banner87
25 Mayıs 2019 Cumartesi

GİDEN - KALAN ÖMRÜM VEYA AYŞE KONUR

14 Mayıs 2019, 09:54
Bu makale 144 kez okundu
GİDEN - KALAN ÖMRÜM VEYA AYŞE KONUR
KADİR ÖZDAMARLAR
Bahar Güneşi (2009), Giden-Kalan Ömrüm (2014) adlı şiir kitapları yanında Aşkın Bağ Bozumu (2018) adlı hikayekitabı yayınlandı. Sunucu, TV ve Radyolarda program hazırlayıcısı, yazar Ayşe Konur’dan bahsediyorum. Yani kendini sanata adamış, insana ve toplumsal olaylara ilgi duyan dahası bu duygularını dile getirip okurlarla paylaşmaya çalışan bir sanatçımızdan bahsediyoruz. Bu değişik sosyal ve kültürel çalışmalarından dolayı da Kayseri Büyükşehir ve Talas Belediyeleri tarafından ödüllendirilmiştir.
Konur 1966 yılında Kayseri ‘de doğmuştur. Evli ve iki çocuk annesidir. Halen Melikgazi Belediyesi’nde çalışmaktadır.
Bahar Güneşi adlı şiir kitabında çalkantılı ruh dünyasını, çevresini ve Kayseri üzerine duygularını çok açık olarak anlatmaya çalışmıştı. Bu duygularını anlatırken zaman zaman çoşkun zaman zaman isyankar, zaman zaman da munis bir tavır almaktadır. Aslında bunların hepsi tabii bir haldir. Zira sanatçı yaşadığı coğrafyanın insanıdır. Olaylardan vekendi hayat hikayesinden elbette etkilenecektir. Ayşe konur da şüphesiz bundan etkilenecek ve sorumlu bir sanatçı olarak duygularını sanat gücü nispetinde dile getirecektir. Nitekim getirmiş de!
Giden-Kalan Ömrüm adlı şiir kitabında toplam değişik tarzlarda 87 şiir var. İşteİçimdeki Yara adlı şiiri çalkantılı ruh dünyasını ortaya koyması bakımından bir şiirdir:
İçimdeki yara diye, anlatsam dertlerimi
Çare bulamaz, kimse unutturamaz seni
İçime sindiremediğim, hasreti sessizliği
Mutluluk diye kabullendim, acıları dertleri
Mutluluk diye kabullendim acıları dertleri
Dünyadaki tüm güzellikler, sadece sendin
Ellerim soğudu, buz tuttu, sen gelmedin
Kaç kişiye sordum, bilsen seni dilendim
İlkbaharda açan taze kır çiçeğimdin
Yazık yanılmışım, seni tanımamışım
Ağladığım gecelere, döktüğüm yaşlara değmezsin
Razı oldum sonunda, kaderim buymuş dedim
Anla artık içimdeki yara işte o sensin
Derken tezatlarla dolu ruh dünyasını cesaretle ortaya koyuyor.Tıpkı bir taraftan “sevilene”, “döktüğüm göz yaşlara değmezsin” derken şairimiz “ içimdeki yara işte o sensin” diyerek hasretini açık olarak dile getiriyor.Hem de Türkçeye hakim olan anlatımıyla.
Şairimiz bu sevgi dünyasını konu edinirken bir taraftan da ailesinden bize portreler sunuyor: Teyzem, Anaya Sitem bunlardan örnekler. İşte ”Teyzem “ şiiri; teyzesi hastanede ölmeden beş saat önce yazdığı bir dörtlük şiir:
Sarı saçlarını beyaz tenini
Veren mi alıyor, zamanı geldi.
Alıp verirken son nefesini
Tutup gidiyorsun zamanı mı geldi.
Şu değişik şekildeki şiir de dikkat çekici:
Ne papatya,
Ne kahve falı
Hepsi yalan be, falcı
Sileni gördün mü, alnındaki yazıyı
Aşkın Bağ Bozumu ise, değişik olaylar ve yarı şiir yarı yorum olarak ele alınan kısa hikayeler. İlginç olaylar. Belli ki Ayşe Konur okuduğu gazetelerden aldığı haberler, duyduğu veya gördüğü veya yaşadığı olaylardan bir demet toplamış ve bunları hikayeleştirmiş. Dediğim gibi ilginç olaylar var! Sade bir dil ve akıcı bir anlatımla örülmüş öğretici hikayeler.
Yirmi beş hikaye .Olaylar günlük olaylar. Deneme, hikaye, hatıralarla ve gözlemlerle örülmüş. Kahramanların çoğu kadınlar… Bu da yazarın kadın duyarlılığından gelmekte herhalde. Konular genelde sosyal içerikli. Bu da yazarın cemiyet hayatına karşı ilgisini ve bir sorumluluk duygusunu gösterir. Bunların bir kısmı olaylar, gözlemler ve bir kısmı da değişik hikayeler. Anlatımına genelde öğreticilik egemen…
Sanatçımızı kutluyorum.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV