banner153
12 Aralık 2019 Perşembe

GÜL-BABACAN HAREKETİ

22 Temmuz 2019, 15:57
Bu makale 187 kez okundu
GÜL-BABACAN HAREKETİ
KADİR DAYIOĞLU
 “Halk güce tapar!” diye çok hoşuma giden bir söz var… Bu, üstadımız Ege Cansen’e ait. Kayseri’de, birkaç yıl öncesine kadar, Abdullah Beyin, bırakınız yanında olmayı, ismini dahi anmaktan korkanlar bugün yavaş yavaş iskeleye yanaşmanın hesabı içerisinde…
 
Öyle ya; mahalli seçimlerde Tayyip Beyin ayakları tökezledi, özellikle İstanbul feci yenilgisi, “güce tapanlara”, “acaba?” sorusunu sordurmaya başladı.
 
Tekrar ediyorum; son yerel seçimler bunun sinyalini verdi. İstanbul ve Ankara olmak üzere Adana, Mersin, Antalya, Kocaeli gibi büyükşehirlerin kaybı 7,8 büyüklüğündeki depremin öncüleriydi. İkinci defa yapılan ve 800 bin gibi inanılmaz bir farkla kaybedilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kaybı, kırılmaz sanılan testiyi paramparça etti…
 
Nasıl “Her nefs nasıl ölümü tadacaksa”, AK Parti’de yenilgiyi tattı… Yenilmez sanılanlar yenildi. Şimdi, gelecek endişesi sarmaya; bir de üstüne üslük, Abdullah Bey destekli Ali Babacan hareketi, kafalarını iyice bulandırmaya başladı.
 
 “Abdullah Abi, Abdullah Abi!”, “Abdullah Abime laf söyletmem!” lafları, Kayseri’de, uzun zamandır unutulmuş olmasına rağmen Gül’ün hareketi Kayseri’den başlatma endişesi AK Parti’yi rahatsız etmeye başladı. Duyumlarımıza göre, Tayyip Bey, bu sonbahar Kayseri’ye gelecekmiş. Muhtemelen Devlet Bahçeli de…
 
“Düğün değil bayram değil!” hesabı, iki liderin Kayseri ziyareti, muhtemeldir ki, tabanlarını yeni oluşuma göre bloke etmek amacına matuftur. Tabii, Büyükşehrin, yeni oluşuma katılması mümkün değil. Zira, bu ihtimali düşünen Erdoğan, en güvendiği Memduh Büyükkılıç’ı aday yaptı; Büyükkılıç da açık ara önde kazandı…
 
Daha önce de, “Memduh Başkan artık emekliye ayrılmalı!” denildiği noktada şunu demiştim: “Büyükkılıç, istediği anda yine aday. Zira, Abdullah Gül hareketinin partileşmesi halinde, doğal olarak Kayseri’yi bloke etmek ister!”
 
Nitekim öyle de oldu. Gül ile akrabalık ve yakınlık ilişkisi olan Mustafa Çelik, listeye giremedi. Belliydi böyle olacağı. Bunu hem yazmış ve hem de adaylar belli olunca Çelik Başkan’ın yüzüne söylemiştim, makamında…
 
Bir diğer gerekçem de şuydu; Ulaşım Dairesinin; “Aynı miktarda tramvay vagonunu, daha öncekinden 100 milyon lira daha ucuza aldık!” beyanatıydı. “Güneşe karşı işedin!” demiştim yine o gün makamında.
 
Olayı Mehmet Özhaseki’ye sorduğumda şunu demişti telefonda: “O sözler daire başkanına ait değil. Onu, ağası öttürüyor. Oysa, o vagonları da ben aldım!”
 
Ha. Yeni oluşuma Mustafa Çelik nasıl bakar, hareketin içerisinde yer alır mı? Bilemem… Benimkisi, olası senaryolardan bir tanesi. Ama dayısı Şaban Bayrak’ın yer alacağını az çok tahmin edebiliyorum. Mesela, Kayseri’yi organize edeceklerin arasında, Sadık Yakut’un ismi geçiyordu amma lakin Tayyip Bey tarafından “danışmanlık” görevi verilince, biran da önü kesilmiş gibi…
 
Tabii, bunun adı siyaset, ne olacağı belli olmaz. Sadık Bey, hâlâ sakladığım, bir basın açıklamasına benzer bir açıklama ile MHP’den ayrıldığı gibi AK Parti’den de ayrılabilir.
 
Peki, bu hareket bir şey yapabilir mi? Bilemiyorum. Bunu zaman gösterecek. Kadrolar belli olsun, kurucular belli olsun, programı belli olsun o zaman görüşürüz. “2002 AK Partisi Parti Programı”ndaki umdeler paralelinde bir siyasal “manifesto” ile yola çıkarlar ve bununla bağlantılı olarak “güven verici” kadrolarla vitrini süslerlerse, neden destek bulmasınlar ki? Unutmayın bu gün AK Parti’nin “güven kaybı” söz konusu.
 
Bir kere, Ali babacan, gerek iç ve terekse dış ekonomik çevrelerde, “güven endeksi” oldukça yüksek bir isim. Bunu, AK Parti kaybetti. Bir daha da yani 2002-2010 arası ekonomik güvenilir seviyesine ulaşabilmesi çok çok zor… Kusura kalmasınlar, AK Parti’nin verebileceği bir mesaj kalmadı. Kırık plak gibi aynı şeyi tekrarlıyor. Demem o ki; Tayyip Bey’in, “Bay Kemal!” den başka söyleyebileceği bir şey ufukta gözükmüyor. Varsa “Bay, Kemal, yoksa bay Kemal!”
***
Evet. Yeni parti, tüm insanları mı kucaklayacak yoksa AK Parti gibi, sadece “ümmet” mi diyecek? Laik ve demokratik cumhuriyet konusunda açılımları ne? Tabii, bunun simge ismi Mustafa Kemal Atatürk’e karşı duruşları ne? Bunların bilinmesi lazım. “Kemalist” ya da “Atatürkçü” olsunlar falan demiyorum. Yanlış anlaşılmasın. Düşüncelerini soruyorum.
***
Yine tabi çağdaşlığın neresindeler? Liberal demokrasi semtlerine uğrayacak mı? Yani liberal hukuk, liberal ekonomi ve liberal siyasetin neresinde olacaklar? Çoğulculuğun neresindeler? Yönetimlerde “liyakat” mı yoksa “dinsel”, “partisel” kimlikler mi rol oynayacak? Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, bireysel hak ve özgürlükler; kuvvetler ayrılığı semtlerine uğrayacak mı?
 
Yoksa; muhal farz, iktidara geldiklerinde, bir müddet yol aldıklarında, bir durağa gelip, AK Parti İl Başkanı Aziz Babuşcu’nun; “…10 yıllık iktidar dönemimizde bizimle şu ya da bu şekilde bizimle paydaş olanlar, gelecek 10 yılda bizimle paydaş olmayacaklar. Çünkü bu geçtiğimiz 10 yıl içinde, bir tasfiye süreci ve bir tanımlama özgürlük, hukuk, adalet söylemi etrafında yaptıklarımıza paydaşlar vardı. (…) ancak gelecek inşa dönemidir. İnşa dönemi onların arzu ettiği gibi olmayacak. Dolayısıyla o paydaşlar bizimle beraber olmayacaklar”, sözüne benzer sözler söyleyecekler mi?
***
Unutulmasın; Babuçcu bu sözü söylediğinde Abdullah Bey Cumhurbaşkanı, Ali Babacan da bakan idi. Tarih de 2013 yılının nisan başıydı… Bu, “üttüm oynamıyorum!” yaklaşımına tepkileri ne olmuştu acaba? “Bu ne biçim söz!”, dediklerini hiç duyanınız oldu mu? Şahsen ben duymadım.
***
Kayseri özelinde, kimlerle yola çıkacaklarını gördüğüm anda gidişatları hakkında bir değerlendirmem olacak. Ama şunu söyleyebilirim, siyasal hayatımızda önemli bir yere oturacakları muhakkak. Hareketi küçümsememek gerekir. Merkez sağda, merkeze yakın bir siyasal harekete çok ihtiyaç var, tıpkı ANAP gibi…
***
Fert planında, fikren ve zirken bir birlikteliğimiz olamaz, olabileceğini de sanmıyorum. “Liberal demokrasiye” inanan birisiyim. O nedenle; demokrasi, laik hukuk, bireysel hak ve özgürlükler, katılımcılık, saydamlık, çoğulculuk, kuvvetler ayrılığı düzleminde buluşmamız mümkün. O nedenle de “oy” verebilirim. 1969’dan beri kimlere oy vermedim ki?

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV