banner153
03 Ağustos 2020 Pazartesi

DİL BİRLİĞİ

12 Aralık 2019, 09:34
Bu makale 376 kez okundu
DİL BİRLİĞİ
ŞABAN GÜNER
İnsanlar kendi dilleri ile düşünürler. Kendi dilleri ile rüya görürler. Kendi dilleri ile üzüntülerini, sevinçlerini yaşar, umut eder, hayal kurarlar. Aynı dili konuşan insanların birbirlerini sevip, bir arada yaşaması daha kolaydır.
Gittiğiniz yerlerde, siz anlayacak, sizinle konuşacak insanlar ararsınız. Aynı dili konuşan birini bulduğunuz zaman dünyalar sizin olur. Onun soyu sopu, dini,inançları aklınıza bile gelmez. Sizi anlayan, size güç verir.
Gurbette sizi anlayan size hayat verir. Aradığınız adresi, yemek yenecek, ibadet edilecek, yatılacak, ihtiyaç giderilecek, gezilecek yerleri size o anlatır. Kendinizi emniyette hissedersiniz.
Milletleri bir arada tutan en önemli faktör dil birliğidir. Resmi dili bir olan devletler üniter yapılarını muhafaza etmekte zorluk çekmezler. En güçlü imparatorluklar, farklı dillerin resmi dil haline getirilmesi ile dağılma sürecine girmiştir.
Bu gün Avrupa’nın göbeğinde, fert başına düşen milli geliri yüksek bir Belçika örneği var. Bu sıradan bir ülke değil. Bu ülkenin başkenti, Bürüksel, aynı zamanda Avrupa Birliğinin de başkentidir. Hani hep söylenip, herkesten istenen demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi kavramlar var ya işte bütün bunların olduğu bir ülkeden bahsediyoruz.
İnsanları fiziki rahatlık mutlu etmiyor. Flamanca konuşanlarla, Fransızca konuşanlar fiilen ayrı bölgelerde yaşıyorlar. Ülkenin iki resmi dili olması onlara yetmiyor. Fransa sınırına yakın olanlar Fransızca konuşup, Fransız gibi düşünüyorlar. Hollanda sınırına yakın olanlar Flamanca konuşup öyle düşünüp, öyle yaşıyorlar.
Yaşamakla kalmıyor, merkezi hükümeti dahi kuramıyorlar. Hepsinin hayali ayrı devlet kurmaktan geçiyor. Bürüksel ve Bürüksel in Avrupa Birliği işlevi olmasa bugün ayrılırlar. Anlayacağınız Bürüksel’i, yani Başkentlerini paylaşsalar işlem tamam olacak.
Tarihin her döneminde dil farklılaşması nedeni ile yıkılan, yok olan devletlere rastlamak mümkündür. Bakın hemen yanı başımızda Kıpçak Türklerinin kurduğu Macaristan duruyor. Aynı soydanız ama dilimiz ve dolayısı ile ülkelerimiz farklı.
Aynı dili konuşan, farklı ülkelerin işbirliği ve birlikte hareket etme kabiliyeti daima daha yüksektir. Azerbaycan ve Türkiye arasındaki hukukun temelinde dildaş olmamız vardır. Tıpkı Amerika ile İngiltere arasındaki bitmeyen aşkın temelinde kullandıkları ortak dil İngilizcenin olması gibi.
Bu nedenle dilimize sahip çıkmak zorundayız. Dilimizin bozulmasına müsaade emdeyiz. Okullarda Türkçe eğitimine daha fazla dikkat etmeliyiz. Sosyal medyada, basın yayın organlarında dil konusuna hassasiyet bize zorunluluk olmalıdır. Sigara içmek insanı, dilin bozulması bir ülkeyi kanser eder.
Dilin önemini çok iyi kavrayan oğuz kağan’ın milletine buyruğu halen geçerliliğini korumaktadır. Bir başka Büyük Türk Milliyetçisi Atatürk, genç Türkiye Cumhuriyetini kurarken ilk işi, Türk Dil Kurumunu kurmak olmuştur.
Karaman-i Mehmet Beyin buyruğu bugünde geçerli olmalıdır. “Çarşıda, pazarda, mektepte, kışlada Türkçeden başka dil yasak olmalı” Yabancı dil ancak kurslarda öğrenilir. Elbette çok dil bilmek iyidir ama yabancı dille eğitim yapmak hayaldir.
 
 

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV