banner153
banner156
31 Mayıs 2020 Pazar

BİZ BİZE YETERİZ!..

01 Nisan 2020, 13:16
Bu makale 502 kez okundu
BİZ BİZE YETERİZ!..
KADİR DAYIOĞLU
Sayın Tayyip Erdoğan, açıklama yaptı. Corona virüsü tedbirleri kapsamında yeni kararlar alındığını vurgulayan Erdoğan, “Milli dayanışma kampanyası başlatıyoruz. ‘Biz Bize yeteriz Türkiyem’ diyerek başlattığımız bu kampanya için, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız tarafından, bir yardım hesabı açıldı. Ayrıca kısa mesaj numaraları üzerinden de bağış yapılabilecek. Kampanyayı, şahsım olarak, 7 aylık maaşımı bağışlayarak açıyorum” dedi.
***
Tabii, “ahali devletten beklerken, devletin milletten beklemesine!”, hayret ettim. “Ey!” diye titrettiğimiz Almanya, Fransa, İspanya, İtalya, Kanada, ABD vd. yetkilileri, vatandaşlarına; “ korkmayın, şu kadar yüz milyar dolar/avro kaynak emrinize hazır; aç ve açıkta kalmayacaksınız!” derken, bizim yardım kampanyası açmamız garip geldi bana…
***
Öyle ya, bir terslik var bunda. “Ağzı maskeli kamu görevlileri”, “Kanal İstanbul” bağlamında ihale yapılırken; TOKİ “dokuz millet bahçesinin” yapılmasına start verirken;. “Meclis, Afrika Kalkınma Bankası’na 5 milyar lira ortaklık payı aktarılmasına ilişkin anlaşmayı kabul edip. Cumhurbaşkanına da bu payı 26 milyar liraya kadar arttırma yetkisi” verilirken; “Suriyelilere 40 milyar dolar harcadık, bir o kadar daha harcarız”, denirken; dünyanın dört bir yanındaki “Ümmete” kesenin ağzı açılırken halk irfanı buna; “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!” der...
***
Aslında bu, “tam takır kuru bakır!” halde olan kamu maliyesinin bir fotoğrafı… Kaynakları betona yatırmanın, savurganlıkların bir sonucu, ahaliden yardım beklemek. Bir kez daha soralım; 18 yılda elde edilen 2,5 trilyon dolar gelir nereye harcandı? Unutulmasın bu para; “Bizden önce bir şey yoktu!” denilen, seksen yıllık dönemde kullanılan kaynağın 3-3,5 katı!”
***
Bizler bunu derken kızıyorlardı… “Biz, gemilerimizin direğini gümüşten, iplerini ibrişimden,
yelkenlerini atlastan yaparız!” türünden “Hey!” haykırışlarıyla âfâkı inletiyorlardı…
***
Öyle ya; Merkez Bankası’nın “ihtiyat akçesi” (kefen parası) bile harcandı, “Bizden önce bir şey yoktu!” denilen seksen yıllık Cumhuriyetin birikimleri satıldı, geriye bir şey kalmadı…
***
İşsizlik fonu ne oldu; Fak-Fuk fonu ne oldu; Afet fonu ne oldu? Deprem parası ne oldu? “15 Temmuz” parası ne oldu? Bunlar, ne gün için toplanmıştı? Hani; “Ak akçe kara gün içindi?”
***
Son açıklanan ekonomik tedbirlerden “yüzü gülen” TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun cebinde var mı, para? Bilemiyorum… Ama eminim TOBB’un kasasında epey bir para var… Bunu verebilir, hem de öyle 10 milyon lira falan değil…
 
Mesela Rıfat Bey, Yassıada adası düzenlemesine ne kadar harcama yaptı? Bilmiyoruz… Yoksa, para kalmadı mı TOBB’da? TOBB’a bağlı oda başkanların şu ya da bu biçimde aldıkları ücretler de iade edebilir…
***
Mesela MÜSİAD da kasasındaki paraları bağışlayabilir… Esnaf ve Sanatkar Odaları, Esnaf Kredi Kooperatifi ne güne duruyor… Versinler, birikmiş paralarını… Tabii, HAK-İŞ’i de unutmayın… Diyanet Vakfı’nı da… TÜRGEV’i de… Okçular Vakfı’nı da… Ensar Vakfı’nı da… İlim Yayma Cemiyeti’ni de…
***
“Külliye” de “çift maaş” alan danışmanların ek maaşlarını da… İştiraklerinden ikinci ücret alan belediye başkanları ile çalışanlarını da…
***
Durun daha bitmedi; Hasta, yolcu ve araç garantili “Kamu-özel” ortaklığı ile çalışan işletmelere verilen “garantinin” üç aylık kısmı bağışlansın ve ödemeler TL’ye çevrilsin…
***
Hiç mübalağa etmiyorum, bunların birikimleri, birkaç milyar doları bulur… Yine tabii, Bunların yöneticilerinin şu ya da bu ad altında aldığı ilave ücretler de yardım kampanyasına katkı verebilir. Tabii, camiler kapalı olduğu için buradan bir fayda yok…
***
Yaşanan hali görünce, Mandoli Artin’in rast yürük semaisindeki şu dize hatırıma geldi; “Hep mürg-i dile mi bu cefâ bülbüle yok mu / Feryâda ne hâcet”
***
Yaşadığımız hal beni geçmişe götürdü… III. Mehmet kişisel harcamaları için Veziri azam Yemişçi Hasan Paşa’dan üç bin altın istiyordu. Hazine ise tam takır kuru bakırdı. Veziri azamın bu isteğe; “Otuz yıldan ziyadedir ortalık bozulmaya yüz tutmuştur. Olsa vermez miyim, Sultanım. Hem hazine ve biz kullar senin değil miyiz?” Tarih 1598.
***
Biliyorsunuz, Her kötülüğün evveli de ahiri de İsmet Paşamız zamanında, 2. Harp sırasında,11 Kasım 1942’de Varlık Vergisi Kanunu çıkmıştı Resmi gerekçesi, Hükümet tarafından; "olağanüstü savaş koşullarının yarattığı yüksek kârlılığı vergilemek" olarak dile getirilmişti. Tabii, şimdi ki, yasal bir “zorunluluk” değil, “gönüllülük” esasına göre…
***
1960 darbesininardından ekonomiyi düzlüğe çıkarma adı altında vatandaştan ziynet eşyası toplanmıştı. Çoğu kişi alyanslarını, evlilik yüzüklerini orduya bağışlamıştı. Bununla Ankara’da ve İstanbul’da da Zincirlikuyu’ya varmadan (Barbaros Bul.) epey bir lojman yapılmıştı.. Bunlar 27 Mayıs’tan sonra emekliye sevk edilen ihtilalcı subaylara 20 yılda ödenmek üzere yıllık çok cüzi bir faiz ile verilmişti.
***
İddia ne derecede doğru bilemem ama bildiğim bir şey var; 1960’larda Yıldız Teknik’te okurken, üst tarafımızda bulunan bu lojmanların durağına gelindiğinde; “Alyan Apartmanları” anonsu yapılırdı.
***
Hayırların kabulü ve nereye harcandığının saydam bir biçimde açıklanması dileği ile…

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV