banner153
04 Ağustos 2020 Salı

ADEMEY HAFIZ EFENDİYE GÖRE FAİZ YİYEN TOPLUMUN DÜNYEVİ CEZASI

04 Temmuz 2020, 06:59
Bu makale 1490 kez okundu
ADEMEY HAFIZ EFENDİYE GÖRE FAİZ YİYEN TOPLUMUN DÜNYEVİ CEZASI
M.KEMAL ATİK
Batıda kapitalizmin doğması sonucu bankacılık sisteminin kurulması ile toplumun değer yargıları değişti. Yaşamda para sahibi olmak en büyük ideal oldu. İnsanların kaderleri belli bir yöne dönüştürüldü. Her şey maddî güce göre değerlendirilmeye başlandı. Para, insanların yegâne amacı haline geldi. Haramlar cazipleştirildi. Helali elde etme zorlaştıç Her şeye madde hâkim olmaya başladı. Emeğin sömürülmesi başlı başına bir hırsızlık, bir gasp, bir yolsuzluk örneği oldu. Böyle bir sömürüye rıza gösteren bir toplumda her türlü dolandırıcılığın, her türlü yolsuzluğun, her türlü hırsızlığın türeyeceği ve ortadan kaldırılamayacağı da belliydi. Bununla da kalmadı kâr hırsıyla doğa da yaşanmaz hale getirildi. İçtiğimiz suya, havaya, toprağa, yaşam alanlarına varıncaya kadar müdahale edildi. İşte bu sistemin temel felsefesi “Riba” dır, faizdir.
Bankacılık sisteminin kurulması ister istemez İslam toplumuna etki etti. Müslümanların yaşadığı yerlerde ticari yaşamın canlanması ve iktisadi faaliyetlerin yoğunluk kazanması sonucunda, müslümanlar arasında faiz konusu gündeme gelmeye başladı. Bu konuda İslam âlimleri yeni baştan faizi gözden geçirmeye, eserler vermeye, yarumlar yapmaya başladılar. Bir kısım âlimler yapılan yorumlarda sosyal ve ekonomik gerçeği araştırmaktan çok faiz yasağı hakkındaki delilleri aktarmaktan öteye gidemediler. Bir kısım âlimler ise Kur’an’da yasaklanan faizin cahiliye dönemi faizi olduğunu yani alacağın vadesi gelip ödenmediğinde vadesini uzatıp miktarın kat kat artırılmasının faiz olduğunu, ilgili âyetteki “ ed’af-ı mudâafe” den maksadın da bu olduğunu ileri sürerek parayı ödünç verirken veya alaırken belirlenen faizin ayette ifade edilen ölçüde değilse yasaklanan faiz kapsamına girmediğini söylerler.
Hafız Efendinin bu farklı anlayışlar içindeki yeri ise, o faiz yasağına veya serbestisine taraftar olanlardan değildi. Daha önceki yazımızda da söylediğimiz üzere Hafız Efendi “RİBA” ya da faize de kökten karşıydı. O her zaman şöyle derdi:“ Bu gün halkımız “RİBA” ve faiz konusunda gerçekten büyük bir sıkıntı içindedir”. Bu sıkıntıya sebep olan faizi meşru göstermek isteyen bazı cahil hocalar vardır; bunlar hem dini bilmiyor hem de bilmediğini bilmiyor.Bu ülkede iki âlim biliyorum. Elmalılı Hamdi Hoca İle Ömer Nasuhi Bilmen. Bunlar din ve dünyayı biliyorlar, bildiklerini de biliyorlar. Böyle olanlara âlin ve irfan sahibi denilir.
Faiz yiyenlerin hükmüne gelince, bu konuda Kur’an şöyle diyor: 1. “RİBA” faiz yiyenler kabirlerinden şeytan çarpmış gibi kalkmış olacaklar. 2. “RİBA” haram, alış veriş helaldir. 3. Allah “RİBA”, faiz ile elde edilen gelirin bereketini yok edecektir. 4. Allah hiçbir kâfiri ve “RİBA” faiz yiyen günahkarları sevmez. 5. Ey müminler, gerçektem mümin iseniz artık “RİBA”dan faizden vaz geçiniz 6. Eğer “RİBA” dan faizden vazgeçmez iseniz biliniz ki bu tutumunuz Allah ve Rasulüne karşı açılmış bir savaştır.
Görüldüğü üzere bu zikredilen ayetlerde dünyevi bir ceza uygulaması yoktur. Hırsızlık yapana, zina edene, adam öldürene verilen cezalar gibi maddi bir ceza uygulaması verilmemektedir.
Hafız Efendi ise bu konudaki ayeti farklı tefsir ediyor ve şöyle diyordu: Âyette geçen ” Lâ Yakûmûne” (مون يقو لا) lafzını “RİBA”, faiz yiyenler kıyamette şeytan çarpmış gibi kalkacaklar” diye tefsir ediyorlar. Hal bu ki Bu âyette “ lâ yakûmûne “(مون يقو لا)   lafzı ahiretle ilgili değildir. Ayakta duramazlar anlamına gelir. Yani faiz yiyen tolumlar şeytan çarpmış gibi yaşarlar demektir. Fakirlik ve yoksulluk içinde, meskenet ve zillet içinde yaşarlar demektir. Tıpkı köleler gibi, sömürülürler demektir. Toplumda zenginle fakir arasında derin uçurumlar meydana gelir; insanlar zengine muhtaç hale gelirler demektir. Faiz yiyen toplumda yardımlaşma, karzı hasen yani borç verme duygusu körelir, merhamet ve şefkat duyguları yok olur; bencilliği ve menfeatperestliğ öne çıkarır; para ve nüfüz kazanma hırsını artırır demektir. İşte ayeti kerime eğer “RİBA” yani faiz yerseniz ferd olarak ta toplum olarakta ayakta duramazsınız, çökersiniz..” diyor. Bir topluma bundan daha büyük ceza olur mu? O nedenle Faiz yiyenin cezasını ahirete bıraktı din diyerek, âyetin bu hükmünü görmezden gelmek veya anlamamak çok büyük eksikliktir, vebaldir”.









Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV
banner157