1)

14 Temmuz 2017, 08:19
Bu makale 1594 kez okundu
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ (1)
KADİR DAYIOĞLU
Zaman su gibi akıyor, “gözünü açıp kapayıncaya kadar!”, denecek türden… O, meşum, vahim, hain “FETÖ” darbe girişimi üzerinden bir yıl geçti. Daha dün gibi taze, daha dün gibi sıcak… Bir akşam vakti, sabaha kadar, TBMM bombalandı, polis merkezi basıldı, insanlar üzerine tanklar sürüldü, şehitler, gaziler var.Şehitlere rahmet, sakat kalanlara sağlıklı günler, diliyorum. Aziz Türk milleti büyük bir belayı, “FETÖ” belası atlattı, hem de ağır bir biçimde. Allah, bir daha göstermesin.
 
Darbenin hedefi elbette demokrasimiz; elbette AK Parti iktidarı ve onun Sayın lideri Erdoğan’dı… Sonuçta, büyük bir tehlike atlattık. Umarım, ders olur, umarım bu, demokrasimizin geleceği için hayırlara vesile olur. Darbe, muhtıra gibi, antidemokratik girişimler bir son bulur.Tabii, laik ve demokratik, cumhuriyetin kıymeti bilinir. Yoksa, belâlar, bâran gibi üstümüze üstümüzegelir.
***
Olayların bir kısmını “canlı yayın” olarak izledik. Bir kısmını da tanıklardan dinledik. Sanırım, “canlı yayın” olarak izlenen tek darbeydi yeryüzünde… Göstere göstere yapılan, “şekil a’da ki!” der gibi yapılan bir girişimdi.
 
“Darbeciler” sabah vakti dururken, neden, milletin ayakta olduğu, sokakta gezdiği bir vakti, akşam vaktini seçtiler? Neden? Aceleleri neydi?Bu her zaman, sorulacak. Bir de, pişkinliklerinden, utanmazlıklarından olsa gerek; “haberim yok!”, diyorlar duruşmalarda. Peki, sıkılan silahlar, yürüyen tanklar, uçan uçaklar, çatışmalar neyin nesiydi? Yoksa, deşifre oldular da onun için mi?
***
Sadece mevcut iktidar dönemini kastetmiyorum. Bozuk plak gibi buraya takılırsak olmaz. FETÖ’yü sadece AK Parti ile ilişkilendirmeye kalkarsak, yanılırız. Özellikle, 1950 sonrası, “soğuk savaş” döneminde devlet“Allahsız komünizme”karşı; ve siyasiler de iktidarlarına destek olarak kullandılar camiyi, dini cemaatleri, dini grupları. Bir kere, burada anlaşmak durumundayız. Eğer anlaşamazsak, muhtemel oluşumları da göremeyiz.
 
1970’lerde İzmir’de, Kestanepazarı Camii’nde bir “Risaleyi Nur” hareketi olarak başlayan ve sonra bir terör örgütüne dönen Gülen Gülen hareketi,“dini” ve “antikomünist”bir hareketti ve hiçbir zaman kendisini gizlemedi. Amaç;“laik Cumhuriyeti sorgulayan”, muti, zararlı fikirlerin kafalarına üşüşmediği, bir “Altın nesil” yetiştirmekti. Tabii, “zamanın ruhu”, “antikomünist” bir oluşumu da gerektiriyordu.
 
Darbenin başı, demiyor muydu; “Altın nesil yetiştirerek Adliye’yi, bürokrasiyi, Mülkiyeyi, Harbiye’yi ve tabii Milli Eğitimi ele geçirmek gerekir!”Bu biline biline,“bilmiyorduk!” demek biraz ayıp olur. Öyle ya; “din-i mübine” hizmeti şiar edinen bir hareket, ne diye “devleti” ele geçirmek istesin ki?
 
Açılan yüzlerce okul, yurt, dershane, yayın organı vs.’yi herhalde babalarının hayrına yapmadılar. Ne çabuk unutunuz; her ilde binlerce “abi” ve “abla” evi açıldı. Bir kısım mal sahibi de,“abdestli, namazlı; yüzü nurlu, ağzı dualı, çocuklar!” yetişiyor diye, evlerini tahsis ettiler. “Abi” ve “abla” evi olmayan, özellikle orta yaşta ve daha eski ev, apartman kalmamıştı; her apartmanda, üç dört daireyi bulmuştu. Peki, devlet bilmiyor muydu, bunları?
 
Tüccar ve sanayici dernekleri üye bulamazken, on-otuz üye ile sınırlı kalırken, bunların örgütlerine üye olabilmek için sıraya giriyorlardı. İyi anımsarım, “17/25 Aralık” öncesi, Kayseri GESİAD üye sayısı bini geçmişti. Çokları da tanıdığımız, iş-güç sahibi insanlardı. Üye listesi, gizli değil, Kayseri Emniyet kayıtlarında var…
 
Bunların hepsi “FETÖ”cü falan demiyorum, “Allah’tan korkarım!”, ispiyonculuk falan da yapmıyorum, yanlış anlaşılmasın. Ama “yükselmenin”, “zengin olmanın”, “pastadan pay almanın”;“sosyal statü kazanmanın”yolunu “Hocaefendiye!”yakınlıkta görüyorlardı. O nedenle, çoğunun “irtibatının” çıkar amaçlı olduğuna inanıyorum. Ama “insafsız avcıya” hizmet ettikleri, kuşkusuz.
 
Unutmayın; basına yansıdığı kadarıyla, “ricali devlet” de dahil Pensilvanya’ya gidip el öpüp, hayr duası alanların haddi hesabı yoktu.Bunu da övüne övüne anlatırlardı, dost meclislerinde.
 
TOBB’a bağlı odalar ve Kayseri OSB seçiminde, MÜSİAD ve GESİAD’ın müşterek operasyonunu hep gördük. “Çıkar”, bunları bir araya getirmişti. Yeri gelmişken bir şey söyleyeyim: Erbakan Hocamızın ve onun temsil ettiği “MilliGörüş”ün vd. FETÖ’ye karşı olmaları, bir dönem onlarla mücadele etmeleri, yine onların “terörist” olduklarından değil; dini ve dini hayatı algılayış farklılığındandı. Yani, ideolojikti2002 sonrası birliktelik ise, “zaruretten”di! Bunu da bilmek lazım.
***
Hatırlayınız;Kayseri’de, “ikinci kamu üniversitesi” gündemdeyken birdenbire düşmüştü gündemden. Çalışmalar rafa kaldırılmıştı. Bir de baktık, Melikşah Özel Vakıf Üniversitesi devreye girdi. Hem de ne biçim devreye girme!.. Eş zamanlı kurulmak istenen iki özel vakıf üniversitesi, engellenerek. Bunların hiçbiri gizli bilgi falan değil. YÖK kayıtları ile o zaman basında çıkan haberler ile yazılan ve çizilenler arşivlerde duruyor. Peki, bu desteği veren siyasiler kimlerdi?
***
“FETÖ başının”, 28 Şubat sürecinde, hapisten kurtulması için, ABD’ye gitmesini, dönemin Başbakanı merhum Bülent Ecevit’in önerdiğini duymayan kalmadı.
***
1980 Darbesi’nde, İzmir Sıkı Yönetim Komutanlığınca aranan Fethullah Gülen, kaçıyor,memuriyete devam ediyor, rapor ve maaşını alıyor. Bir yandan Ülkücü, solcu, aydın vd. içeri alınıyor, işkenceden geçiriliyor ama ne hikmetse, “hazret!”, sırrı kadem basıyor!.. Bir ara, Kayseri’ye bile gelmiş. Hatta, bir rivayete göre, İzmir’den kaçması için, Ankara’dan “tüyo”aldığı bile söyleniyor.
 
1980 soruşturmalarından, merhum Turgut Özal’ın himayesinde kurtuluyor. Nihayet; “ne istediler de vermedik!”, “…aynı menzile giden farklı yollardan biri…” olarak görüyorduk bunları,deniyor; “…Rabbim de milletim de bizi affetsin" noktasına geliniyor.Nasıl oluyor bu? Biri çıkacak, yarım asırlık süreci,bu mazlum millete anlatacak?
***
Bakınız, dönemin Başbakanlık Müsteşarı, sonra Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer; bir kitabında;“MİT ve Genelkurmay’ın 2004 yılında Milli Güvenlik Kurulu’na bir sunum yaptığını, FETÖ’nün ordu ve devlet içindeki örgütlenmesini ortaya koyduğunu” yazmış. Ama “Rapor’u rafa kaldırmışlar!”. Neden?  Yanıtı, yarınki yazımda…
 
 
 

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV