banner153
21 Ekim 2020 Çarşamba

BİZİ PANDEMİ DEĞİL İŞSİZLİK VE AÇLIK ÖLDÜRECEK

Vatandaşın sorunlarını anlatmak ve çözüm bulmak için kendisine yaptığı davetlere yetişemez olduğunu anlatan İYİ Parti Kayseri Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Kazım Yücel, “Halkımızın gündeminde pandemi değil işsizlik ve açlık olduğunu gördük. Halkımız, ‘Bizi pandemi değil işsizlik ve açlık öldürecek’ diyor. Sabah kazandığı para ertesi sabaha kadar yetmiyor” dedi.

06 Ekim 2020 Salı 07:12
Bu haber 391 kez okundu
BİZİ PANDEMİ DEĞİL İŞSİZLİK VE AÇLIK ÖLDÜRECEK
Haberici -->

Vatandaşın sorunlarını anlatmak ve çözüm bulmak için kendisine yaptığı davetlere yetişemez olduğunu anlatan İYİ Parti Kayseri Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Kazım Yücel, “Halkımızın gündeminde pandemi değil işsizlik ve açlık olduğunu gördük. Halkımız, ‘Bizi pandemi değil işsizlik ve açlık öldürecek’ diyor. Sabah kazandığı para ertesi sabaha kadar yetmiyor” dedi.

Kentte çiftçi, esnaf, besici ve vatandaşın derdini anlatmak ve çözüm bulmak için davet ettiği İYİ Partili Kazım Yücel, gece gündüz demeden halkın sorunlarını dinleyerek çözüme kavuşturması dikkat çekiyor. Vatandaşın davetlerine yetişemez olduğunu anlatan İYİ Partili Kazım Yücel, sahada halkın sorunlarını dinleyince insanların en büyük derdinin ev geçimi, işsizlik, açlık olduğunu gördüklerini ifade etti. Yücel, sahada halkın yaşadıklarını şöyle paylaştı;

BÜTÜN SİYASETÇİYİ ÇAĞIRIYOR

“Halkta o kadar ciddi sorun var ki; halkın artık bir siyasetçiye, siyasetin tepesine ulaşacak ve sorunları dile getirecek kişilere o kadar çok ihtiyacı var. Bizi değil ama aslında hepimizi çağırıyor. Duyarlı olan arkadaşlarda benim gibi sahada ve halkımızı dinliyorlar. Biz çözüm noktasında olan bir siyasi parti değiliz. Çözmek için bir belediye başkanlığı almış değiliz yada iktidar olan partisi değiliz. Ancak en azından siyaseten söylediğimiz konuların basın tarafından, yetkililer tarafından dinleniyor olması açısından insanlarımızın dertlerini dinliyor, önemsediğimiz ve çözülmesi gerekenleri paylaşıyoruz. Çare olmaya çalışıyoruz.”

SABAH KAZANDIĞI ERTESİ SABAHA YETMİYOR

“Vatandaşın en büyük derdi ev geçimi. Vatandaş karnını doyurmak derdinde. Vatandaş sadece karnını doyursa pandemi döneminde şükredecek. Pandemi ile ilgili rahatsızlık var. Vatandaşımız sabah kazandığını yarın ertesi sabaha kadar yiyebileceği parası var. Yetmiyor. Bugün çıkıp kazanmasa bu parayla yarını görme şansı yok. O zamana kadar açlıktan ölecek. Pandemi döneminde halkımızın artık hangi konuyu önemsediklerini sorarsanız. Bu sahadaki gezimizde şunu gördük. Pandemiden çok işsizlik ve açlığı önemsiyor. Pandemi belki öldürebilir. Tedavisi olabilir. Ama açlığın, işsizliğin tedavisi yok diyorlar.”

TARIMCININ SUYUNU KESMİŞLER

“Tarımcının yanına gidiyoruz. Suyunu kesmişler. Tarıma destek verelim derken suyunu keserseniz nasıl tarımcı, çiftçi, hangi şartlarda tarlasından çıkarttığı ürünü satarak kızını oğlunu evlendirecek, evini geçindirecek. Karnını doyuracak. Kışın evinde rahatlıkla geçimini sağlayacak. Pazarcıya gidiyorsunuz. Bazıları memnun. Ama geneli memnun değil. Limon satıyorum diyor. C vitamini iyi geliyor hastalık için diyorlar. Satışı fazla oldu. Ben 3 liraya alıyorum. Limonun fiyatı 6 lira oldu diyor. Burada uyanıklık var. Ülkemizde böyle.”

PAZARCI BÜROKRASİYLE UĞRAŞIYOR

“Pazarcının derdi eskiden günlük sattığı ürünlerdi. Bugün artık bürokrasi ile uğraşıyorlar. Kurallar silsilesi o kadar çok bunaltmış ki. Zabıta baskısı. Vatandaşın olur olmaz şikayeti. Pazarcının ürünü bulup pahalıya bulmasına kadar büyük sorun yaşıyorlar.

Sahabiye de bir Pazar vardı. Bir yol üzerinde Pazar oluşturulmuş. Nereye kadar gidecek belli değil. Buradaki kentsel dönüşüm projesi 35 yıl sürer. Biz burada Pazar yerini şart olduğunu söyledik. Dile getirdik. Şimdi Refika Küçükçalık okulunun arka tarafındaki alanın Pazar yeri oluşturulması düşünülüyor. Bu pazarcı için iyi olacaktır.”

HALKIMIZIN AYAĞINA GİDİYORUZ

“Sosyal medyadan gelen mesajlar o kadar çok ki, bizim de sorumuzu bir dinleyin başkanım. Sorunumuza çözen yok. Bize bakar mısınız diyorlar. Siyasette geriye dönmek karlıdır. Çünkü 80-90’lı yıllar önemlidir. Siyasetin temiz yaşandığı dönem 80 ve 90’lı yıllardır. Biz o dönemi de dikkate alarak çalışıyoruz ve halkımızın ayağına gidiyoruz. Ki genel başkanımız bize teşekkür ediyor. Sizi halkın arasında pazarda çarşıda geziyorsunuz diye teşekkür ediyor. Halkımızla iç içe olmamızın önemine işaret ediyor. Biz siyaseten bir hemşerimizden aldığımız ana muhalefet oyunu bu şehri ülkeyi yönetiyoruz edasıyla değil onların ayaklarına giderek sorunlarını dinlemek ve çözüm bulmak için mücadele edeceğiz.”

SİYASETÇİNİN SEÇİLMİŞİN İÇİN BOYUN BORCUDUR

“Meclis üyeleri, muhtarlar, başkanlar. Hepimiz seçilmişiz. O nedenle hepimiz insanlarımızın yaşadığı en küçük sorunu bile dile getirmek zorundayız. Çözüme kavuşturmak zorundayız. Bu siyasetçi için bir boyun borcudur. Bunları yaptık diye biz mutlu değiliz. Ama diğer arkadaşların mülayim davranışları konuyu bize yönlendiriyor. Ben birkaç günde bir olsa da sorunları çok olan halkımızın dile getirdiği büyük sorunları kamuoyuna ve yetkilere taşıyoruz. Ben haz alıyorum. Dua alıyorum. Buna devam edeceğiz.”

SORUNLARINI ANLATAN AK PARTİLİ KARDEŞLERİMİZDE VAR

“Gittiğimiz yerlerde siyaset yapmıyoruz. Siyaseti kullanmıyoruz. AK Parti, CHP, İYİ Parti ifadeleri doğal olarak geçiyor. Ortada seçim yok. Yapılacak ve istenilen şeyler nedir onu dinliyoruz. Dikkatlice. Onu çözüme kavuşturmak için çalışıyoruz. Ki her partiden insanımızda bize sorunlarını ve dertlerini aktarıyor. AK Partili kardeşlerimiz bile sorunlarını bize anlatıyor. Çözüm istiyor. Bazı arkadaşlar oy verdiği siyasi parti için bu partiye oy verdim. Vermeseydim. Elim kırılsaydı diyorlar. Ama biz bunlara takılmıyoruz. Onlara da şunu söylüyoruz. Sorunlarınızı dinlemeye geliyoruz dedik. Ki gittiğimiz yerde de halkın sorunları ortak. Hepsi farklı siyasi görüşte ama yaşadıkları sıkıntı aynı. Biz bunları dile getiriyoruz. Bunu dile getirmek ve çözüme kavuşturmak bizleri memnun ediyor.”

En büyük korkusu açlık

“Muhtarların birçoğu belli bir siyasi partiye bağlılar. Biz halkımızın ayağına oyları için gitmiyoruz. Biz halkımız sorunları için gidiyoruz. Nasılsınız diye gidiyoruz. İyiyiz derlerse onu da söylüyoruz. Hali durumu iyi olan insanlarla karşılaşmadık. Herkesin sıkıntısı ortak. Evine götüreceği ekmek sıkıntısı. Pandemiyi bile bu kadar konuşmuyorlar. Hükümet bunu baskın konuşuyor. Ama vatandaş pandemiyi sadece ceza yerim korkusuyla maske takarak geçiriyor. İnsanımızın en büyük korksusu açlık.”

 

 

HABER MERKEZİ

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV
banner157