banner153
banner156
30 Mayıs 2020 Cumartesi

BAŞIMIZDAKİ SAÇLAR KADAR ŞEHİDİMİZ OLMUŞTUR

Kayseri Birleşik Kafkasya Derneği Çerkes Soykırımı’nın 156. yılında şehitleri 156 hatim ve dualar ile andı. Dernek binasında sosyal mesafeye uyularak 10 kişiyi geçmeden yapılan anma programında hüzün ve duygusal bir ortam oluştu. Dernek Başkanı Cemil Görücü sürgün ve soykırım hakkında yaptığı konuşmasında, “Başımızdaki saçlar kadar şehidimiz olmuştur. Acının, çilenin, ızdırabın adı olan Çerkes Sürgünü gözyaşıdır. Tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz” dedi.

23 Mayıs 2020 Cumartesi 18:54
Bu haber 327 kez okundu
BAŞIMIZDAKİ SAÇLAR KADAR ŞEHİDİMİZ OLMUŞTUR
Haberici -->

Kayseri Birleşik Kafkasya Derneği Çerkes Soykırımı’nın 156. yılında şehitleri 156 hatim ve  dualar ile andı. Dernek binasında sosyal mesafeye uyularak 10 kişiyi geçmeden yapılan anma programında hüzün ve duygusal bir ortam oluştu. Dernek Başkanı Cemil Görücü sürgün ve soykırım hakkında yaptığı konuşmasında, “Başımızdaki saçlar kadar şehidimiz olmuştur. Acının, çilenin, ızdırabın adı olan Çerkes Sürgünü gözyaşıdır. Tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz” dedi.

Dünyanın en büyük sürgünü, soykırımına maruz kalan Çerkesler 156 yıl sonra da ecdadını rahmet ve dualar ile andı. Birleşik Kafkasya Derneği Başkanı Cemil Görücü yaptığı duygulu açıklamada şunları söyledi: “Çerkes Soykırımı 19. yüzyılda, özellikle 1864 yılında yoğunlaşmak ve başta Adığeler ve Abhazlar olmak üzere sürgün edilmişlerdir. Bu olay sonunda bir milyonun üzerinde bir nüfus Osmanlı topraklarına yerleşmiştir. 

21 Mayıs 1864; 300 yıl süren Kafkas - Rus savaşlarının sona ermesi ve Kuzey Kafkas halklarının sürgüne zorlanmasının başlangıç tarihidir. Bu tarihten sonra Çerkes toplulukları dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmışlardır. Sürgün süreci içerisinde birçok insan hayatını kaybetmiş, sürüldükleri topraklarda ise hastalık, açlık ve yoksulluk gibi problemlerle karşı karşıya kalmışlardır.

Modern tarihin en büyük kitlesel nüfus hareketlerinden biri olan Çerkes sürgünü (Henze, 1986: 247) esnasında deniz gibi kan akıtıldı. Gemiye binmek için aç bîilaç kıyıda yağmur çamur içinde, ölüm iniltileriyle bekleşenler, yanaşan gemiye üşüşüp taşıma kapasitesinin çok üzerinde biniyorlardı. Gemiler de daha fazla para alabilmek için çok yolcu alıyor, bu yüzden fazla yol almadan batan gemilere sık rastlanıyordu. 1864 Mayısında, Trabzon'daki Rus konsolosunun yazdığına göre 30 bin kişi açlık ve hastalıktan kırıldı. Gemilerde hastalık alameti gösteren olursa derhal denize atılırdı.

Onun için, Karadeniz en çok bize karadır. Karadeniz 1864’de yüzen mezarlık olmuştur. Kuşlar o zaman yuvalarını insan saçları ile yapmıştır. Başımızdaki saçlar kadar şehidimiz olmuştur. Acının, çilenin, ızdırabın adı olan Çerkes Sürgünü gözyaşıdır. Tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.”

 

ERSAN TEMİZEL

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV