banner153
23 Ekim 2019 Çarşamba

ANAYASAL GÜVENCE ALTINA ALINMALIDIR

Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağrı Çağlar Sinmez, hayvan haklarının anayasal güvense altına alınması gerektiğini söyledi.

05 Ekim 2019 Cumartesi 21:50
Bu haber 156 kez okundu
ANAYASAL GÜVENCE ALTINA ALINMALIDIR
Haberici -->
Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağrı Çağlar Sinmez, hayvan haklarının anayasal güvense altına alınması gerektiğini söyledi.

Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağrı Çağlar Sinmez, yaptığı açıklamada, “Dünyada bilinen ilk hayvan hakları hareketi 19.yy İngiltere’sinde, anestezi verilmemiş hayvanların bilimsel araştırmalarda kullanılmalarına karşı çıkan ve 1876 da kabul edilen “Hayvanlara Karşı Zulüm Yasası”nın yürürlüğe girmesiyle sonuçlanan süreçte başlamıştır. Avrupa’da 1970’lerde başlayan hayvanlara karşı insan davranışlarında olumlu yöndeki eğilimin dünya genelinde yaygınlaşması 1980’lerde olmuştur. Türk toplumunda hayvan sevgisi ve korunması bilinci ise çok eski tarihlere dayanmaktadır. Selçuklu ve Osmanlı Devletleri döneminde hayvanlara büyük sevgi ve şefkat gösterilmiş, hayvanların bakımı ve korunmasına ilişkin uygulamalara büyük bir önem verilmiştir. Özellikle toplumsal dokunun bir parçası olarak kabul edilen sokak hayvanlarının beslenmeleri için vakıflar, hastaneler, yaşlı bakım çiftlikleri kurulmuş, hayvanları korumaya yönelik kanunlar, fermanlar çıkarılmıştır” dedi.

Doç. Dr. Çağrı Çağlar Sinmez, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Hayvanların iyi şartlarda bakılmasının sağlanması, hayvanları korumak ve iyi davranılmasını sağlamak amacıyla İngiliz hayvan severler 1882 yılında bir araya gelerek; “Hayvanları Koruma Birliği”ni kurmuşlar, daha sonra birçok ülkede kurulan derneklerin birleşmesiyle Hollanda’nın başkenti Lahey’de “Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu” kurulmuştur. Bu kuruluş 1931 yılında yaptığı toplantıda 4 Ekim tarihini; “Dünya Hayvanları Koruma Günü” olarak ilan etmiştir. Bu tarihten sonra “Hayvanları Koruma Günü” insanların hayvanlara karşı sevgi ve şefkat duygularını uyandırarak, onların korunmasını sağlamak amacıyla tüm dünyada kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye’de 2004 yılında yürürlüğe giren “5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu” ile birlikte hayvan hakları konusunda ilk çağdaş nitelikli yasal düzenleme yürürlüğe girmiştir. Ancak her gün görsel ve yazılı basında hayvanların uğradıkları işkence, kötü muamele ve istismar haberleri ülkemizde Hayvanları Koruma Kanunu’nun yetersiz ve eksik kaldığı eleştirilerini de beraberinde getirmektedir. Bu toplumsal eleştiriler ve uygulamalardaki aksaklıklar nedeniyle Adalet Bakanlığı ve TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu tarafından kanun değişiklikleri ve raporlar hazırlanmaktadır.”

“Revize edilecek olan Hayvanları Koruma Kanunu’nda hayvanlara karşı her türlü eziyetin kabahat olarak değil, suç olarak kabul edilmesi gündeme getirilmiştir” diyen Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağrı Çağlar Sinmez, “Düzenlenecek cezaî yaptırımın, işkence, eziyet, tecavüz ve öldürme gibi suçlar için alt limitinin en az 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi tasarlanmıştır. Cezaların iki yıl asgari olarak belirlenmesinin nedeni ceza infaz yasalarımıza göre fiili olarak hapiste kalmanın alt limitinin iki yıl olarak belirlenmesinden kaynaklanmaktadır. Önerimiz Türk Ceza Kanunu’nda yapılacak değişiklikle verilecek adli hapis cezalarının para cezasına çevrilememesi, ertelenememesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilemeyeceği düzenlemelerin getirilmesidir. Bu vesileyle, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde, doğayı bizimle paylaşan sevimli dostların yaşama haklarının güvence altına alınması ve mutluluklarının devamının sağlanması hususunda herkesi görevlerini samimiyetle yerine getirmeye ve sorumlu davranmaya davet ediyoruz” dedi.

 

HABER MERKEZİ

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV