banner87
16 Ocak 2018 Salı

DEĞERLERİMİZ AŞINDIRILIYOR MU?

08 Ocak 2018, 07:47
Bu makale 70 kez okundu
DEĞERLERİMİZ AŞINDIRILIYOR MU?
ABDULKADİR YUVALI
Tarihten günümüze uzanan zaman çizgisinde insanoğlunu ilgilendiren güçlü bağlar arasında ilk akla gelen ve hatta en önemlilerinden biriside milli ve manevi değerlerdir. Çoğu yerde ve zamanda muhatap olduğumuz suallerden birisi de insanoğlu tek başına yaşayabilir mi? İnsanoğlu canlı bir varlık olarak biyolojik manada tek başına yaşayabilmiş olsa da çoğalması hiç şüphesiz yine bir başka insanı ilgilendirmektedir. Ancak insanoğlu, biyolojik varlığının ötesinde sosyal veya toplumsal manada varlığını sürdürebilmesinin mümkün olmayacağı aşikâr değil mi? Şu halde kişioğlu, insan olarak tek başına yaşayamaz diyebiliriz. Bu yüzden insanoğlunun bir arada ve birlikte yaşamasına bağlı olarak husule gelen değerler vardır.
Konuya Türkiye penceresinden bakacak olursak, sosyolojik manada millet olabilmenin olmazsa olmazı hiç şüphesiz, milli ve manevi değerlerimizdir. Ancak yaşamakta olduğumuz dâhili ve harici sorunlar peyder pey de olsa milli ve manevi değerlerimizin ciddi manada bir aşınma sürecinde olduğu çıplak gözle bile fark edilmektedir. Milli değerlerimiz arasında ilk sırayı hiç şüphesiz dilimizdir. Ancak ana dilimiz Türkçe konusunda, okullarımızda Türkçe dersleri, okul öncesinden üniversiteye uzanan çizgide programlarda yerini almış olmasına rağmen, çocuklarımıza, gençlerimize ve hatta aydınlarımızın Türkçe konusunda sorunlu olup olmadıklarını dikkatlerinize sunuyorum. Güzel Türkçemize bakışımızın ölçüsü birey olarak okuma oranlarıdır. Maalesef uzak-yakın diğer ülkelerdeki okuma oranları ile mukayese edildiğinde görüntünün hiç de iç açıcı olmadığı görülmektedir. Ülkemizde üretilen sanayi ürünleri, işyerleri ve hatta binaların adları konusunda gerekli hassasiyeti göstermiş olduğumuz da söylenemez.
Milli değerlerimizden bir diğeri de tarih şuuru yani milli tarihimizdir. akla gelmektedir.      Tarih ders kitaplarında verilmekte olan tarih bilgisinin öncelikli olarak doğru olması ve çocuklarımıza milli tarih şuurunu vermesi gerekmektedir. Okulların müfredat programlarındaki tarih derslerinin gerek verilmesi ve gerekse sınav sorularının hazırlanmasında test türü sınavlar olması, ucu açık sorular yerine çoktan seçmeli olması tarih derslerinin anlam kaybına yol açmaktadır. Günümüzdeki görseller arasında engin tarihimizin hemen her dönemiyle ilgili birçok filimler, diziler ve belgeseller i doyuracak birikimler olduğu halde bu konuda ciddi manada bir boşluk vardır. Öyle ki, haksız ve tarihi gerçeklerle bağdaşmayan Ermeni iddiaları karşısında yüzlerce film ve belgesel yapılabileceği mümkün olduğu halde kamu ve özel sektörün ilgisizliği olsa olsa bir talihsizlik olmalıdır.
Bayrak sevgisine gelince son zamanlarda şehitlerimizin son yolculuğu vb. bazı toplantılarda bayraklarımızı görüyoruz. Ancak milli bayramlarımızın süsü, işareti olarak evlerimizin, işyerlerimizin bayraklarımızla donatılması gerektiği halde ciddi manada bir ihmal olduğu görülmektedir. Merak sahiplerinin özellikle de milli günlerimizde evlerimizin balkon ve pencerelerimizi süslemekte olan bayrakları dikkatlerinize sunuyorum. Çocuklarımız, konuşmayı, okuma-yazmayı öğrendikleri gibi bayrak sevgisini de öğrenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Rahmetli Mehmet Akif ERSOYUN, halkımıza emaneti olan ve kendisinin ifadesiyle “Yüce Allah bir daha bu millete istiklal marşı yazdırmasın” diye dua ve dileklerimizi okuyucularımla paylaşmak istiyorum. Öğrencilerimizin milli marşımızı yürekleriyle hissetmeleri ve dilleriyle gür bir şekilde okumaları öncelikli görevlerimiz arasındadır. Aynı şekilde okul çocuklarımızın Andımızı yüreklerinde duymaları ve dilleriyle okumalarından hiç kimseyi incitmemeli, korkutmamalıdır.
Bugün üzülerek ifade etmeliyim ki, milli değerlerimiz, özünden özelliğinden uzaklaştırılmakta ve hatta yer yer yasaklanabilmektedir. Bir milletin var oluşunun, geleceğe ulaşabilmesinin yapıştırıcı, bütünleştirici ana unsuru milli değerlerdir. Millet olarak, milli değerlerimizi güçlendirme ve geleceğe taşıma konusunda resmi veya özel türde hemen bütün kurumların görevli oldukları konusunda hiç şüphemiz yoktur. Milli değerlerimizi bir bütün olarak tanımlamanın, yaşamanın ve geleceğe taşımamız birey, toplum, millet ve devlet olarak önceliklerimizden en önemlisidir. İnsan düşüncesinin ve emeğinin ürünü maddi ve manevi bütün değerlerimizi kültür olarak tanımlayabiliriz. Bu güzel ülkenin insanları ve haliyle toplumu olarak,kültür unsurlarımızı,değer hükümlerimizi,kurum-kuruluşlarını yaşamakta olduğumuz çağın insanlarının ihtiyacına cevap verecek biçimde yaşanır konuma getirilmesi kelimenin tam manasıyla  çağdaşlaşmadır.Bu yüzden  sahip olduğumuz  kültür değerlerimizi yaşama ve yaşatmanın yolu merhum Mehmet Akif ERSOY’UN, ifadesiyle “Asrın  icabına…… Göre” yaşama ve yaşatmalıyız. Zira yaşamadığınız veya yaşama şansını kaybetmiş olan milli kültür değerleriniz zaman içinde kaybolmaya, yok olmaya mahkûmdur. Konuya tarih penceresinden bakacak olursak, milli kültürünü yaşama şansını kaybetmiş olan toplumların geleceğe taşınma şansları do kalmamaktadır. Bugün varlıklarına müze ve arşivlerdeki malzemelerden öğrenmiş olduğumuz milletler, aslında milli kültürleri yaşama şanslarını kaybettikleri yani ölü kültürler olarak tanımlandıkları için söz konusu milletler de yaşama şanslarını kaybetmişler yani ölü milletler mezarlığındaki yerlerini almaya mahkûmdur.
Sonuç olarak milli değerlerimizin, aşınma süreci yaşamakta olduğu ve son yıllardaki gidişatın milli değerlerimizin geleceği konusunda ciddi manada tehlike arz etmekte olduğunu üzülerek ifade etmek istiyorum. Başta aileler, eğitim kurumları, görsel ve yazılı medya ile ilgili Sivil Toplum Kurumları hatta düşünme şansını kaybetmemiş olan herkese ciddi manada görev düştüğünü bir vesile ifada etmek istiyorum.
Saygılarımla.
ayuvali48@gmail.com
 
 
 
 
 
 

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV