banner87
banner148
18 Kasım 2018 Pazar

GİZLENEN GERÇEKLER VE “YENEN KAZIKLAR!”

08 Kasım 2018, 10:00
Bu makale 238 kez okundu
GİZLENEN GERÇEKLER VE “YENEN KAZIKLAR!”
KADİR DAYIOĞLU
Hayat, yenen ve atılan kazıkların toplamıymış.  Sizi bilmem ama ben, sürekli kazık yiyen “bakir Anadolu çocukları” cümlesinden olduğumdan, başım döne döne, pervaneye döndüm. Unuttuk sanılmasın… Biliyorsunuz;  binlercesi gibi, yediğim kazıkların birisi; “18. Madde” uygulaması ile, “ebe-ecdat”tan kalan, bir buçuk asırlık, yüzük kaşı gibi, şehrin göbeğinde bulunan 800 metrekare mülkümüzün, “ıspanak fiyatına” satılmasıydı.
 
Buna da sağ olsunlar, Kocasinan Belediyesi vesile olmuştu. Başkan da, Bekir Abi idi. Çok uyardık, durumu defalarca izah etmeye çalıştık ama işlerinin çokluğu nedeniyle dinleyememişti, bizi.
***
Söz, “18. Madde”den açılmışken, Başkan Özhaseki tarafından dillendirilen ve başkan adaylarında aranan vasıflarına bir de; “18 Madde uygulamasını iyi bilme” şartı olmalı. Öyle ya; “18. Madde” uygulamasını iyi bilmeyen Başkan’a pek sıcak bakmaz, “Kayseri’nin uluları!”
***
AK Partili Belediyelerce, “18. Madde” gereği istenen satışların kaç tane olduğunu bilmiyorum… Herhalde birkaç yüz olmuştur… Umarım, bir araştırmacı, ihale sonuçlarını irdeler. Muhammen bedel ne konmuş, kaçıncı ihalede kaça gitmiş, ihaleye kaç kişi katılmış, kimde kalmış? Gerçekten incelemeye değer.
***
Yenen kazıkları toplasanız, okyanusa köprü olurmuş; böyle diyor bize, basına yansıyan haberler. Ne diyeyim; sizi bilmem ama ben afiyetle yemeye devam ediyorum. Bakınız; “Mega Projeler” adı altında yapılan ve devletçe “geçiş garantisi” verilen köprü, otoyol ve tüneller için ödenen; “Deli Dumrul misali”, geçsen de geçmesen de ödediğin “fark paraların” miktarı da belli olmaya başlamış, her ne kadar üstü örtülmek istense de…
***
Bunu da; ısrarlı sorular üzerine, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan açıklamak zorunda kalmış. Herhalde, “ayıp olmasın” diye, “hane halkı giderleri” altında Karayolları Bütçesine dahil etmişler…
***
Biliyorsunuz; yine “ayıp olmasın!”, diye, önceleri “kayıp ve kaçak” adı altında elektrik faturalarına giren kalemi, “hat bedeli”, “iletim bedeli” gibi adlar altında faturaya dahil etmişlerdi. Yani, birileri çarpıp çırpacak, bedelini ben ödeyeceğim; “kazığı” yine ben yiyeceğim.
***
Hatırlar mısınız, “Üstadı Necibimiz” şöyle demişti: “Şah olsa kuzulara kurt yapmaz bu taksimi!”
***
Ha. Şimdi de bir mühendis gibi konuşalım: Bu tür yatırımların doğasında vardır, devlet desteği. Hiç yadırgamam ama ne zaman makas kapanacak, ne zaman kamu kâra geçmeye başlayacak bunu da bilmek lazım. Bu da zor değil. Ay ay, haliyle yıl yıl geçen gerçek ve sanal araç sayısı ve elde edilen gerçek gelir, ödenen ilave para bir tablo halinde Karayolları sitesinde verilir.
 
Biz oradan görürüz araç ve para hareketlerini. O zaman deriz ki, falan yıldan itibaren, kamu açısından durum pozitife dönecek. Nitekim Karayolları kendisinin işlettiği otoyol ve köprüler için bu rakamları veriyor. Hem bu ticari sır falan da değildir. Bedelini ben ödüyorum. Sonuçta bilançoyu bilmem gerekmez mi? İş, sır gibi saklanırsa, kafalara zararlı fikirler üşüşür.
***
Evet. Evet… Gerçeklerin kötü bir huyu varmış: Mutlaka; bir gün açığa çıkarmış… Bakınız nasıl? Bakan Turhan, “Garanti ödemelerini bütçenin neresine gizlediniz?” soruları üzerine, şunu demiş:  “Gizlemedik, Ulaştırma Bakanlığı ve Karayolları bütçesinde ‘hane halkına yapılan transferler' kaleminde koyduk”, demiş.
***
Bunun anlamı şu: Bu para, “hane halkı” olarak bize verilmiş. Ama nedense, bizlerin eline geçmeden müteahhitlerin kasasına girmiş. Öyle ya, nasıl olsa harcayacaktık bunları… Sonuçta; 2016, 2017 ve 2019 için cebimize girmesi gereken ama “nasıl olsa harcayacağımız” o nedenle müteahhitlerin kasasına giren bedel 8 milyar 371 milyon liracıkmış.
***
Sayın Bakan itirafa devam etmiş: “…kamu özel işbirliği (KÖİ) projelerinin kamuoyunda çok eleştirildiğini, Van'daki vatandaşın bile geçmediği köprülere para ödediği yolunda benzetmeler yapıldığını ifade ederken, projeleri yapacak firma ve kredi bulamadıkları için araç garantilerini vermek zorunda kaldıklarını”  söylemiş.
***
Sormak lazım; “yapılabilir”, “verimli”, “kâlı” ve “rantabıl” olan bir proje için neden kredi verilmesinden kaçınılsın ki? Adamların işi gücü para satmak; bundan da para kazanmak. Yok öyle; “iç ve dış güçler” hikayesi… Demek ki, bir sorun var bu projelerde… Yine demek ki; “geri dönüşte” bir sıkıntı var ki, kreditörler ve yükleniciler yanaşmadı bunlara, kamu güvencesi istediler…
***
“Bu projelerin devletin imkanlarıyla yapılması halinde inşaatların 14-15 yıl sürdüğüne” işaret eden Turhan, “Kamu kaynaklarıyla yaptığımız yollar ne yazık ki pahalıya mal oluyor. İhale yöntemimiz maalesef buna açık. Bunlar bizim gerçeklerimiz” dedi.
***
Turhan, “kimseyi zorla köprü ve tünellere davet etmediğini, araç sahiplerinin yakıttan tasarruf etmek için bu projeleri tercih ettiğini” savundu. Peki, doğru mu bu? Doğru değil… Zira; 3. Köprüden bazı araçların geçmesi zorunlu… Hatırladınız değil mi? Ya Bakanın bundan haberi yok ya da “ahali nasıl olsa balık hafızalı” kuralına sığınıyor.
***
Tabii, 2017 yılı Sayıştay Raporu gün yüzüne çıkınca, özellikle Belediyelerde ki usulsüzlükler bir bir ortaya dökülünce, bu işle görevli, Sayıştay Başkan Yardımcısı da görevden ayrıldı. Ayrılış gerekçesini bilmiyoruz. Daha önce de; yüksek çıkan enflasyon hesaplarını yapan, TÜİK yetkilisi de görevden alınmıştı.
***
Netice: Sürekli Kılıçdaroğlu’nu, İsmet Paşa’yı, CHP’yi eleştirseniz de; seçim kampanyanızı bunların üzerine kursanız da, kamuoyunun dikkatini bir başka yöne çekseniz de gerçekleri gizleyemezsiniz. Peki, gizlenmezse ne olur? Bir şey olmaz, AK Parti yine sandıktan çıkar. Kuşkunuz olmasın, önümüzdeki seçimde de çıkacak.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV