banner87
banner148
19 Eylül 2018 Çarşamba

“GÖREVİ LİYAKATLİ OLANA VERMENİZ” (ÂYET)

06 Temmuz 2018, 17:04
Bu makale 203 kez okundu
“GÖREVİ LİYAKATLİ OLANA VERMENİZ” (ÂYET)
M.KEMAL ATİK
Liyakat: Nitelikli, layık olan memurun hizmete alınması ve yükseltilmesi anlamını içerir. Anayasası’nın 70. Maddesinde geçer. Memurluğun olmazsa olmaz şartıdır. Devlet Memurları Kanunu’na göre memurluğun üçüncü niteliği liyakattir.
Liyakatte aranan, esas olan öncebilgi sonra da bir işi layığıyla yapma becerisine sahip olma vardır.
Kur’an-ı Kerim konuyla ilgili İlahi emri 1400 yıl önce şöyle beyan etmiştir: “Kuşkusuz Allah görevi liyakatli olana vermenizi, insanlar arasında hakem olduğunuz zaman da adaletle hüküm vermenizi emreder. Varlığınızı sürdürmenizin yegâne şartıdır bu.”(Nisa Sûresi, Ayet:58) Bu ayette Yüce Allah görev verilecek kişide: Dil, din, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç veya benzeri ayrılıklar dikkate almayı değil, ehline görevi tevdi etmeyi emrediyor. Yoksa “hak ettiler” diye akraba, eş-dost ve cemaat/tarikat asabiyeti ile himayeetmeyi değil, makam ve mevkie gelecek olan kişilerin ehil olanlardan seçilmesini emrediyor. Bu ayeti tefsir edersek şu sonuçları çıkarabiliriz: Liyakat ve yeteneğine göre rütbe, makam, mevki sahibi olmadan atananlar, çıkar ilişkileri üzerine atanmış yöneticilerdir. Bu zihniyetin mensupları toplumsal çoğulculuğun dayanmış olduğu kültürel dinamikleri yok ederler.Bireylerin ve toplumun yabancılaşmasına yol açarlar. Adalet, erdem ve hikmet gibi toplumu ayakta tutan düzen ve huzurun yok olmasına neden olurlar. Bu da devletin bünyesini zedeler. Liyakatsiz insanlar bile bile hile ve tuzak kurarak başkalarına zarar verirler. Menfaat temini için iş yaparlar.Hakkın ve hakkaniyetin adamı değiller.İhtiraslarını öne çıkarmak için çalışırlar.Arzuyu, öfkeyi, korkuyu, kıskançlığı, kini, hırsı, kayırmacılığı ve acımasızlığı tercih ederler. İradelerini bu yönde kullanırlar. Adaletin gereklerine uygun hareket edilmediğinden düzen ve asayişikoruyamazlar. Her şeyin iyiye, güzele doğruya doğru gelişerek ilerlemesi sağlayamazlar.Bunların kirlerini toplum yıkamak zorunda kalır. Yüce Allah zikredilen ayette insanlığı kurtuluşunu yine insanlığın sağlayacağını söylüyor.Bizi hayata bağlayacak olan en büyük gücün adalet olduğunu, adaletle hüküm verecek, görevini layıkıyla yapacak kimselerin toplumda egemen olmasını söylüyor. Nefsinden, menfaatlerinden arınmış, nefsine hoş gelmeyeni başkasına reva görmeyen adil insandan söz ediyor. “ Güneşi sağıma, ayı soluma koysanız, yine bu görevden vazgeçmem” diyerek Peygambermefkûresini ortaya koyan liyakat sahiplerinden söz ediyor.Bu ayet Kur’an terminolojisinde “liyakat” ayeti olarak geçer. Layık olana görevi vermeyi, görevini hakka uyduracak kimselerin iş başında olması gerektiğini bildiriyor.
Gerçek de öyle değil mi sevgili okuyucularım? Adaletin bittiği yerde, liyakatin bittiği yerde millet kalır mı? Devlet kalır mı? Millet realitesini var yapan millet vücudunu vareden değerlerin temeli adaleti yaşatmak ve yaşatacak şahsiyetleri yetiştirmektir.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV