banner37
banner87
30 Temmuz 2016 Cumartesi

BU VATAN HEPİMİZİN

17 Mayıs 2013, 09:03
Bu makale 851 kez okundu
BU VATAN HEPİMİZİN
Dr.H. GÖKHAN ERYILMAZ
Bu ülkenin insanları aynı beşiklere doğmuş, cephelerde kefensiz bedenlerle aynı kabirlere defnolmuşlardır. Bu hususla ilgili birlik ve dirliğimize dair kenetlenen insanlarımız ve nankör, hainlere yönelik yazılan; geçenlerde okuduğum bir yazıdan hoşuma giden örneklerden birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Arnavutların hem naif, hem de mizaha malzeme taşıyan inatları mâlûmdur. Arnavutların inat hikâyesini bir heykele dönüştüren Üsküp’teki ‘inat minaresi’ bunun en güzel örneklerinden birisidir…
 
Arnavutluk Osmanlı’dan resmen ayrıldıktan sonra, Balkan Savaşı’nda kurulan ‘İşkodra Alayı’na seferberlik ilanıyla katılan bu insanlar, Çanakkale Savaşı’nda Seddülbahir cephelerinde ve 1. Kerevizdere çarpışmalarında 70-71 ve 124. alayların askerleri olarak ; ‘Zığındere Cephesi’nde yaklaşık 10 bin şehit vermiş
(neredeyse tamamı) insanlardır. Bunca yılda bir kez olsun “Çanakkale Savaşı’nda biz de şehit verdik, sizinle savaştık” diyen ve ardından bedel bekleyen isteyen bir cümle kurmamışlardır. Çanakkale Türküsünü kendi dillerinde okuyup; onur duymak onlara yetmiştir…

Arnavutların yoğunlukla yaşadığı İstanbul Alibeyköy’de bir mahallede muzip berber, dükkâna gelen bir delikanlıya, “Bizim Enver Aga’nın oğlu Bayram buradaydı te şimdi, velâ tam bir Arnavut imiş çocuk” der. Sakal traşı için koltuğa oturan delikanlı meraklanır,  “Neden more?” der. Berber, “Neden olacak bre çocugim, sabunsuz traş oldu, bana mısın demedı, has Arnavut imiş” diyerek delikanlının kâfi miktarda tahrik olduğunu görerek sabunu alır eline, delikanlının yüzüne sürmek için, delikanlı hemen atılır, “Heyt bre berber efendi, bilmez misın ben Arnavut Erdal Aga’nın çocugiyim, sabunsuz traş et” der. Berber, bıyık altından gülerek alıp usturasını eline başlar traşa.. Bir yanağın traşı bitene kadar delikanlının yüzündeki kesiklerle birlikte acısı da artar ve berbere, “Dur der, dur, açan hatırladim, benim annem Türk idi…”.
 
Hatırlandığı gibi binlerce insanımızın katline sebep olan, dış mihrakların piyonu, yetiştiği vatana ihaneti adet edinen ve bu ihaneti mücadele yerine müzakere ile ödüllendirilen, hakkını savunuyorum dediği bölgedeki vatandaşlarımızın haklarını gasp eden mahluk getirilirken uçakta; korkmuş, şaşkın ve çaresiz bakışlarla “Benim annem de Türk’tü” demişti… Bu söyleyişte masumiyetin olmadığı hepimizce malumdur. Bölücü planların uygulayıcı maşasının ruh halinin dünden bugüne değişiminin tahlilini ve takdirini sizlere bırakıyorum…
 
“Bu vatana canımız feda” diyenlerle, “Çanakkale’de biz de savaştık, verin bedelini” diyenlerin iki farklı “benim annem de Türk’tü” hikâyesidir bu…
 
Bakın dünyadaki örneklere; aralarında her türlü güç mücâdelesi veren  İngiliz Sir’lerinin meşhur bir sözü vardır: “Fransızlar gelirken hepimiz yalnızca İngiliziz…”

Özetle; hayatlarının her anında “hepimiz Türk’üz” diyebilenlerin ülkesidir Türkiye, diyemeyenlerin değil!!!!  Ekmeğini yediği  vatana ihanet edenlerin değil !!!

 

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV