banner87
18 Haziran 2019 Salı

GELİNEN DİNİ HAYAT BU…

12 Ocak 2019, 22:03
Bu makale 338 kez okundu
GELİNEN DİNİ HAYAT BU…
KADİR DAYIOĞLU
Her okulu İmam Hatip yapsanız, “yaz saatine” geçmemede inadı sürdürmeye devam etseniz, sabah namazı için öğrencileri otobüslere doldurup camilere taşısanız, her mahalleye Kur’an kursu açsanız, camileri/mescitleri siyaset üssü yapsanız yani topluma dini hayatı dayatmaya devam etseniz gelinen nokta şu: Milleti dinden soğutursunuz. Bunların gidecekleri yer “deizm!”, söyleyecekleri şey de; “Böyle, din mi olur?”
 
Unutmayın, bazı kesimlerce bugün dayatılan tam bir “Arabizm”, tam bir Emevi İslam’ı… Tabii, bunun sonucu, zorbalık. Cemaat ve tarikatlara yönelik eleştirileri nedeniyle hedef haline getirilen, “ölüm fermanı” verilen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Karar gazetesi yazarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk; hakkında yürütülen linç kampanyası hakkında bir kez daha konuşmuş. Videosunu ODA TV’den (11.01.2019) izledim. Ve metnin de oradan deşifre edilen halinden aldım: “Siz benim Müslümanlığımın kıvamını, ayarını tayin etmek durumunda konumunda değilsiniz. Ben inancımı tartıştırmam”, dedi.
 
Tabii, bu lafın adresi “ölüm fermanı” çıkartanlar kadar, buna tepki veremeyen Diyanet İşleri Başkanlığı... Düşünebiliyor musunuz? Bir müftü, ODA TV’de yazan birisini, tehdit ediyor, “mürtet” ilan ediyor ama tınmıyor Diyanet ve diğer ilgililer. Evet. Maalesef bu hale geldik…
 
Türkiye’deki örgütlü dini yapıları eleştiren Öztürk, “Türkiye’de örgütlü dini yapıların derdi; din, iman, ahlak falan değil. Para, ekonomi Karl Marx ne kadar doğru söylemiş. Altyapı üstyapıyı belirler. Üstyapı dindir, kaldıraçtır, araçtır. Kitleleri bir arada tutma konsolide etme, hem mobilize etme aracıdır. Asıl olan faktör ekonomidir” sözleriyle Türkiye’deki dini yapılandırmaların asıl hedeflerinin ekonomik olduğunun altını çizdi.
 
Tabii, Öztürk Hoca’nın demediği bir başka şey var, Marks ile ilgili: Hemen belirteyim Marks dindar değil, dine karşı da… Üstelik; dindara ve dini hayata da çok saygılı birisi. Bir de Mark, “Kapitalizme destek verdiği!” gerekçesiyle, ünlü “evrim kuramcısı”, Darwin’i de şiddetle eleştirir.
 
Bu açıklamadan sonra gelelim Marks’ın, kendince tespitine: “Din, egemenlerin, yönetenlerin, iktidarların elinde; gelir dağılımındaki bozukluğa, yoksulluğa, yolsuzluğa, sınıflar arası çatışmaya vs. karşı müsekkin/teskin edici/yatıştırıcı bir rol üstlenir!”
 
İsterseniz;  “Bugün artık tarikat, tasavvuf formasyonu holding, çok uluslu şirket böyle algılayacaksınız. Bunun önünde kim varsa dozer olur bunu geçer, yıkar geçer. Şimdi sarı öküz simgesi benim” diyerek kendisinin neden hedef alındığını da açıklayan Öztürk, “Sarı öküzü istiyorlar, sarı öküz giderse arkası gelir. Ama Türkiye’de Allah razı olsun tandık tanımadık birçok insan, birçok çevrenden destek veriyor” sözleriyle bu linç kampanyasında kendisine destek verenlere de teşekkür etti.
 
“Ben bir düşünceyi, görüş muhakemesi babında tartışıyorum. Sen benim Allah’a olan bağlılığımı ölçemezsin. Beni akademik bir makalede ve veya müzakere metininde dile getirdiğim görüşten hareketle benim Allah’a olan gönül bağımı, hukukumu tayin edemezsin.
 
Sen kimsin. Sen benim Kuran okurken abdest alıp okuduğumda irrasyonel tecrübeyle tefsircilik yapmak için değil, teberrükler okurken aldığım zevki, hazzı ve gönül kapımın açılışını sen tayin edemezsin, sen oraya giremezsin. Seni sokmam oraya sen sadece dışarıdan ürürsün” diyerek kendisi hakkında söylenen sözlere de cevap veren Öztürk; “Siz benim Müslümanlığımın kıvamını, ayarını tayin etmek durumunda konumunda değilsiniz.
 
Ben inancımı tartıştırmam. Köydeki babaannemin inancını da tartıştırmam. Benim tartıştığım meseleler ilmi, felsefi, kelami münakaşalardır. Ve bunlar da daha çok Kuran-ı Kerim’e deist ateist çevrelerden yöneltilen sorulardır.” sözleriyle hakkında söylenenlere sert bir dille yanıt verdi.
 
İnsanların inançlarının hassasiyetlerini kaşımak gibi bir niyetinin olmadığını dile getiren Öztürk, belli kalıplara girmemizi istiyorlarsa kapatalım üniversiteyi sözleriyle de, tek sesliliğin eleştirisini yaptı. Öztürk, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, akademik görüş hakkında fikir beyan etmesini de eleştiren Öztürk’ün konuşmasının devamı ise şöyle:
 
“Ben bekledim acaba tekfircilere de söyleyecek iki çift lafı var mı diye, henüz çıkmadı. O zaman ben yarın, sözgelimi zekât üzerine bir makale yazarsam veya namaz üzerine bunun sonuç kısmını da Diyanet’in Din İşleri Yüksek Kurulu’na arz edeceğim, nasıl makalemin sonucunu beğendiniz mi, yayınlayabilir miyim diye.
 
Oradan görüş alacağım. Ayıptır yahu. Senin ne işin var akademideki bir ilmi görüşe dair kanaat belirtiyorsun. Papalığın engizisyonu bundan farklı bir şey miydi?”

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV