banner167
banner165
24 Şubat 2021 Çarşamba

GİRİŞİM ÖZGÜRLÜĞÜ VE DEMOKRASİ

19 Ocak 2021, 07:23
Bu makale 393 kez okundu
GİRİŞİM ÖZGÜRLÜĞÜ VE DEMOKRASİ
KADİR DAYIOĞLU
Geçenlerde, memleket büyüklerinden Rıfat Hisarcıklıoğlu; “ Reel sektör, yüksek faiz altında inim inim inliyor!”, demiş… Gerçi böyle dememiş ama yakın sözler sarf etmiş. Arkasından da Tayyip Bey, o çok ünlü iktisat teorisini tekrarlamış; “Faizi sebeptir. Düşürülmeli!”.
 
Bakalım, çiçeği burnunda Merkez Başkanı Başkanımız Naci Bey bunu nasıl algılayacak? Selefleri gibi yanlış anlayıp faizi yükseltecek mi? Ya da bir önceki gibi doğru anlayıp düşürecek mi? Yoksa; “ben bu işi beceremedim!” deyüp ayrılacak mı “izzet-i ikbal ile bab-ı devletten!”?
***
Naci Bey, unutmasın, bundan sonraki olumsuz gelişmeler, selefleri gibi kendisine ciro edilecek; haberi olsun.
***
Tabii, Sayın Cumhurbaşkanımızı, ekonomi bilgisini eleştirmek haddimize değil. Boynumuz kıldan ince kılıçtan kekindir. Bunları söylerken elbette bir bildiği vardır… O nedenle aşağıda vereceğim, bilgilerin hedefi; “faiz belimizi büküyor!” diye feryat eden “reel sektör” mensupları ve onların tepe ismi Rıfat Hisarcıklıoğlu
***
Efendim. Pirimiz üstadımız Ege Cansen, her zaman olduğu gibi yine “döktürmüş”, Sözcü’de ki köşesinde (17.01.2021)… Yazının başlığı; “Girişimcilik, Kapıkulluğu ve Demokrasi”. Umarım Rıfat Bey büyüğümüz okur, bunu…
***
İzin almadığım için, üstadımız Cansen, isterse boynumu vursun. Onun emeğine saygısızlık yaptığımı biliyorum. Umarım, affoluruz!... Yazının son kısmı şöyle:
 
“…Avusturyalı iktisatçı Schumpeter’e göre kapitalizmin doğru adı; ‘özgür girişim düzenidir’. İktisadi gelişmeyi girişimciler (enterprenör) sağlar. Bizim ülkemizde egemen olan iktisadi inanç ise devletçiliktir. Özgür sanılan girişimcilerimizin çoğunluğu devlete göbekten bağlı kapıkullarıdır. Bağlı değilse ne yapar yapar [devlet] onları bağlı hale getirir.
 
Özgür girişim ortamı, özgür siyasetin yeşerdiği tarladır. Kapıkulu olma hevesi azalmadan özgürlükler [haliyle demokrasi] geliştirilemez.
 
Son söz: Diploma ekmek karnesi değildir.”
***
Nasıl buldunuz?
İmzamı atarım.
***
Yüksek faizden şikayet eden, Hisarcıklıoğlu, popülist davranarak, üyelerine göz kırpacağına, yani onlara; “Bakınız, ben sizin için neler yapıyorum, nelere katlanıyorum!” diyeceğine; “kaynaktaki sorunlarla” uğraşsın, daha isabetli olur.
 
Peki, kaynak sorun nedir?
 
Kaynak sorun; az siyasetçinin, bu işi iyi bilen iktisatçının dediği gibi özgürlükler alanı darlığı ve buna bağlı olarak hukuk ve hukukun üstünlüğü konusunda yetersizlik. Sonuçta, hukuk devletinin, güçler ayrılığının tam ve kamil manada işlememesi. Tabii, piyasanın da… Aslında bunlar, bağımsız olaylar değil, bire-bir ilişkili…
***
Tepki göreceğimi biliyorum… Ama söyleyeceğim: Piyasa deyince aklıma geldi. Sözgelimi, ben, belediyelerin ekmek üretmesine karşıyım. Ama bir şartla; sektörde “tekel” oluşmayacak; “asgari fiyat” (narh) falan belirlenmeyecek.
***
O nedenle; sık rastladığımız gibi Ticaret Odası (mesela Kayseri Ticaret Odası) ekmek üreticilerinin önüne düşüp, fiyat tekeline önayak olmayacak. Aksini yapanlara, yaptırım uygulamayacak, bunun içinde fırıncılardan, legal olmayan biçimde, “çek ve senet” falan almayacak. Devlet de buna izin vermeyecek.
***
Yok böyle olurda, bu sefer, haklı olarak, belediyeler devreye girer; bundan da fırıncılar “piyasa adına” rahatsız olmamaları gerekir. Hem piyasayı bozacaklar ve hem de piyasadan söz edecekler… Olmaz böyle şey. Buna; “anan güzel mi?”, derler…
***
Biliyorsunuz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, “Halk Ekmek” uygulamasına, muhaliflere destek sadedinde ve “piyasa” adına İstanbul Fırıncılar Odası karşı çıktı. Yok öyle, “narhlarla” piyasayı sen bozacaksın, sıkıştın mı, “liberal ekonominin” en etkin silahı ve olmazsa olmazı, “piyasa”ya sarılacaksın. Bu, bilgisizlik değilse, şark kurnazlığıdır.
 
Yemezler, abi…
 
Umarım Rıfat Bey ve reel sektörün diğer temsilcileri, “faize” kafa takacağına; piyasayı bozan “hukuk” ve “iktisadi” düzenlemelere kafa yorar. Baksınlar, piyasa nasıl düzeliyor, reel sektör ve portföy yatırımları nasıl artıyor; yabancı sermaye nasıl geliyor.
***
Kayseri ahalisin dediği gibi, “Hükümet çalgısına ayak uyduranlar” asla “kapıkulluktan” kurulamaz. Ya da “vatandaş” olamaz.
***
Ya “kapıkulu” ya da “vatandaş” olacağız…
Başka çaresi yok Rıfat Bey!.. 

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV