banner167
banner165
24 Şubat 2021 Çarşamba

AK PARTİ ÖNCESİ…

20 Ocak 2021, 07:30
Bu makale 365 kez okundu
AK PARTİ ÖNCESİ…
KADİR DAYIOĞLU
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, Adıyaman 7. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, tarihin gelişmelerle yeniden yazıldığını, şimdilerde ise Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yeni bir tarih yazdığını söyledi.
 
Türkiye'nin, 2002 öncesinde uluslararası alanda, hiçbir etkinliği, ağırlığı olmayan, sözü geçmeyen, hiçbir ülkenin ciddiye almadığı bir ülke konumunda olduğunu ifade eden Canikli; "Türkiye'nin etrafındaki coğrafyada çok büyük olaylar olurdu, Türkiye hiçbir şekilde olaylara müdahale edemezdi, söz hakkı yoktu. Türkiye sadece egemen ülkeler tarafından kendisine verilen talimatları yerine getirmenin ötesinde hiçbir şey yapabilme kabiliyetine sahip olmayan ülke konumundaydı" diye konuştu.
 
"Türkiye'nin ayağa kalkıp etrafında olan bitene bakma imkanı yoktu. Böyle bir ülkede ekonomi yerlerde sürünüyordu. Bugün en son 2018 yılı rakamları yayımlandığı için söylüyorum, Türkiye olarak dünyanın farklı coğrafyalarında ihtiyacı olan ülkelere 8,5 milyar dolar yardım yaptık.
 
Sadece devletin yapmış olduğu yardım değil, bütün sivil toplum örgütlerinin, Kızılay'ın, Diyanet'in, vatandaşın, doğrudan gönderdiği yardımlar, dünyanın farklı bölgelerinde ihtiyacı olan ülkelere karşılıksız olarak yaptığı yardım tutarı bu. Şöyle düşünün, bir tanker petrolü veresiye alamayan bir ülkeden, bugün dünyanın ihtiyacı olan fakir topluluklarına 8,5 milyar dolar hibe yardımı yapan bir Türkiye. İşte aradaki fark bu." (Basından)
***
Büyüğümüz Canikli öylesine haklı ki, ne diyeceğimi bilemiyorum. Öyle ya, “90 yıldır yutturulan ‘resmi tarihi’” yeniden yazmak lazım. Mesela, AK Parti danışmanı bir Prof. Hocamız, bir başka konuya parmak basarak; "1930 yılının sonuna gelindiğinde Türkiye'nin sanayileşmesinde Osmanlı dönemine göre bir GERİLEMENİN olduğu açıkça gözüküyor", diyerek, o da “yeni resmi tarihin” bir başka versiyonunu yazıyor, Canikli gibi…
***
Biliyorsunuz, o yıllarda; “Kaldığımız yer ahır sekisi, çaldığımız İstanbul türküsüydü!” Çok şükür, 2002 sonrası “adam gibi” yaşar olduk.
***
Hiç olmasa, ben de bunlara destek babında, bazı hatırlatmalara devam etmek istiyorum, muhterem ahaliye. Umarım, “Yeni resmi tarih” yazıcılar da dikkate alır.
***
Neymiş efendim: “2002 öncesinde uluslararası alanda, hiçbir etkinliği, ağırlığı olmayan, sözü geçmeyen, hiçbir ülkenin ciddiye almadığı bir ülke konumunda”ymışız. Peki,  şimdi ya da 2002 sonrası;
 
ABD Başkanına; “Aptal olma, ekonominizi yıkarım!” türünden laflar edebiliyoruz. Bu yetmiyor; “Papazı ver!” diyenlere; “FETÖ’yü vermezsen papazı mampazı alamazsın!”, diye rest çekebiliyoruz. Haliyle, “FETÖ elebaşını” derhal iade ediyorlar ama “Papaz” hâlâ hapishanelerimizde sürünüyor.
***
Merkel ayağımıza gelip; “Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel’i serbest bırakın!” diye yalvarıyor. “Kapımıza kadar geldin bari, al götür”; “Süleyman Şah Türbesi’ne dokunanı yakarız!”, diyebiliyoruz.
***
Irak’ta, “Askerimizin başına çuval geçirenleri!”; “Musul Konsolosluğunu basıp görevlileri ve Türk vatandaşlarını esir alan” eşkıyalara, anında dersini veriyor ve analarından emdikleri sütü burunlarından getiriyoruz. Suriye’de, Fırat’ın doğusuna, kimsenin adım atmasına izin vermiyoruz.
***
Putin’i saatlerce, Külliye kapısında bekletiyoruz. Putin ayakta durmaktan yorulunca, bulduğu bir sandalyeye oturuyor.
***
Yalvaranlar kervanı sadece Trump ve Merkel’den mi ibareti? Bu kervana Sisi, Esed, Suud Kralı, Hafter, Yunan Başbakanı, Putin, Barzani, Avusturya, Hollanda, İngiliz Başbakanı, Güney Kıbrıs Başbakanı vd. ilave edin. Hepsi, kapımızda bekliyor, görüşebilmek için…
***
2002’den sonra dostumuz olmayan ülke kalmadı, düşmanımız ise, “sıfıra” indi… Herkes bizi kıskanıyor, gıpta ediyor… “Bizim de böyle yöneticilerimiz olsa!”, diye her gün tanrıya dua ediyorlar. 
***
Hasılı kelam; “Ey!” haykırışımızı duyan lider ve dahi onun vatandaşları, hazır ola geçiyor…
***
Bunlar yetmiyor muş gibi, baksanıza, muhtaç ülkelere, 2018 yılında, 8,5 milyar dolar (yanlış okumadınız milyar dolar) yardım yapabilecek ülke durumuna geldik… O kadar bol paramız var ki; IMF’yi kovduk, hayır ve hasenat yapacak yer arıyoruz… Öyle ya, bu ülke de, 2002 sonrası, “aç ve açık”, “tenceresi kaynamayan” bir Allah kulu kalmadı, ülkemizde…
***
Pandemi nedeniyle, kapanan işyeri sahipleri, işsiz kalanların tasarrufları (paraları) yettiğinden, yardım kabul etmiyorlar ayrıca; heyetler halinde, her gün Ankara’yı mesken tutuyorlar, “yardım” jestine teşekkür edebilmek için… IBAN numarası istiyorlar, dışarıya yapılacak yardımlar için de...
***
Şu anda 200 milyon doz aşı var stoklarımızda, bunun 160 milyonunu muhterem ahalimiz, geri kalanı da muhtaç ülkeler için bekletiyoruz.
***
Mesela Kayseri’de; ahaliye ikram için karnabahar ve elma dağıtıyor ama ahali o kadar mesut, mutlu ve müreffeh ki, itibar edip dönüp bakmıyor bile… Belediye ekmek fabrikaları önü, sinek avlıyor… Artan ekmekleri, “yal için”, “mal sahiplerine” veriyorlar. “Askıda ekmek”, “karne ile ekmek”, “IBAN” no istemek, 2002 öncesinde kaldı.
***
Ahali öyle müreffeh, mesut ve mutlu ki; geleceğe yönelik elektrik, su, doğal gaz, cep telefonu, internet faturalarını şimdiden ödüyorlar; “hizmet sunuculara”, destek oluyorlar… İşyerleri çalışan bulamıyor, dışarıdan iş gücü ithal ediyor…  Mülk sahipleri, kiracılarına; “Aman efendim, rica ederim, kira ödemenize gerek yok. O para ile, kayak merkezlerinde, mailece, güzel bir tatil yapın!”, diyor…

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV