banner153
05 Ağustos 2020 Çarşamba

GÖLGE ETMESİNLER BAŞKA İHSAN İSTEMİYORUZ

09 Ocak 2020, 09:45
Bu makale 273 kez okundu
GÖLGE ETMESİNLER BAŞKA İHSAN İSTEMİYORUZ
ŞABAN GÜNER
Bu hikâyenin çeşitli versiyonlarını mutlaka biliyorsunuz. Ben yinede kısaca özetleyim.
Büyük İskender felsefeye meraklıdır. Hatta Aristo‘dan ders aldığı söylenir. İskender Korinthos
Şehrine (Atina ya seksen kilometre)  gelince, burada yaşayan, büyük filozof Diojen’i görmek ister. Diojen evsiz barksızdır. Bir sokakta uzanmış güneşlenmektedir. Kalabalığın kendine yöneldiğini görünce, hafif doğrulur.
İskender Diojen’in yanına gelir.
“Ben, büyük kral İskender’im” der. Diojen, “Bende, köpek Diojen’im”diye cevap verir. İskender; “Dile benden ne dilersen” der. Diojen, “Gölge etme, başka ihsan istemem” der.
Yeni bir yıla girdik. Ülkemiz ve dünyada bunca gaileler varken, bu hikâye neyin nesi diye soracaksınız. Oymak nedir bilmeyen, bu emperyalist güçleri, dünyayı fethetmeye azmetmiş, Büyük İskender den daha iyi kim temsil edebilir. Onlara yem olan mazlum milletleri oynamakta, fakir Diojen’e çok yakışır. Nede olsa dünya malına meyletmeyen, bir felsefe adamı, anlayacağınız geri kalmışlık ve fukaralığı kader olarak kabul eden bir öğretiyi temsil ediyor. Bir hırka, bir lokma anlayışı size ne hatırlatıyor?
Yüz yıllardır emperyalist ülkeler, size medeniyet ve din getiriyoruz diye Afrika ülkelerini İncil vererek uyutup, zenginliklerini ellerinden aldılar. Onlara unutulmaz acılar yaşattılar. Kısacası gölge ettiler, güneşlerini kestiler, karanlığa gark ettiler.
Günümüzde, emperyalist ülkelerin başta gideni, Amerika ve onun işbirlikçisi Avrupa Birliği, adalet, barış, demokrasi getiriyorum maskesi altında mazlum milletleri sömürmeye devam ediyorlar. Nedense bu mazlum milletler, hep Müslüman ülkelerin halkları oluyor!
Gözlerine kestirdikleri zenginliklere çökmek için zengin doğal kaynakları olan ülkeleri karıştırıyorlar. Sonra biz barış ve demokrasi getireceğiz diye bu ülkelerin zengin doğal kaynaklarının üstüne oturuyorlar.
Afganistan, Irak, Libya, Suriye de bu senaryo bire bir sahnelendi. Şimdi sırada İran var. İran’ı seversiniz, sevmezsiniz. Bunu şöyle bir kenara koyun. Tarihi çekişmeleri, şu mezhepsel yaklaşımları unutun. Bir ülkenin, başka bir ülkenin generaline suikast yapması nasıl izah edilebilir?  Eli kanlı Amerika, İran’ı kan dökmekle suçlarken, hangi hukuka dayanır?   İnanın bu ve benzeri sorulara makul cevaplar vermek batı ülkelerini haklı çıkartmak başlı başına bir insanlık suçudur.
Komşu ülkelerin başına gelenler bizim başımıza gelmez diye bir şey yok! Dünyanın en güzel vatanında yaşıyoruz. Büyük zenginliklere sahibiz. Üstelik çok şükür Müslüman bir ülkeyiz. Bizimle hesabı olduğuna inanan, bizi yutmaya hazır, çok düşmanımız var. Dost ve dindaş bildiğimiz ülkeler ise emperyalistlerle kucak kucağa oturuyorlar.
Aklımızı başımıza almak zorundayız. Dünyada yapayalnız ama güçlü bir medeniyete sahip olduğumuz gerçeğinden hareketle, enerjimizi toprağa vermekten vazgeçmeliyiz.
Gereksiz gündemlerin değil, büyüme ve kalkınmanın yolunda yürümeliyiz. Bu millet dün nasıl yaptı ise bugün de kendi göbek bağını keser. Yeter ki şu kutuplaştırıcı dil kullanmaktan vazgeçelim. “Elin iyisinden, benim kötüm daha iyidir” diye güzel bir atasözümüz var. Niçin bunları ilke edinmekten kaçınıyoruz?
Batının bize vereceği hiçbir şey yok. Gölge etmesinler, başka bir şeylerini istemiyoruz.
 
 
 
 

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV