banner153
10 Ağustos 2020 Pazartesi

AYASOFYA

14 Temmuz 2020, 06:59
Bu makale 233 kez okundu
AYASOFYA
KADİR DAYIOĞLU
“Yargı” ve buna bağlı Cumhurbaşkanı kararı ile Ayasofya, camiye çevrildi. “Seksen küsur yıllık esaret de sona erdi”; böyle diyor; Mustafa Kemal karşıtları. Tabii, bu koroya farkında olarak ve ya olmayarak iştirak eden “Türkçüler”, “Türk Milliyetçileri” de yok değil…
 
Unutmasınlar; sevabı ile günahı ile, Milli Mücadele ile başlayan, 29 Ekim 1923’te noktalana Cumhuriyet, bir “Türk devleti” ve “Türk devrimi”. “Türk” lafzını taşıyan ilk devlettir. Bunun da lideri Mustafa Kemal… O nedenle her “Türk milliyetçisinin”, her “Türkçü”nün gözü gibi koruması; “ecmaini”n yani “siyasal dincilerin”  dolmuşuna binmemesi gerekir.
 
Biliyorsunuz, Ayasofya, “Erimeye başlayan taştan adam!” yani Mustafa Kemal’in imzası bulunan kararname ile müzeye çevrilmişti… Aslında bu, bizim “ecmain”ce, Türkiye Cumhuriyeti ile açılan “parantezin” kapatılması gereken parantezlerden birisiydi.
***
Bizim “ecmain”in ve “Türk-İslam sentezcilerinin” rüyasının, geçmiş yargı kararlarının hilafına, bir yargı kararı ile gerçeğe dönmesi büyük bir başarı, kutlamak gerekir… Başta Said Nursi, Osman Yüksel Serdengeçti ve Necip Fazıl olmak üzere çok savaş vermişlerdi Cami’ye çevrilmesi için.
***
Mesela, Said Nursi görmedi ama öngörüsü çıktı… Tayyip Bey, Bediüzzaman Said-i Nursi’nin, ‘Ayasofya’nın açılmasını ben göremeyeceğim. Kabrimden seyredeceğim. Hüsnü görecek’ dediği Hüsnü Bayramoğlu’nu aradı.
 
Bayramoğlu telefon konuşması esnasında Erdoğan’a; Ayasofya’nın açılmasından duyduğu mutluluğu aktarırken; ‘Cuma namazını sizin kıldırmanızı istiyoruz’ dedi. Erdoğan, bu isteğin üzerine gülerek; ‘Yok, o kadar da değil’ yanıtını verdi.” (Basından)
***
Tabii, bu konuşmayı, videodan (12 Temmuz 2020) izlediğim için gerçek mi, düzmece mi, kumpas mı? Bilmiyorum…
***
Yine tabii, yargı kararından sonra yine Tayyip Beyin yaptığı konuşmada geçen şu cümle dikkat çekti: "Tek parti döneminde alınan bu karar, tarihe İHANET olmanın yanında hukuka da aykırıydı."
 
Hukuka uygun mu değil mi? Bilemem… Bu hukukçuların işi. Ama “tarihe ihanet” sözü dikkatimi çekti. Orta da bir “ihanet” varsa, bunun bir “faili” ya da “failleri” yani bu “ihaneti” işleyenlerin olması gerekmez mi? Tayyip Bey bunu da açıklasa çok iyi olurmuş!.. Yok bunu da; “sırası değil, gelecekte açıklarız!” diyorsa, kendi bileceği şey.
***
Bir de, bir kararname ile verilen bir karar, yine bir kararname ile geri alınabilirdi. Ama nedense, yargı süreci beklendi.  Aksi karar verilseydi; “ne yapalım yargı böyle karar verdi mi?” denilecekti. Top taca atılacaktı. Ama olumlu karar verilince, yargı unutuldu, siyaset öne çıktı; “biz yaptık!” oldu.
***
Kaldı ki, yine basına yansıyana göre, müdahil olarak katılan Cumhurbaşkanlığı avukatı; “Müze olarak kalması!”nı istemiş.
***
Bir de; beni derinden yaralayan “ihanet” tespitine, Devlet Bahçeli ve MHP’ye gönül verenler de katılıyor mu? Mutlaka açıklamaları gerekir. Öyle ya; “ihanet”in öznesi ya da “özneleri” kim ya da kimler… Yoksa, “vebal” altındalar… Çok ciddi bir iddia var ortada. Öyle, geçiştirilecek türden söz değil. Mesela, bu “hainlerin” başı Mustafa Kemal mi?
***
İsterseniz devam edelim “ihanet” konusuna… Cumhuriyet ile işlenen tek “ihanet”, Ayasofya’nın müzeye çevrilmesi mi? Yoksa, başka ihanetler de var mı? Sıra, onlara da gelecek mi?
***
Mesela laiklik, mesela Medeni Kanun, mesela Cumhuriyet’in bir “Türk devleti” oluşu, mesela “Lozan”, mesela “kadın-erkek” eşitliği, “kadın”ın toplum içine çıkması, mesela “tevhidi tedrisat”, mesela “tekke ve zaviyelerin” kapatılması, mesela, “hilafet ve saltanatın” kaldırılması, mesela “dil ve hukuk” devrimi, mesela “milli tarih yazımı”, mesela “kılık-kıyafet” düzenlemesi vs.
***
Bizim “ecmain”in sevinç çığlıkları; Akit TV'de Fatin Dağıstanlı'nın sunduğu Pazar Manşeti programında yansıdı. Musa Biçkioğlu'nun konuk edildiği programda Dağıstanlı, Ayasofya ile ilgili olarak; “Şu mesaj önemliydi, bunun arkasına bir HİLAFET gelmeli, ben bunu önemsiyorum”, türünden sözlerle afakı sardı…
***
Bir şey daha dikkatimi çekti. “Esaret döneminden” sonra ilk namaz da bir Cuma günü, 24 Temmuz’da kılınacak. Biliyorsunuz; bu tarih, yine bizim “ecmain” ve “Türk-İslam sentezcilerine” göre “hezimet“ olan Lozan Antlaşması’nın yıl dönümü… Oysa, yıllardır Ayasofya’da ezan okunuyor, bir eklentisinde namaz kılınıyor; görevli imam ve müezzini de vardı… Ayrıca; Ayasofya bizim, bu devlet de özgür…
***
Bu kadar tesadüf olur mu? Mesela, takip eden Cuma yapılamaz mıydı bu açılış? Unutmayın, “semboller” üzerinden de yapılır, siyaset… Yıkılan semboller üzerinden kurulur, “yeni Türkiye”
***
Benim derdim; “laik/seküler” ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği… Anadolu Beylerbeyliği üzerine kurulan Türk devleti ve bu bağlamda Anadolu Türklüğü… Yoksa; Ayasofya ha müze olmuş ha cami, hiç umurumda değil… İnancın, siyasete alet edilmesinden de çok korkarım. Zira olay, inançla ilgili olmayıp, siyasidir. Yoksa, şimdiye kadar çoktan bir kararname ile yapılırdı bu işlem.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV