banner87
17 Aralık 2017 Pazar

KİMİ VAZGEÇTİ KİMİ ŞİKÂYETÇİ OLDU

Melikşah davasında iki gün sürdü ve sanıklarla müştekiler ifade verdi

07 Aralık 2017 Perşembe 06:59
Bu haber 391 kez okundu
 KİMİ VAZGEÇTİ KİMİ ŞİKÂYETÇİ OLDU

Melikşah davasının ikinci gününde sanık savunmaları tamamlandı ve müştekiler ilk kez mahkemede ifade verdi. Duruşmada, bazı müştekiler sanıklardan şikayetçi olmadıklarını söylerken, bazıları da şikayetçi olduğunu belirtti. Belediyelerden şikayetçi olduklarını söyleyenlerde vardı.

Melikşah Üniversitesinin arazisini genişletmek için imar değişikliği ve kamulaştırma vaadiyle arsalarını aldıkları kişileri dolandırdıkları iddiasıyla haklarında dava açılan mütevelli heyeti üyelerinin ile işadamları yargılanıyor. Davada müştekiler de ifade verdi.

Melikşah davasında üniversitenin eski mütevelli heyet başkanlarından işadamı Memduh Boydak, yine işadamlarından Hamdi Kınaş, eski KAYSO Meclis Başkanı Nurettin Okandan, Ömer Bozok ile birlikte toplam 31 sanıktan duruşmaya katılanlar savunmalarını yaptı.

Memduh Boydak ve Ömer Bozok’ta duruşmada savunma yaparak, arsalarla ilgili yapılan nitelikli dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmediler. Boydak, “Burası eğer terör yuvası ise birilerinin buna engel olması gerekiyordu” dedi.

İLK İFADEYİ SANIK ÖMER BOZOK VERDİ

Melikşah davasının ikinci gününde sanıklar ifade vermeye devam etti. İşadamı Ömer Bozok, sanık olarak ifade verdiği duruşmada, arsa satışı ile ilgili kendisine yönelik yapılan suçlamalara cevap verdi. Kayseri’de inşaat sektörüne girdikten sonda Melikşah Üniversitesi kurulmadan önce müştekilerden Ali Deniz ile tanıştıklarını aktaran Ömer Bozok, kendisiyle farklı semtte bir anlaşma yaparak iş yaptığını anlattı. Bozok, daha sonraki yıllarda üniversitenin kurulma kararı ile birlikte Ali Deniz’in Tavlusun bölgesindeki, üniversiteye yakın yerde bulunan arsası için anlaşma yaptıklarını ve sözleşme imzaladıklarını belirtti.

Ömer Bozok, sonrasında yaşananları şöyle anlattı: “Biz Ali Deniz ve yanındakilerle Melikşah Üniversitesi yanındaki arsaları ile ilgili olarak inşaat şirketimle sözleşme imzaladık. 2007 yılında anlaşmayı yaptık. Ali Deniz ile o zaman Talas Belediyesine gittik. Burası ile ilgili belediyede 0.60 yoğunluk olduğunu ve imarla ilgili çalışma yapıldığını öğrendik. 1-2 yıl içinde imarla ilgili çalışma biteceği söylendi. Projenin sunulmasıyla birlikte arsaya şantiye binası yaptık. Talas Belediyesi buradaki imar çalışmasının uzayacağını belirtince bizde binayı kaldırdık. 1 yıl sonra da üniversite yapıldı. Yüksek gerilim nedeniyle bu bölgede 2010 yılında yoğunluk artışı olmadı. Bizim de bu nedenle zararımız oldu. 2010 yılında, kızımın da üniversitede okuması hasebiyle beni çağırdılar ve buradaki imar yoğunluğunu anlatmam için Ali Deniz ile görüşmemi istediler. Bende o bölgede arsa ile ilgili durumu sordum. Bazı inşaat şirketlerinin 400-500 metrekare arsa için bir daire verdiklerini öğrendim. Bu şekli ile hesap ettim ve 0.60 yoğunluğa göre iki katı verildiğini gördüm. Bende bu durumu Ali Deniz ve beraberindekilere anlattım. Yoğunluğun belediye tarafından artırılması gerektiğini anlattım.”

ÜNİVERSİTEYE DAVET ETTİLER

Konuyu kişilere ilettikten sonra Halit Gazezoğlu ile Veli Demirci şahıslarla görüşmek istediklerini anlatan Ömer Bozok, “Şahısları üniversiteye davet ettiler. Bildiğim kadarıyla da anlaşma sağlayamadılar. Ben başka bir semtte Ali Deniz’in işini 2012’ye kadar yaptım. Bana arsa satışı ile ilgili olarak yardımcı olmadığım için de Ali Deniz sitem etti. 2013 yılından sonrada arsa ile ilgili ne yaptıklarını bilmiyorum ve görüşmem de olmadı. Daha sonra Levent ve İbrahim Eker, babalarından kalan arsaları için görüşmeye geldi. Ben bunların dışında arsa konusunda kimseyle görüşmedim. Kendilerine de bili verdim. Dairenin yarısını alıyordu. Ben beklemelerini tavsiye ettim. Sürekli bana ihtiyaç için satacaklarını söylediler. 5-6 sonra Erol Karadurdu aracılıyla üniversite ile bir kısmı para olmak üzere daire karşılığında anlaştıklarını duydum. Önce tapuyu verdiklerini parayı alamadıklarını uydum. Sonrasında işi hallettiklerini öğrendim. Ben kimseye tapu dairesinde tapu alıp da imza attırmadım. Kimsenin tapusunu da almadım” diye ifade verdi.

BELEDİYE YOĞUNLUK DEĞERİNİ ARTIRMIŞ

Ömer Bozok, üniversite yanındaki arsalarla ilgili Talas ve Büyükşehir Belediyesinin 0.60 yoğunluk ile ilgili yeni bir karar aldığını belirtti. Bozok, “Büyükşehir Belediyesi, 0.60 yoğunluğu şuan 1.20’ye çıkartmış. Kim mağdur oldu kim maddi kaybı var bilmiyorum. Ama bende mağdur oldum. FETÖ-PDY örgütü üyesi değilim, nitelikli dolandırıcılık suçlamaları da bizi kahrediyor. Beraatımı istiyorum” dedi.

Avukatların bölgede belediyenin yeni uyguladığı yoğunluk ile geçmiş dönemde üniversite yönetiminin arsaya verdiği değeri ile ilgili iki katı ifadesini sordular. O tarihte yapılan ödemelerin bugün belediye tarafından artırılan yoğunluk için eşit mi? sorusuna yanıt veren Bozok, “Melikşah Üniversitesi arsayı alırken 0.60 yoğunluk hesabının iki katı ödeme yapmış. Yani bugünkü değeri ile aynıya dek geliyor” diye cevapladı.

ÜNİVERSİTE GENEL SEKRETERİ SAVUNMA YAPTI

KHK ile kapatılan Melikşah Üniversitesi’nin Genel Sekreteri Veli Demirci, davada sanık olarak ifade verdi. Duruşmada ifadesine genel sekreterlik görevi ile ilgili kanunlardaki tanımını anlatarak başlayan Demirci, “Üniversiteler yılda bir kez YÖK denetimine tabidir. Bu denetim heyetinin içinde Danıştay’dan hakim, diğer kurumlardan müfettişler olur. Bu denetim ve denetim raporları ortadır. En küçük bir kanunsuzluk yada terör bağlantısı çıkmamıştır. Bunların dikkate alınmasını isterim” dedi.

Demirci, arsa alımlarıyla ilgili suçlamalar hakkında da ifade vererek, “Öncelikli olarak 2010-2012 yıllarında üniversitede görevli Özcan isminde birinden bahsediliyor. Müştekilerin bahsettiği tarihlerde o isimde birisi üniversitede çalışmadı. Bir gün Ömer Bozok ile Ali Deniz üniversiteye geldiler. Bir görüşmemiz oldu. Ama orada arsa konusu gündeme gelmedi. Ali Deniz ve Bozok’a üniversite faaliyetleriyle ilgili bilgi verdik. Yemekhanedeye geçtik ve orada yemek ikramı oldu. Görüşmeler yapıldı. Ama ben bu görüşmede yer almadım. Sonrasında üniversiteden ayrılırken Ali Deniz, ağaç dikim programı vardı ve orada Ömer beyinde söylemi üzerine kendisi fidan dikti. Sonra dua etti. Ayrıldılar. Üniversiteye arsa alımı ile ilgili vakıf görüşmeleri yapardı. Kaldı ki, üniversite için alınan arsa yada yapılan binalar devletin malı olur. Kanun gereği bu yapılar, arsalar kamu malı olarak geçer. Hiç kimse isteğine göre değerlendiremez. Kullanamaz. Kanunda belirtilen şekli ile kullanılır. Değerlendirilir” diye konuştu.

Arsalara dikilen tabelalarla ilgili de bilgi veren Demirci, “Bazı arsalara Melikşah tarafından arsasının alındığına dair tabelalar dikilmiş. Bunula ilgili konu yapı işlerini ilgilendiriyordu. Bununla ilgili yönetimden emir alınmış ve tabela dikilmiş olabilir. Satın alınan arsalarla ilgili. Bununla beraber yanlışlık yapılmış olabilir” dedi.

İmar planı ile ilgili uygulamaları Talas ve Büyükşehir Belediyesinin yaptığını aktaran Veli Demirci, “Bizim de o dönemde bildiğimiz belediyenin yüksek gerilim hattına kadar imar planı yaptığı yönünde idi. Bizim de çok bir bilgimiz yoktu” dedi.

Veli Demirci’nin avukatı Emre Ayan, müvekkilinin sadece orada bir çalışan olduğunu, Melikşah Üniversitesi binaları ve arsalarının vakıflarla ilgili yönetmelik, kanunlara göre kamu malı olduğunu belirterek, kimsenin buradan şahsi menfaat sağlamadığını belirtti. Ayan, 17-25 Aralık tarihlerinin milat alındığını ve o tarihten sonraki işlemlerle ilgili kişilerinde yargılandığını anımsatarak, “Milat olarak anılan tarihteki kişiler, o tarihte kahramanlardı. Şimdi bugün vatan haini oldular. Demek ki; burada hassas bir konu var ve insanlar, aileleri ile mağdur edilmemelidir” diye konuştu.

BENİM HAKKINDA SUÇLAMALARDA İSMİM GEÇMİYOR

Sanıklardan Ahmet Mercan, davadaki 16 ayrı dosyada şahsı ile ilgili beyanların olmadığını, müşteki, tanıkların kendisini tanımadığını ve mağdur olduğunu söyledi. Beratını isteyen Ahmet Mercan, mütevelli heyet üyeliği yaptığı dönemde arsa ile ilgili görüşmeler yada imza atma konusu olmadığını ifade etti.

EMLAKÇI SANIK OLARAK İFADE VERDİ

Davada sanık 31 kişinin arasında ismi yer alan o dönem emlakçılık yapan Erol Karadurdu, sanıkların yalan söylediğini, suçları inkar ettiğini belirtti. Kendisinin emlakçı olduğunu ve bazı arsaları satın aldığını, sonrasında Melikşah Üniversitesine satışta aracılık yaptığını belirten Karadurdu, “Benim üniversite ile bir bağlantım yoktur. Emlakçılık yapıyorum. O zaman benden arsa talep ettiler. Görüştüm. Ayşe Alakuş arsasını ben aldım. Benden aldılar. Aracılık yaptım. Ekrem Yücel diye birisi var. Şikayetçi olmadı. Parasını alamadı. Gelmesini söyledim. Şikayetçi olmasını söyledim ama gelmiyor. Ben o dönemi biliyorum. Arsalar değerinde alınıp satılmadı. Düşük bedeli olduğunu biliyorlar. Üniversite beni daha sonra aradan çıkarttı. Diskalifiye etti. Üniversite içine bile aldırmadılar” dedi.

MEMDUH BOYDAK SAVUNMA YAPTI

Memduh Boydak, duruşmada ifade verdi. Başka suçtan tutuklu sanık iş adamı Memduh Boydak, Türkiye'de ilk vakıf üniversitesini kendilerinin açtığını söyledi. Bu vakfın mütevelli heyetinde 1,5 yıl başkanlık yaptığını ifade eden Boydak, üniversite adına tehditle para toplayıp nitelikli dolandırıcılık yaptığı ya da bu suça teşebbüs suçlamalarının doğru olmadığını belirterek, kabul etmedi.

Maddi olarak ailesinin ve kendisinin ülkenin önde gelen isimlerinden olduğunu anımsatan Boydak, "Allah rızası için yapılacak böyle bir iş için nitelikli dolandırıcılık denmesine kargalar bile güler. Üniversite, 21 Temmuz 2016 tarihine kadar faaliyetini yürüttü. Kapanmadan önce 5 binin üzerinde öğrencisi vardı. Kamu tüzel kişiliğine haiz bir üniversiteydi. Melikşah Üniversitesi, kamu üniversitesi ise müştekinin zararına üniversitenin yararına nitelikli dolandırıcılık mümkün değildir. Burası eğer terör yuvası ise birilerinin buna engel olması gerekiyordu. Kapandığı tarihe kadar da burasının terör yuvası olduğuna dair bir olgu yoktur. İddiaları kabul etmiyorum, beraatımı talep ediyorum" dedi.

MÜŞTEKİLER İFADE VERDİ

Davada sanıkların ifadeleri alındıktan sonra müştekiler ifade vermeye başladı. İlk olarak müşteki Abdullatif Kılıç ifade verdi. Emniyetteki ifadesini aynen kabul ettiğini belirten Kılıç, “Veli Demirci ile ki kez görüştüm. Ben arsa ile ilgili ilk önce 500 metreye bir arsa verdiklerini daha sonra 250-300 metreye bir daire verdiklerini ve anlaşma olmadığını söyledim. Görüşmelerde Necmi Somtaş ile arsayı konuştuk. Yardımcı olmamı istediler. Üniversite için yapıldığını belirttiler. Ben öğretmenim ve 4 çocuğum olduğunu yardımcı olamayacağımı söyledim. 2012 yılında Talas Belediyesi, arsaların bulunduğu yeri eğitim sahası yaptı. Necmi beyle görüştük. 3 daire verdiler. Kabul etmedim. Belediyeden talebimiz oldu. O talebimizde kabul olmadı” dedi.

Ahmet Türkmen’in ifadesini hatırlatan Kılıç, “Arsa sahiplerinin mağdur edilmemesi yönünde görüşme olduğunu söyledi. Biz bugün arsaların bulunduğu alandaki eğitim sahası kaldırıldı. Yoğunluk artırıldı. Biz mağdur edildik. Arsam 200 metrekare ve şuan oraya molozlar dökülmüş. Melikşah’a kaldırmasını söyledik ama belediyenin döktüğü belirtildi. Mağdur edildik. Ben Necmi Somtaş ve Veli Demirci’den şikayetçiyim. Davaya katılmayacağım” şeklinde ifade verdi.

ÖNCE ŞİKAYETÇİ OLDU SONRA VAZGEÇTİ

Davada müşteki olarak ifade veren Abdulkadir Çürüttü, sanıklar arasında isimlerini saydığı bazı kişilerden şikayetçi olduğunu söyledi. Sonrasında ise, birçok konuda yardımcı oldukları ve daire tapularını aldıkları için şikayetten vazgeçtiklerini söyledi. Bazı konularda mağdur edildiklerini aktaran Çürüttü, bazı eksikliklerin giderilmesiyle ilgili taleplerin yerine geldiğini, daire tapularını aldıklarını belirterek, Hamdi Kınaş, İlhan Miraboğlu’ndan şikayetçi olduğunu söyledi sonrasında ise, şikayetçi olmadığını ve davaya katılmayacağını beyan etti.

BELEDİYE VE MÜTEVELLİ HEYETİNDEN ŞİKAYETÇİĞİM

Müşteki Ali Deniz, sahip oldukları arsadan dolayı mağdur edildiklerini ve mağduriyetleri nedeniyle belediyeden ve Melikşah Üniversitesi mütevelli heyetinden şikayetçi olduğunu söyledi.

Ali Deniz, “Arsaların bulunduğu yerde Tavlusun yolu geçiyor. Melikşah ile Tavlusun yolu arasındaki bütün arsalarla ilgili Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün burayı kendilerine tahsis ettiği, Başkan Mehmet Özhaseki’nin burayı imar ettirmeyeceğini ve ‘Burayı ya bize vereceksiniz ya bize vereceksiniz’ diyorlardı. Birçok kez bu tenkiti gördük. Ben burada 9 hissedar adına 35 kişinin vekili olarak katılıyorum. Hakkımızı almak için. Ben belediyeden ve üniversitenin mütevelli heyetinden şikayetçiğim” diye konuştu. Avukatların sorusu üzerine Ali Deniz, arsayı satmadığını, 10 yıllık süreçte mağdur edildiklerini belirtti. Kimsenin de kendisini tehdit etmediğini dile getirdi.

MAĞDUR EDİLDİM PARAMI ALAMADIM

Sanık Erol Karadurdu’nun arsasınını alım ve satımında aracı olduğunu söylediği müştekilerden Ayşe Alakuş, mağdur edildiğini ve parasını alamadığını söyledi. Tapu dairesinde koridorda kendisine imza attırıldığını belirten Ayşe Alakuş, “Ben ne para ne de ev görmedim. Mağdur edildim. Ekmeğe muhtacım. Ben bağış yapmadım. Benim mağdur olmama sebep olanlardan şikayetçiğim” diye konuştu.

YEĞENLERİ ABDULLAH GÜL’Ü SÖYLEMİŞ

Arsa sahibi olan müşteki yaşlı kadın Huriye Özsaraç, arsa ile ilgili mağdur edildiğini ve yeğenlerinin kendisine gelerek arsayı sattıklarını beyan ettiğini belirtti. Özsaraç, “Yeğenlerim kendi hisselerini satıp başka yer almışlar. Banada Cumhurbaşkanı Gül senden için daha az alsın dediğini belirttiler. Burada öğrenciler okuyacağını, kimsesiz çocukların eğitimi alacağını söyledi. Yeğenlerimiz bana bunları söyleyerek kendi hisselerini satmışlar. Melikşah Üniversitesi arsamıza zarar verirse şikayetçiğim. Yeğenlerim aldıkları yeri bize versinler” dedi.

ARSAMA 3 DAİRE VERDİLER SATMADIM

Arsalarına düşük değerde teklif verildiği için satmadığını belirten müşteki İsmail Aslan, kendilerini asıl mağdur edenin belediyeler olduğunu ve onlardan da şikayetçi olduğunu belirtti. Bölgede tarım arazisinin imara açıldığını aktaran Kılıç, “Benim arsam için 3 daire verdiler. Anayurt bölgesinde. Kabul etmedim. Arsam elimde kaldı. Kendimiz bina yapmak istedik. 3 katlı. Ama belediye eğitim alanı olduğu için müsaade etmedi. Arsamız duruyor ama mağdur edildik. Talas ve Büyükşehir Belediyesinden şikayetçiğim” diye konuştu.

KİMSEYLE GÖRÜŞMEDİM, DAVACIĞIM

Müşteki arsa sahibi Türkşen Endirlik, daha önce evde ifade verdiğini belirterek, “Hasta idim ve polisler evime geldi ifademi aldı. Benden arsamın bağışlanmasını istediler. Kimseyle görüşmedim. Melikşah’tan davacığım” diye konuştu.

 

 

 

HABER MERKEZİ

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV