banner87
23 Temmuz 2019 Salı

BELEDİYLERİN DIŞ BORÇLARI, DİNDAR GENÇLİK VE İŞSİZLİK

19 Mart 2019, 10:07
Bu makale 271 kez okundu
BELEDİYLERİN DIŞ BORÇLARI, DİNDAR GENÇLİK VE İŞSİZLİK
KADİR DAYIOĞLU
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın verilerine göre, belediye ve belediye işletmelerinin Eylül 2018 itibariyle 3 milyar 276 milyon dolar dış borcu bulunuyor. Belediyelerin dış borcunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi başı çekiyor.
 
AK Parti’nin yönettiği belediyelerin Hazine garantisiz dış borcu 2.2 milyar doları buluyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Hazine garantisiz borcu 2.1 milyar dolar. İmamoğlu veya Yıldırım böyle bir borcu devralacak!
 
Toplam borcun 603 milyon doları hazine garantili. Hazine garantili dış borç sıralamasında Samsun Büyükşehir Belediyesi 97 milyon dolar ile ilk sırada yer alıyor. Bunu 95 milyon dolar ile Bursa Büyükşehir Belediyesi takip ediyor. Yine Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı BUSKİ'nin ise 62 milyon dolar borcu var. 
 
Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin, 2018 yılı üçüncü çeyrek itibariyle Hazine garantisiz dış borcu 6 milyon; hazine garantili ise, 14 milyon dolarmış. Toplam 20 milyon dolar.
 
Diğerlerine bakınca fazla sayılmaz. Tabii, bunun vadesini ve faizini en azından ben bilmiyorum. Hangi amaçla alındığını da... Yine tabii, Büyükşehrin, bağlı kurum ve kuruluşların iç borçlarının da ne olduğu da merak konusu…
 
Dikkat eder misiniz? Başkanlığa aday olanların hiç biri, tüm adaylar için söylüyorum, merak edip borçları sormadıkları gibi devredecekler de hiç açıklamadı. Bir hemşeri olarak biz de bilmiyoruz… Kayseri’nin muhterem ahalisi de hiç sormuyor…
 
 Yani, bir bakkalı devralacaksın, borcu-alacağı ne merak konusu bile değil. Ama “yapılabilirliğine” bakmaksızın, “proje” açıklayıp duruyorlar. Haydi hayırlısı…
***
Kamuoyu araştırma şirketi KONDA, 15-29 yaş arası gençlerin hayata bakışlarında ve yaşam şekillerinde son 10 yılda neler değiştiğine dair bir rapor yayınladı. Buna göre, kendisini “dindar muhafazakar” olarak nitelendiren gençlerin oranı yüzde 28’den yüzde 15’e gerilemiş.
 
Bunca İmam Hatip, bunca Kur’an Kursu, sabah namazı buluşmalarına; Diyanet’e verilen bunca para ve kadroya; dindar gençlik yetiştirmek için yoğun bir çaba harcayan iktidara; açılan medreselere, tekkelere; dinsel yayın yapan onlarca medyaya rağmen, son 10 yılda, gelinen nokta burası.
 
Es kazara, bu düşüş “CEHAPE” zamanında olsaydı nutukların, hutbelerin, vaazların, köşe yazılarının baş konusu olur demediklerini bırakmazlardı. Ne biçim “sayarlar!”, ne biçim “bindirirlerdi!”
 
Yine biliyorsunuz, yine bu iktidar döneminde, yapılan araştırmalara göre; ateist ve deist sayısı giderek artıyor, toplamda yüzde 15’lere ulaşıyor. Demek ki; yönetenler, Diyanet İşleri, hocalar, vaizler, mollalar, meleler “rol model” olamıyor. “İtici” oluyorlar…
 
Neden?
 
Acaba sorun; kendilerinde mi ve/veya teklif ettikleri “gelenekte” mi bir sıkıntı var? Bu konu sorgulanamaz, irdelenemez, eleştirilemezse oran daha da düşer. Unutmayın; uzlaştırıcı, yakınlaştırıcı değil, itici ve uzaklaştırıcı bir dil hakim olmaya başladı dini hayatta ve tabii bunun temsil edildiği camilerde…
***
Bir başka çarpıcı, çarpıcı olduğu kadar düşündürücü ülke gerçeği de şu: İşsizlik… İşsizlik had safhada… TÜİK ölçümlerine göre yüzde 13,5Dört milyonu aşkın bir işsizler ordusu… Bakınız, krizlerin yaşandığı koalisyon dönemlerinde bile bu oran yüzde 6,5 idi (2000)…
 
Peki, bu ülke 16 yılda 3,5 katı büyüdüyse, önceki seksen yıl içinde yapılanın kat be katı işler yapıldıysa bu neyin nesi? Tanzim satış kuyrukları “varlık” alâmeti ise, İŞ-KUR ve işçi arayanların önündeki “kuyruklar” da neyin alâmeti acaba?
***
 Yaşana hal; tıpkı Hoca Nasrettin’in “kedi ve ciğer” hesabı gibi… “Kedi buysa ciğer nerede; ciğer buysa kedi nerede?” Öyle ya, artan bu devasa varlık kimde?
***
Evet. Benim necip milletim bu “çelişkinin” yanıtını ararsa, arayabilirse işte o zaman “kurtuluşa” erer… Yoksa bir yanda “varlık” kuyruğu, diğer yanda “iş” kuyruğu uzar gider…
 
***
Şimdi gelelim devletin açıkladığı işsizlik rakamlarına: “Türkiye ekonomisinde 2018 yılı son çeyreğinde yaşanan daralma işsizlik rakamlarına da yansıdı. Türkiye'de işsizlik oranı aralık döneminde son dokuz yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 13,5'e çıktı.
 
Resmi rakamlara göre 4 milyon kişiyi geçen işsiz sayısına bazı gazeteler geniş yer verirken rakamlar, Hükümet'e yakın gazetelerde çok az yer buldu. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 5,3 puanlık artış ile yüzde 24,5.”
 
Düşünebiliyor musunuz? Hazineden geçinen “havuz medyası” bu gerçeği dahi gizlemeye çalışıyor. Deve kuşu rolü yakışmıyor… “İleri demokrasi!” dedikleri galiba böyle bir şey?

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV