banner167
banner165
21 Nisan 2021 Çarşamba

2020’Yİ EKSİ 41 MİLYAR DOLAR REZERVLE TAMAMLADIK

24 Şubat 2021, 07:16
Bu makale 268 kez okundu
2020’Yİ EKSİ 41 MİLYAR DOLAR REZERVLE TAMAMLADIK
KADİR DAYIOĞLU
2020’Yİ EKSİ 41 MİLYAR DOLAR REZERVLE TAMAMLADIK
 
Başlık Mahfi Eğilmez’e ait… Güncel bir konu ile, Merkez Bankası döviz rezervi ile ilgili. Bildiğiniz gibi, Merkez Bankası rezerv muhabbeti yine başladı. Muhalefet “eksi”deyiz diyor, iktidar ise “artı”dayız… Tayyip Bey açıklık getiriyor; Damat Beyin ne kadar başarılı ekonomi yönettiğini anlatarak.
 
"Göreve geldiğimizde 23.5 milyar dolar döviz rezervi vardı Merkez Bankası’nın şimdi 95 miyar dolar rezervimiz var. Ama bir rakam daha söyleyeceğim. Başbakanlığım döneminde bu döviz rezervi 132 milyar dolara çıktı ondan sonra bir düşüşle 95’e indik. Biz yeniden 132’ye de çıkarız, 200’e de çıkarız", diyor.
 
Ama üstadımız, ekonomist Mahfi Eğilmez’ın verdiği tablo, Sayın Erdoğan’ı doğruluyor ama “gerçeğin” ne olduğunu da gözler önüne seriyor. Hani sormuşlar; “iki kere iki kaç eder?” Yanıtlamış; “alırken mi yoksa satarken mi?” Bunun gibi bir şey. Komşunun emanet dövizini, emanet altınını senin sanırsan, mesele yok. İstediğin kadar say. Anlamlı değil.
***
Evet. Merkez Bankası’nın “resmi rezervi”, 2020 sonu itibarıyla 93,3 milyar dolar ama bunun tamamı bizim değil, başkalarının parası. Brüt rezerv de diyebilirsiniz, buna. Neti ise; 41,2 milyar dolar açığı var. Eğilmez’den aldığım tabloyu biraz “toplama ve çıkartma” ve tabi biraz “kavram” bilen herkes anlar.
***
Aşağıdaki metni ve tabloyu, üstadımızın, “Kendime Yazılar” isimli “blogundan” aldım (2 Şubat 2021). Umarım, herkesin kafasına “dank!” der.
 
Hemen bir anımsatma daha yapayım; Göreve geldiklerinde, Tayyip Beyin dediği gibi, “net rezerv” 23,5 milyar dolar değil, “28 milyar dolar net rezerv vardı!” diyen ekonomistler de var (Mustafa Sönmez). Unutmayın, krizden çıkmış bir ülkenin Merkez Bankası rezervi bu kadar. Şimdi ise, 41,2 mlyar dolar eksi rezerv.
***
Yazı ve tablo şöyle: Türkiye, 2020 yılında faizi düşük tutabilmek amacıyla döviz satarak kuru kontrol etmeyi denedi. Bu denemenin bir işe yaramayacağını önünde sonunda faizi yükseltmek gerekeceğini yıl boyunca anlattık durduk.
 
Yılın bitmesine iki ay kalana kadar bu politikada ısrar edildi ve döviz satarak kura müdahale etmeye çalışılırken Merkez Bankası’nın döviz rezervleri kullanıldı. Swaplar hariç net rezervler eksiye geçmesine karşın bu politikada devam edildi.
 
Sonrasında bu politikanın çözüm getiremeyeceği anlaşıldı ve TCMB politika faizi yüzde 8,25’den 17’ye kadar yükseltildi. Ne yazık ki giden rezervleri yerine koymak öyle kolay değil.
 
2019 yılsonunda net rezervler swaplar hariç 24,1 milyar dolar iken 2020 yılsonunda swaplar hariç net rezervler eksi 41,2 milyar dolar olarak gerçekleşmiş bulunuyor.
 
Risk yaratmak dediğimiz mesele budur. Doğru ekonomi politikası enflasyona neden olan temel faktörün TL’nin dış değer kaybı olduğunu görerek faizi zamanında artırmak ve kura müdahale için rezervleri harcamamak olurdu.
 
O zaman rezervler eksi çıkmaz ve dışarıdan bakanlar açısından da ekonomi bu kadar riskli görünmezdi. Ekonomi bu kadar riskli görünmeyince CDS primi düşer Hazine de dış borçlanmayı daha düşük faizle yapabilirdi.
 
Faizi arttırmayacağız derken ortaya çıkan tablo budur. Sonunda hem rezervlerimizi harcamış olduk hem de faizi arttırmak zorunda kaldık. Üstelik riskleri de yükselttik.

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV