banner153
03 Haziran 2020 Çarşamba

DEVELİ’DE RESİM VE EDEBİYAT -I

20 Mayıs 2020, 03:37
Bu makale 1853 kez okundu
DEVELİ’DE RESİM   VE  EDEBİYAT -I
KADİR ÖZDAMARLAR
Korona Virüs dünyayı ve dolayısı ile Türkiye’yi de ziyaretiyle dışarıya çıkma yasağı geldi. Kimisi bu konuda yorum yapıp “evde hapis olduk !”diye memnuniyetsizliğini belirtiyor, kimisi de “unutulan evimizin kıymetini yeniden anladık! ” diyor. Ben ise telefon açıp, hal hatır soran dostlara: “Demleniyorum !” diyorum.
Yıllardır biriktirdiğim gazete küpürlerini, gazete özel nüshalarını, dergileri ve özel sayılarını yeniden gözden geçirip tasnifleyip düzene koyma imkanı buldum.Ayrıca okumayı bekleyen kitaplar vardı;Edebiyat Sosyolojisi,Kur’an-ı Kerim Konu İndeksi ve İslam Dünyasının Açmazları adlı eserleri okuma imkanı buldum.Dergilerden Kitaplık’ın “Edebiyat ve Keyif (s.64),Türk Edebiyatı Dergisi’nin Resim ve Edebiyat dosyasını(s.421), İkinci Meşrutiyet 100 Yaşında(s.411))LESAM’ın Kutatgu Bilig’e Yeniden Dönmek (s.16), yine, Derisi Yüzülerek Ders Veren Şair Nesimi(s.17),Mostar Dergisi’nin Keşfedilmeyi Bekleyen Hazinelerimiz Yazma Eserler(s.171),Musıki ve Edebiyat Dergisi Kadem’den merhum İlhan Ayverdi Dosyasın(s.31),Atlas Tarih Dergisi’nden(s.)  Türklerin Rehberi Dedem Korkut özel sayısı(s.57)’nı büyük bir keyfle okudum ve notlar aldım.
                 Resim aslında uzun yıllar inancımıza yaslanarak “puta tapınma” gerekçe gösterilerek Tanzimat’a gelinceye kadar minyatürle yetinilmiştir. Osmanlının en kültürlü sultanı Fatih Sultan yabancı ressamlara kendi resmini yaptırmıştır ama bunun arkası gelmemiştir. Gerçi yenilikçi hükümdar ııı.Sultan Selimle ve bilhassa Tanzimat ilanı ile birlikte zihniyet değişimi sebebiyle yağlı boya resim Osmanlıda gelişmeye başlamıştır. Tabii buna parelel fotoğrafçılık da!. Ressam Kapıdağlı’nın şehit III.Selim Han’ın tablosu beni nedense çok derinlere götürürür. Aynı zamanda Ressam Mihri Hanım’ın T.Fikret ,Nazım Hikmet’in annesi Celile Hanım’ın resimleri ,Develi’de bir zamanlar sürgün olan Arif ve kardeşi Abidin Dino kardeşlerin çalışmaları ile Mehmet Akif’in portresini resimleyen Rus Ressam Ferdinand’ın çalışmaları benim çok dikkatimi çeker.
Ressam nice edebiyatçılarımız vardır.Tevfik Fikret, Recaizade Mahmut Ekrem, Necip Fazıl, Nazım Hikmet, Bedri Rahmi, Hulki Aktunç bunlardan bazılarıdır. Resim çalışmaları ve fotoğraflar ile nice ünlü insanımızın suretlerini, kıyafetlerini, süs eşyalarını ve ülkemizin nice manzaralarını öğrenmeye başladık. Cennetmekan II.Sultan Hamid’in ciltler dolusu resim koleksiyonu erbabına nice belgeler ,bilgiler sunmaktadır. Zamanın Anadolu sosyal hayatı hakkında ne bilgiler sunmaktadır! İşte bu safhada ,toprağı bol olsun fotoğrafçı Ara Güler’i nasıl hatırlamazsınız?
İşte dikkatimi çeken konulardan birincisi Edebiyata destek olan müzik ise diğeri de resimdir. Resim ve Edebiyat Özel sayısını okurken aklıma şu soru geldi: Acaba doğup büyüdüğüm Develi’de resimin gelişimi nasıl olmuştur? Bu konuda gözlemlerim ve okuduklarımdan elde ettiğim bilgiler ışığında olacaktır bildiklerim.
Ben aslen Yukarı Develi’de (1948)doğdum. Bize Abbaslar derler. Aşağı yukarı 300 yıllık bir geçmişimiz vardır. Nüfus kayıtlarından soyumu çıkardım. Aslen Halep Türkmenlerindeniz. Önce Kopçu Köyüne yerleşmişiz, sonra da  Yukarı Develi’ye gelip, Seyyit Ali Türbesi’nin etrafında Kopçulu Mahallesi oluşmuştur. Develizade Ali Rıza Efendi’nin teşvikiyle Dedem Abbaszade Abdulkadir Efendi ( 1874-1927) ile Karanlıkların Koca Hafız Süleyman Efendi İstanbul’a gelmiş ve burada Hadim Halil Paşa Medresesi’nden icazet almışlardır. Develi’de Halasiye Medresesi’nde ders verdikten sonra, dedem Cumhuriyetle beraber Keskin Müftülü’nden vaiz olarak emekli olmuş ve 1927’de Develi’de Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Elimde dedemden tek bir hatıra vardır: Mükemmel bir Arapça kitap !.Gözüm gibi saklarım. İşte ilk gördüğüm ciddi bir fotoğraf Karanlıkların Süleyman Efendi’nin büyük bir fotoğrafı olmuştur. Ama dedemden böyle bir fotoğraf hiç çıkmadı. Öyle zannediyorum ki bu fotoğraf torunu Neşet Ağabey’dedir. Yukarı Develi’de sonradan gördüğüm bir resim daha var.Okul öğretmenlerinden Mustafa Gür hocamız büyük bir şuurla Selçuk Bey’in hayali bir resmini yapmış ve okul un girişine resim asılmıştı. Aynı hocamız Seyrânî hakkında ilk eseri yazan Ahmet Hazım Ulusoy’un manevî torunu idi.Seyrânî görmüş ,tanımış kişilerden aldığı bilgilerle Seyrânî’nin de bir resmini yapmıştı.Şimdi ,bu resim bir ara kaybolmuştu,sonradanbir yazımız üzerine bulundu ve Kültür Sitesi salonunun duvarını süslemektedir.Acaba hocamızın başka resim çalışmaları var mıdır, bilemiyorum.İlk tanıdığım ressamlar bu ilk öğretmenlerimizdir.
Sonra biz 1950 yılında Aşağı Everek’e yerleştik.Halamın evine !.Hatırlayabildiğim kadarıyla bir oturma odamızın iki pencere arasında büyük bir çerçeve içerisinde İsmet İnönü’nin resmi dikkatimi çekmişti. İkinci bir çerçeveli ve renkli olarak  İlk Dünya Güzeli seçilen Keriman Halis Ece ‘nin resmi ve ,fotoğrafının da etrafında özenle yerleştirilmiş  aile resimleri sıralanmıştı. Bu iki fotoğraf çocuklu hayatımın ilk görselleridir.
İstiklal İlkokulu’na 1954-1955 yılında tahsile başladım. Okulumuza kayıt yaptırırken iki  büyük yağlı boya taplo dikkatimi çekmişti. Varna ve Mohaç Zaferleri. Yıllar sonra öğrendim ki bu resimleri okul öğretmenlerinden Efkere’li ……..Akgün adlı bir hocamız iki batılı ressamın tablosundan kopyalamış! Bu iki tablo arasına özenle konulmuş Atatürk döneminin önemli Milli Eğitim Bakanlarından Necati Bey’in çerçeveli bir resmi yer almıştı.
Devamı var.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV