banner153
22 Eylül 2020 Salı

AYNA AYNA SÖYLE BANA

08 Ağustos 2020, 12:55
Bu makale 749 kez okundu
AYNA AYNA SÖYLE BANA
ŞABAN GÜNER
Herkesin bildiği Pamuk Prenses masalında çirkin Kraliçe, kendi aynasının karşısına geçer hep aynı soruyu sorar. “Ayna, ayna söyle bana, benden güzel var mı?” ve gururunu okşayan, ona kibir yükleyen “en güzel sizsiniz sultanım” cevabını alır.
Fiziki güzellik, çirkinlik masalda söz konusu olunca itiraz etmeden beğenerek okuyup dinliyoruz. Nasıl olsa kimseye zararı yok diyoruz.
Ama aynı kibir gömleğini siyasetçiler, gazeteciler, sözde aydınlar giyerek, kibir dilini kullanınca ortaya çok çirkin tablolar çıkıyor. İtiraz etmek zorunda kalıyorsunuz. Hatta karşı atağa geçiyorsunuz. Çok şey yapmanıza gerek yok. Sadece “BU NE, AYDIN KİBRİ!” demeniz yetiyor. Hop oturup, hop kalkıyorlar.
Bu kibir abidelerine soldaki mahallelerde sıkça rastlardık. Papağan gibi şakırlardı. Yazdıklarının, söylediklerinin çoğu sloganlardan oluşurdu. Kendilerinin başında olmadığı hiçbir hareketin başarıya ulaşamayacağına inanır, kendilerine taparlardı.
Geçmiş zaman eki kullandığıma bakmayın. Bu tipler sol mahallede hiç bitmez. Gelecekte de devam edecektir. Son örnek isterseniz, İnce Muharrem’e bakın ne dediğimi anlarsınız.
Bizim sağdaki mahallelerde rastlanmaz zannettiğimiz bu hastalık son zamanlarda mahalleyi sardı. Ortalık bu hastalıktan kırılıyor.
Kem ile Alat bir araya gelince kemalat olmuyor diye ahkâm kesiliyor. Ama hernedense, PAK ile DİL bir araya gelince, DİLİPAK olunmayacağı söylenmiyor.
Partim dediğin, partinin kuruluşunda ve yükselişinde çok büyük etken olan kadınlara, edep dışı yakıştırmaları din ambalajı ile fütursuzca yöneltebiliyor.
Her konuda herkes senin gibi düşünmek zorunda değil. Karşındakilerinde en az kendin kadar haklı olabileceğini öğrenmediğin müddetçe yazıp, söyleyeceğin her şey benim nazarımda yok hükmündedir.
Sadece senin aynan olabilecek çaptakilere güvenerek tehditkâr, hakaretler yerine, başta kadınlarımız ve tüm ülkemize özür borçlusun.
Hiçbir fikir, hiçbir antlaşma ve metin tartışılmaz değildir. Bizim kültürümüzde istişare denilen bir yol var. Bu sadece ben bilirim. Hiç yanılmam. Herkes benim gibi düşünüp, yaşamak zorundadır zihniyetine karşı ortaya konulan, iyi bir tedbirdir. Hep işe yaramıştır.
“İstanbul Sözleşmesi” içinde yol istişareden geçer. Çok güzel neticelere ulaşılır. Varsa mahsurlar ayıklanır. Önemli olan eşlerin korunmasıdır. Önemli olan şiddet ve tacizin önüne geçmektir. Bu arada fiziki yaratılıştan ve asırlara sâri gelenek ve kültürlerin etkisi ile geride kalmış kadın haklarını, erkeklerin seviyesine taşımanın neyini tartışıyoruz?
Kadını korumak, hem milletimizin şiarıdır, hem ümmetimizin akidesidir.
 

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV