banner87
17 Ekim 2019 Perşembe

CENGİZ HAN

18 Eylül 2019, 09:41
Bu makale 241 kez okundu
CENGİZ HAN
ABDULKADİR YUVALI
(13. Yüzyılın Dahi İnsanı)
Cengiz Han ile ilgili olarak birçok düşünceler hatta sorular zihinleri meşgul etmektedir. Soruların cevabını kısa olarak verecek olursak Cengiz Han, Merkezi Asya’da sıradan hatta mevcut coğrafyanın en ilkel, fakir ve son derece çorak, adeta kuş uçmaz, kervan geçmez çorak topraklarda yaşama mücadelesi vermiş olan bir kabile reisi Yesügey’in oğludur. Annesi, Moğol kabilesine nazaran daha elverişli topraklarda yaşayan Moğol kabilesine göre güçlü, varlıklı olarak bilinen Merkitlere mensuptu.
Cengiz Han ve dönemiyle ilgili bilgiler döneminde yaşanmış olan hadiselerden hareketle; devletleri yıkan, şehirleri yakan ve insanları acımasızca katleden bir insan tipi söz konusudur. Ancak söz konusu yıkım, yakma ve öldürme hadiseleri dönemin kaynaklarının penceresinden bakıldığında yaşanan hadiselerin perde arkasındakilerinin de görülmesi gerektiğini düşünüyorum. Zira 1206 yılında toplanmış olan kurultaya kadar Timuçin adıyla bilinen bu insanın yetişmesi, düşünceleri, başarıları ve bunlara bağlı uygulamaları sonrasında dünya tarihinin en büyük devletinin kurucusu olmuştur. Tarih kitaplarında Cengiz Han’ın özelliklerinin kaydetmediği yönlerine gelince kurucusu olduğu Moğol-Türk İmparatorluğu’nda;
1- Devlet hayatında; dahilde ve özellikle de ticari yollarda can ve mal güvenliğinin sağlanması konusunda her türlü önlemi almış ve başarılı olmuştur.
2- Ülke genelinde vergi oranlarını düşürmek suretiyle daha yaygın hale getirmiştir.
3- Eğitim ve din hizmetlerini her türlü vergiden muaf tutmak suretiyle halkın kültür ve bilgi düzeyinin yükselmesini sağlamıştır.
4- Ülke genelinde posta teşkilatını yeni baştan düzenlemek suretiyle iletişimi kolaylaştırmıştır.
5- Ülke genelinde o güne kadar yapılmamış olan nüfus sayımına öncelik vermek suretiyle vergi adaleti sağlanmış, vergi kaçakları önlenmiştir.
6- Halkın gelir düzeyinin yükseltilmesi düşüncesiyle çok yönlü önlemler
Almış, özellikle de hazine kaynakları ile savaşlarda elde edilen ganimetleri halka dağıtmak suretiyle üretimi artırma ve ticarî hayatı canlandırmıştır.
Cengiz Han’ın başarılarına dönemin kaynakları gözüyle baktığımızda; devlet yönetiminde doğru, bilgili ve tecrübeli insanları yani doğru adamları doğru yerlere tayin etme konusunda son derece başarılı olduğu, görülmektedir. Cengiz Han, yaşadığı dönemin bilgili, tecrübeli kimseleri milliyetine ve inancına bakmaksızın müşavir olarak görevlendirmiştir. Buna bağlı olarak müşavirlerinin görüş ve önerilerine itibar etmiş olması başarılarının arka planındaki görünmeyen gücü ve sırrı olduğu bilinmektedir.
Cengiz Han,devlet hayatında liyakat ve sadakati ilke edinmiş ve günümüz tabiriyle selektörü iyi ve doğru kullanmıştır. Cengiz Han’ın en büyük zevki kazanmış olduğu zaferleri olmuştur. Cengiz Han hayatı boyunca kendi şahsına, bir başkasına hatta düşmanına bile ihanet eden kimselere asla itibar etmemiştir. Nitekim önce kan kardeşi (Andası), sonra rakibi ve düşmanı olan Camuka’yı hile ile yakalayıp kendisine getiren Camuka’nın adamları mükâfat beklerken hayatlarından olmuşlardır. Aynı şekilde bir şehir ve kale kuşatması sırasında kale hâkimi veya valisi kendi hayatını, ailesi ve malların kurtarma karşılığında şehri teslim etmesi halinde bu ihanetini canıyla öderdi. Zira Cengiz Han, bugün yönetimindeki şehir halkına ihanet edenler, yarın Cengiz’e ve Moğollara da ihanet ederler düşüncesini yabancılara olduğu gibi kendi yakınları için de uygulamıştır.
Timuçin (Cengiz Han), daha henüz yakın komşularıyla kabile savaşları yaptığı dönemde, savaş sırasında Kendisini yaralayan, atını mızrakla yıkan genç esir alınmıştır. Herkes Timuçin’in vereceği cezayı düşünürken Timuçin gence yaklaşır ve bana nöker (arkadaş) olurumsun mealindeki sözü herkesi şaşırtmıştı. İşte bu genç zamaniçinde Cengiz Han’ın dört büyük generalinden birisi CEBE NOYAN olması Cengiz Han’ın liyakat vermiş olduğu değerin açık ifadesi olmalıdır. Cengiz Han, devlet hayatında sadakati değerlendirir, sadeliğe değer verir ve yetenekli insanlara fırsat tanır, sadakatsizlik gösterenlere ise asla acımazdı.
Cengiz Han’ı gerek çağdaş kaynaklar ve gerekse de Arap ve İslam kaynaklarının acı bir dille ifada etmiş oldukları konuların başında Cengiz Han ve haliyle Moğol-Türk İmparatorluğunun döneminde şehirlerin yakılıp-yıkılması, insanların acımasızca öldürülmesi hadisesine katılmamak mümkün değildir. Bu konuyla ilgili olarak, çeyrek asırda doğuda Çin dahil, Hindistan’dan batıda bugünkü Almanya sınırlarına kadar uzanan topraklar üzerinde hâkimiyet kurmuştur. Şu hâlde Sibirya’nın soğuk bölgeleri hariç bütün Avrasya’ coğrafyasının hâkimi olmuştur. Cengiz Han’ın hayatı boyunca yaşanmış olan olumsuzlukların altındaki ana sebeplerden birisi de kaşı koyanların cezalandırılmalarıyla etrafa korku salmak suretiyle yaşanması muhtemel yeni hadiselere engel olmaktı. Zira Cengiz Han, disiplinli ve mevcut kuralları eksiksiz uygular, Moğol-Türk İmparatorluğunun yöneticilerinden de bunu ister, başarısının temelinde yatan ilke ve uygulamalarında ufuk ötesi görüş ve düşüncelerin sahibi ve uygulayıcısı olarak tarihte iz bırakmış ve yüzyılının dahi insanı olarak görülmektedir. Saygılarımla. ayuvalı@gmail.com 

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV