banner87
26 Haziran 2019 Çarşamba

ALLAH İNSANLIĞA KENDİSİNİN AŞKIN YÜCELİĞİNİ VE TEKLİĞİNİ BİLDİREN SIFATLARINI AÇIKLAMIŞTIR

01 Haziran 2019, 11:38
Bu makale 211 kez okundu
ALLAH İNSANLIĞA KENDİSİNİN AŞKIN YÜCELİĞİNİ VE TEKLİĞİNİ BİLDİREN SIFATLARINI AÇIKLAMIŞTIR
M.KEMAL ATİK
Kur’an’da Allah’ın “Esma-i Hüsna” adı verilen doksan dokuz adı vardır. Bu adların her biri O’nun bir niteliğine işaret eder ve her biri de belli bir konuya ilgisi dolayısıyla Allah’ı anlatma bağlamında ön plana çıkar. Örneğin, Araf suresinin 180. ayeti şöyledir: “En güzel adlar Allah’ınkilerdir, bundan dolayı sizler Allah’a o adlarla dua edin”. İsra suresi 110. ayeti ise şöyledir: “De ki, ister Allah diye dua edin, ister rahman/acıyıcı/şefkat ve merhamet sahibi diye dua edin ne diye dua ederseniz edin en güzel adlar Allah’ınkilerdir”. Taha suresinin 8. ayeti şöyledir: “Allah, kendinden başka tanrı olmayandır. En güzel isimler de o’nundur”. Haşir suresinin 24. ayeti şöyle der : “Yaratan, var eden, biçim veren O’dur. En güzel isimler o’nundur.” Fatiha suresinin 1. 2. ve 3. Ayetleri Yüce Allah’ı şöyle takdim eder : “Övülmek yalnız Allah’a yakışır. O Allah ki bütün varlıkların rabbidir. Çok merhametlidir, çok esirgeyicidir, yargı gününün hâkimidir.” Rahman Suresinin 29. Ayeti ise şöyledir: “O, Allah, her an bir eylem halindedir”.
Genel olarak İslam mutasavvıfları, Allah’ın zatını değil eserlerini düşünmeyi ve O’na karşı duyulan aşk ve saygıyı yaşamayı yeğ tutarlar. Zira Allah’ı hakkıyla bilmek ve tanımak olanaksızdır. Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisinde, “Allah’ı en iyi tanıyanınız benim, bense, O’ndan en çok korkanınızım” demektedir. O’nu hakkıyla kavrayabilme yeteneği ancak Hz. Muhammed’e bağışlanmış bir inayet ve lütuf sayılmaktadır. Zira esasen onun görevi, Allah’ı ve Allah’ın emirlerini insanlara bir müjdeci ve uyarıcı olarak bildirmekten ibarettir. Bu itibarla anlatılmasına ve nitelendirilmesine olanak bulunmayan ve hatıra gelebilecek şeylerden hiçbirine benzemeyen Yüce Allah’ı insanlara öğretebilmek için, onların kullanmakta oldukları dili ve anlayabilecekleri dil terimlerini kullanmaktan başka çareleri yoktur. Bu gerçeği çok iyi bilen Hz. Muhammed (a.s), Allah’ın zatı, sıfatları, adları ve eserleri bakımından dört çeşit tecellisi hakkında bilgiler vermiştir. Allah sözcüğü, kendisinden başkasına verilemeyeceğinden, Yüce Allah’ın kendi adıdır. Yani, Yaratanın Arapça adıdır. Biz Tanrı sözcüğüyle neyi anlıyorsak, bir Fransız “Dieu”, bir İngiliz “God” sözcüğüyle neyi demek istiyorsa, Kur’an da Arapça bildirdiği için Tanrı’yı “Allah” sözcüğüyle adlandırmıştır. Allah’ın zatına özgü sıfatlarından bir kısmı, diğer varlıklarda bulunmadığı kabul edilen niteliklerdir. Varlık, öncelik, ezelîlik, kadimlik, bakilik, kutsallık, birlik ve bir, ilk, son gibi sıfatlar, bu zümredendirler. Zatına özgü sıfatlardan bir kısmı da, onun varlığını ispata yarayan sıfatlardır. Hayat, bilim, işitme, görme, irade, güç, kelâm ve yaratma sıfatları gibi. Allah’ın fiilî/edimsel sıfatları da vardır. Bunlar, yaratma sıfatının tecellileri sayılır. Yaratan, betimleyen, icat eden, öldüren, dirilten, yargılayan, örtbas eden, rızık veren gibi… Allah’ın bir de tinsel sıfatları vardır ki bunlar onun ahlâkına dair olan niteliklerdir: Ululuk, bilgelik, adalet, sabır, hesap gören, şiddetli ceza veren gibi… Tanrıbilimciler, Kur’an’da ve hadislerde Allah’ı bildirmek ve ona saygı göstermek için kullanılan türlü adlarla sıfatları sınıflarlar ve Allah’ın güzel adlarının (Esma-ı hüsna) 99 olduğunu kabul ederler. Tüm sıfatlarını ise 1001’e kadar çıkaran mutasavvıflar vardır. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in Allah hakkındaki inancını, O’nun doğa ve insanlarla olan ilgisi bakımından kendisine ayetlerle bildirilmiş olan ad, sıfat ve fiil/edimlerde aramak gerektir.
Kur’an’a göre Allah, en üstün realitedir. O insanlığa, kendisinin aşkın yüceliğini ve tekliğini bildiren sıfatlarını açıklamıştır.
Kur’an’da Allah’ın sıfatlarının kısa bir listesi mevcuttur (Haşr/59:22-24) : er-Rahman, er-Rahim, el-Malik, el-Kuddus, es-Selam, el-Mu’min, el-Muheymin, el-Aziz, el-Cabbar, el-Mutekebbir, el-Halik, el-Bari, el-Musavvir.
Diğer isimler de Kur’an’da Allah’a açıklama getirildiğinde kullanılan fiillerden türetilerek ifade edilmiştir.
Yukarıda zikredilen isimlerden Rahman ve Rahim sıfatını burada açıklamaya çalışalım. Rahman ve Rahim sıfatı Kura’n-ı Kerim’in birisi dışındaki, tüm surelerin başında yazılı olan “Besmele” cümlesi içinde özellikle zikredilir. “Besmele”nin anlamı ise şöyledir: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla”. Besmele, Müslüman’ın herhangi bir işe başlamadan önce söylemesi gereken müşterek bir cümledir. Bu cümle inanan Allah’ın tüm yarattıklarına karşı sonsuz merhamet ve şefkat sahibi olduğunu bildirir. Bu cümleyi okuyan insanın da bu şefkattan ve bu merhametten esinlenmesi ve yaşamını bu doğrultuda sürdürmesi gerektiğini hatırlatır. Sadece Besmele değil Ku’ran’ı dikkatlice okursak çok sayıda ayetin Allah’ın insanlığa olan sevgi ve merhametini açıkladığını görürüz. Mesela Mü’min Suresinin 61.ve 64. ayetlerinde Yüce Allah şöyle diyor: “Geceyi dinlenesiniz diye, gündüzü de iş göresiniz diye aydınlık yaratan Allah’tır. Kuşkusuz Allah, insanlara karşı lütufkârdır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.” (Mü’min/40:61).
“Yeryüzünü sizin için yerleşim alanı yapıp göğü de yücelten, sizi en güzel bir biçimde şekillendiren (güzel yapan) ve sizi temiz besinlerle rızıklandıran Allah’tır. Evreni çekip çeviren işte Allah’tır, tüm iyiliklerin de kaynağıdır.” (Mü’min/40:64).

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV