banner87
26 Haziran 2019 Çarşamba

DÜŞÜNÜRÜM AMA…

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 12 yıl başdanışmanlığını yapan Ahmet Sever, Gül’ün yaşadıklarını kitaplaştırdı. Sever, Gül’ün siyasete dönüp dönmeyeceği ile ilgili açıklamasında, “Can atar bir havası yok. Gerçekten bana ihtiyaç duyarlarsa, o zaman düşünürüm. Tabii bunu kendi şartlarımı ortaya koyarak yaparım” dediğini belirtti.

15 Haziran 2015 Pazartesi 09:41
Bu haber 588 kez okundu
DÜŞÜNÜRÜM AMA…
Haberici -->
 Dün raflarda yerini alan kitabı Abdullah Gül’ün de okuyup onayladığı belirtiliyor. Daha önce yayımlanması planlanan kitap, Abdullah Gül’ün ricasıyla seçin sonrası bırakılmıştı. Hürriyet’ten Çınar Oksay’a konuşan Ahmet Sever, Gül ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

YÜCE DİVANA GÖNDERİRİM

Ahmet Sever, kitabında 17/25 Aralık sonrası Abdullah Gül’ün “Ben aşağıya insem” diye söze girdiğini ve “Türkiye’yi kısa sürede yıldızının parladığı döneme tekrar götürürüm. AB sürecini yeniden canlandırırım. Dış politikadaki yanlışları düzeltirim. Ülke çok kutuplaştı, bunu giderecek adımları peş peşe atarım. Demokratikleşmeye ağırlık veririm. Haklarında yolsuzluk iddiası bulunan dört bakanı derhal Yüce Divan’a gönderirim…” dediğini aktardı.

Siyasete dönmesi konusunda da konuşan Sever, “Can atar bir havası yok. Aynı noktada. Seçimden sonra Recep Tayyip Erdoğan’ı ve Ahmet Davutoğlu’nu arayıp hükümet kurulması konusunda cesaretlendirmiş. Türkiye’nin hükümetsiz kalmaması için, içinde AK Parti’nin olacağı koalisyona teşvik ediyor. Gelişmeler ne gösterir bilinmez. “Gerçekten bana ihtiyaç duyarlarsa, o zaman düşünürüm. Tabii bunu kendi şartlarımı ortaya koyarak yaparım” dedi.

Gezi olayları ile ilgili Gül’ün bariyerleri kaldırma noktasında İstanbul Valisi’ni aradığını da belirten Sever’in söyleşisinden o kesitler:

“Bu yönetim farkı en çok Gezi’de ortaya çıkmış galiba…

 

- İlk çadırlar yakıldığında çok kaygılandı. Tepkisi şuydu: “Bu yangını küçükken söndürmek lazım.” Gül bir çevre duyarlılığı, tepki olarak gördü. Başbakan ise kendisini devirmeye yönelik eylem olarak…

 

Polise bariyerleri kaldırtmış…

 

- Herkes yürüyüşe geçtiği anda vali, Taksim’e girişi yasakladı, bariyer kurdurdu. Abdullah Gül, ateşle barut bir araya gelecek diye endişelendi. Göstericiler bariyerleri aşıp meydana girmeye çalışacaktı. Kan dökülecekti.

 

Ne yaptı?

 

- Valiyi aradı, “Kaldırın, çok kötü şeyler olacak” dedi. Vali “Aynı görüşteyim ama Sayın Başbakan’ı ikna edemiyoruz. Bir tek siz ikna edebilirsiniz, lütfen devreye girin” diye konuştu. Başbakan’ı aradı. Zor olmakla beraber ikna etti. Bariyerler kalktı o gün.

 

Cumhurbaşkanı’nın Başbakan üzerinde ikna gücü var mı?

 

- Elbette. Hükümetteyken çok vardı. Arada bir, Erdoğan’ı uyarmak için masa altından tekme attığı bile olurmuş. Danıştay’da da kameraların önünde sakinleştirmek için çok uğraştı. Ama son dönemde ayrışma giderek derinleşti.

 

Gül’ün 17-25 Aralık’ta dünyasının karardığını, ‘Sabaha kadar uyuyamadım, aklım almıyor, olanlara inanamıyorum” dediğini yazmışsınız. Hükümet 17-25 Aralık’la ilgili ‘montaj’, ‘darbe girişimi’ savunması yaptı. Gül bunlara inanmadı mı?

 

- “Kesin böyle olmuştur” diye düşünmedi. Ama yaklaşımı benimsemedi. Üstüne gidilmesi, bakanların Yüce Divan’da aklanması gerektiğini düşündü.

 

“Tapeleri dinlemeye gönlü elvermedi” diyorsunuz. Neden?

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV