banner153
banner156
30 Mayıs 2020 Cumartesi

EKONOMİK KRİZ

31 Mart 2020, 08:25
Bu makale 1192 kez okundu
EKONOMİK KRİZ
KADİR DAYIOĞLU
Bu salgın bitecek, kaos geriden kalacak, hayat normale dönecek… Temennimiz en az hasarla bu belayı defetmek. Amma lakin, peşinden gelecek dünya çapında bir ekonomik kriz de kaçınılmaz gözüküyor. Biz de bilenlerden mülhem bu hükme varıyoruz…
 
Burada şunu tespit etmek lazım, bu krizin ne kadarı dıştan ne kadarı içten kaynaklanacak. Ama iktidarın; “Ey milletim… Ne güzel gidiyorduk, bir de şu virüs olmasaydı!”, diyeceğinden kuşku duymuyorum. Her krizi, algı yönetimi ile rahat atlattıkları gibi bunu da atlatabilecekler mi? Göreceğiz…
 
Tabii, bu krizin asıl yansıyacağı yer istihdam… Ülkemizde zaten büyük ölçüde işsizlik vardı, buna yenisi eklenecek… Asıl sosyal kaos o zaman başlayacak… O nedenle, ülkeyi yönetenlerin, buna hazır olmaları, gecikmeden önlem almaları gerekir…
 
Bu bağlamda, Ekonomist Mahfi Eğilmez Üstadımız, sosyal medya hesabından; "Hükümete açık mektup" başlığıyla bir paylaşımda bulundu. İktidara uyarılarda bulunan Eğilmez, "Yasa gerekiyorsa yasa, para basmak gerekiyorsa para, malzeme gerekiyorsa malzeme. Hemen bugün" dedi.
 
Eğilmez'in mektubu şöyle:
 
"Kendi yaşamlarını toplum için hiçe sayarak gece gündüz çalışan bütün sağlık personeline her türlü desteği madden ve manen vermek, onlara yönelik şiddeti önlemek için gereken her şeyi yapmak. İşyeri kapatıldığı için geliri kesilen, üretim durduğu için ürettiğini satamayan, ihtiyaçlarını karşılamayan, borçlarını ödeyemeyen insanlarımıza maddi destek vermek.
 
 “Bugün hiçbir konu bunlardan daha önemli değil” diyen Eğilmez, şöyle devam etti: Bugün artık kaç işyerini, kaç üreticiyi kaybettiğimizi konuşmaktan çok kaçını kurtarabileceğimizi düşünmek zamanı. İş işten geçmeden gerekeni yapmalıyız. Yasa gerekiyorsa yasa, para basmak gerekiyorsa para, malzeme gerekiyorsa malzeme. Hemen bugün”, demiş. “Saygıları” ile nokta koymuş.
***
Tabii, yönetenler, “para bittiğinden”, birikimler de “hovardaca” harcandığından, satacak şey de kalmadığından, kara kara düşünmeye başladılar mı acaba? Diyeceksiniz ki, “Kanal İstanbul” ihalesini yapmaz, TOKİ dokuz adet “Millet Bahçesi”nin yapımına start vermezdi. “Kamu-Özel” projelerine, “garanti bedellerini” ödemelerini durdururdu.
***
Kamu bütçesi üç şekilde para bulabilecek ya Eğilmez’in dediği gibi Merkez Bankası para basacak, hem de hemen, şimdi. En pratik ve en kolay yol da bu… Tabii, enflasyonda fırlayacak… Olsun, katlanırız… Nelere katlanmadık ki?
 
Ya dış borç alınacak… Bunun adresi de öncelikle ve evvelemirde, kovduğumuz IMF’nin kapısını çalmak… Bakalım, nasıl çalacağız? Tabii, “çalmazsak” spot piyasalardan yüksek faizle para bulmak, yine yüksek faiz ile “Hazine kağıdı” satmak da dış borç bulma cümlesinden…
 
Ya da kısa zamanda üretim yani milli gelir artmayacağından, “vergi salmak!” Zaten, “bir don bir fanilaya” kalmış ahaliden ne alınabilir ki? Öyle ya, vere vere canından başka bir şeyi kalmadı…
***
Bu vesile ile bir ülke gerçeğine daha değineceğim… Tüm uyarılara rağmen dışarı çıkanların önemli bir kesimi, keyfinden dışarı çıkmıyor…
 
Akıl sağlığı ve hali vakti yerinde olan hiç kimse dışarı çıkmaz bu ortamda ama evde tencere kaynayacak… Nasıl kaynayacak? Kör olası “ekmek parası”… Öyle ya “kör olası hanede evlad ü iyal” var. Ülkenin bu gerçeğini bilmeyenler, “14 gün sokağa çıkılmasın”, diyor.
 
Tamam çıkmasınlar, radikal çözüm de bu… Peki, bu insanlara yani evinde hapis hayatı yaşayanlara bir dilim ekmeği, bir tas çorbayı kim verecek? Sağ gözün sol göze faydası olmadığı, toplumsal ve aile ilişkilerinin dumura uğradığı bir ortamda, kimse kimseden bir şey beklemesin, hele hele büyük metropollerde
***
Sokağa çıkma yasağı isteyenlere şunu hatırlatmak isterim… Sözgelimi İstanbul’u bilen bilir… Mesela, o kışta kıyamette, Boğaz’da balık tutanlar; bir tarafta virüs korkusu varken bunu yapamazlar… Ayrıca;  bunların hiç birisi de denize nazır evlerde oturanlar falan da değil…
 
Peki, bunu neden yapıyorlar?
 
Amatör balıkçıların bir kısmı, gün boyu tutacağı, o da kısmeti varsa, 2-3 kilo balığı evine götürecek; ya da “medar-ı maişet motorunu çalıştırmak” için satacak. Yani, zaruretten… Tabii, cahil takımına diyecek bir sözüm yok…
***
Güzel ama acı bir lafımız var; “Tencere kaynıyor ama nasıl kaynadığını gelin de kaynatana sorun!”

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV
banner157