banner153
11 Temmuz 2020 Cumartesi

ÖZHASEKİ: DÜNYA DÜZENİ DEĞİŞECEK GİBİ GÖZÜKÜYOR

AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, basın mensuplarının sorularını değerlendirdi.

08 Haziran 2020 Pazartesi 08:04
Bu haber 285 kez okundu
ÖZHASEKİ: DÜNYA DÜZENİ DEĞİŞECEK GİBİ GÖZÜKÜYOR
Haberici -->

AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, basın mensuplarının sorularını değerlendirdi.

AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, bilim adamlarının koronavirüs salgınının sonra dünyada pek çok şeyin değişeceğini, ekonomide ise bazı fırsatların doğacağı öngördüklerini belirtiyor. Yerel yönetimler olarak gerekli çalışma, araştırmaları yaptıklarını söyledi.

“Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”

Mehmet Özhaseki, "Koronavirüsten sonra bu süreçte iki sözcük öne çıktı. Biri 'belirsizlik' sözcüğü. Millet, 'ben bilmem, mikrop bilir' diyor. Bir belirsizlik var. İkincisi de 'Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak'. Eskisi gibi olmayacak olan ne? Başta dünya düzeni değişecek gibi gözüküyor. Tek kutuplu, tek jandarmanın olduğu bir dünya düzeninden şimdi sanki çok kutuplu bir dünya düzenine gidiş var. Zaman içerisinde hepimiz göreceğiz. Ülkelerde de birçok şey değişecek. Ekonomik olarak bir sıkıntının olacağı, işsizlik sayısının artacağı, bunun insanlara yansımasının olacağını hepimiz biliyoruz. Ekonomide birtakım fırsatlar doğuyor. Bu fırsatları da değerlendirmek lazım. Tehditleri fırsata dönüştürme kabiliyeti olan ülkeler, bunu erken yakalayabilen ülkeler ayakta kalır. Türkiye üretim üssü olmaya çok müsait bir ülke.” diye konuştu.

"Cumhurbaşkanımız yatay mimari konusunda bir kez daha haklı çıktı”

AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özhaseki, “        Tek katlı bahçeli evlerin fiyatlarının yüzde 25 arttı diyorlar. İnsanların kalabalıklardan kaçıp, bahçeli tek katlı evlere hücum etmesinin nedenleri derinlemesine mutlak araştırılmalı. Çok sıkışık alanlardan, çevredeki uydu kentlere doğru, daha rahat yürüyüş yerleri olabilen, daha kaliteli yerlere doğru mutlaka bir giriş olur. Şehir merkezlerindeki sıkışık alanların parsellerinin çok değerli hali yavaş yavaş kaybolur. Bahçeli sosyal tesis evler, daha revaçta olur. Pandemi sürecinde bu dikey mimarinin başa bela olduğunu herkes gördü. Kalabalıklarla beraber yaşamanın nihayetinde bazı sıkıntıları doğuracağı görüldü. Yatay mimariye geçişin en önemli göstergelerinden birisi de budur. Bu süreçte Sayın Cumhurbaşkanımız bir kez daha haklı çıktı. Dikey mimarinin başa bela olduğunu herkes gördü." değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye sağlıkta tercih edilen bir ülke konumunda”

Turizm sektöründen iş insanı arkadaşının anlattıklarını aktaran Özhaseki, "Amerika'da sigortan yoksa hastaneye gidemezsin. Gidersen en az 2 bin dolar ödersin. Yatarsan gecelik 200 dolar. Önden depozito alıyorlar. Depozitoyu vermezsen seni içeri de almıyorlar, sokakta ölürsün. 'Nasıl geçiniyorsunuz, sigorta mı yaptırıyorsunuz' diye sordum. 'Sigortaya para veremeyiz' dediler. 'Tüm hastalıkları biriktiriyoruz, Türkiye'ye götürüyoruz orada toptan tedavi oluyoruz’ dediler. Türkiye sağlıkta tercih edilen bir ülke konumunda. Türkiye böyle bir avantaja sahip. En çok saç ektirmek, gözlerine lazer yaptırmak, burun kaldırma gibi birçok estetik operasyonlar için geliyorlar. Uçaklar kalkıyor İstanbul'dan 200 kişilik grubu getiriyorlar, Kayseri'ye. Oradaki otele yerleştiriyorlar. Hem lazer tedavisi görüyorlar hem de Kapadokya'yı geziyor, Erciyes'e çıkıyorlar. Hem de çok uygun fiyata tedavi oluyorlar. Bunu Avrupa'da yaptırmak istese 3-4 bin dolarmış" ifadelerini kullandı.

"Çevreye saygılı projelere önem verilmeli"

Çevreye saygılı projelere önem verilmesi gerektiğine dikkat çeken Özhaseki, "Son seçimlerde gördük ki çok büyük yatırımlar ve hizmetler vatandaşlar tarafından kanıksandığı için vatandaş tarafından takdir hissi ile karşılık verilmiyor. Devasa yatırımlar yapılıyor. Vatandaş, 'Devletin işi değil mi bu zaten?' diyor. Vatandaşlar AK Parti dönemiyle adeta hizmete doydu. Vatandaşlar insana dokunan, çevreye saygılı projelere önem veriyor. 'Ben acayip yatırımlar yapacağım' diye ortaya çıkıp da milyonlarca dolar belediyelerini borçlandırmasınlar. Yıllarca belediye başkanlığı yapmış biri olarak söylüyorum. Çevreye saygılı projelere önem versinler, bu tür hizmetlere yönelsinler." dedi.

"Belediyelerimizin başarı oranı çok yüksek."

Belediyeleri 'birinci', 'ikinci' ilan eden anket firmaları olduğunu belirten Özhaseki, bunların hepsinin 'uyduruk' olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Aldıkları paraya göre birinci ilan edilen belediyeler var, anket firmalarının ortaya koydukları anketler var. Biz kendimizi kandırma anketi yapmıyoruz. Bizim anketler doğruları görmek adına, yanlışlık varsa mani olmak adına, kötü gidişat varsa el koymak adına, iyi yapan arkadaşlarımızı da sırtını sıvazlamak ve yönlendirmek adına yaptığımız anketler. Hamdolsun, anketlerde belediyelerimizin başarı oranı çok yüksek. Seçimlerden bu yana 1 sene geçtiği için belediye başkanını nasıl bulduklarını sorarak performansını değerlendiriyoruz. Pandemi sürecinde neler yaptığını sorduk. Partiye oy verip vermeyeceğini ve bu belediye başkanı yeniden aday olursa oy verip vermeyeceklerini soruyoruz. İkinci ankette bundan sonra il il çıkan anket sonucuna göre vatandaşla daha derin tahlil anketleri başlayacak. Bizim başkanlarımız ne söylemişlerse yapıyorlar. Vefa gruplarıyla müthiş uyumlu şekilde çalışmalar yaptılar."

"Hala ağlamaya devam ediyorlar"

Muhalefette oldukları belediyelerde belediye meclis üyelerinin asla hizmetleri engellemek gibi anlayış olmadığını vurgulayan Özhaseki, “Bizim meclis üyelerimize çok açık bir talimatımız var: 'Vatandaşlarımız için meclise hayırlı bir şey geldiğinde asla yok demeyin, eğer size ip atlatmaya çalışıyorlarsa ip de atlamayın'. Asla engellemek gibi bir anlayışımız yok. Mağdur edebiyatının tuttuğunu gördüler, hala ağlamaya devam ediyorlar. Sen başkan oldun arkadaş; ağlama, iş yap. Başkasına da suç bulma. Sendikalardan işten çıkarılanların sayısını tekrar aldım. 12 bin kişi seçimlerden sonra işten atılmış. İstanbul'da 5-6 bin kişi sadece. 6 bin kişinin ne günahı vardı? Sonra el altından adam almaya başladılar. Yazık gerçekten çok yazık." açıklaması bulundu.

“Camdan evin varsa başkasının camına taş atma”

Özhaseki, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yaptığı dönemde yürürlüğe giren imar barışını eleştirenlerin kaçak yapıları ortaya çıktığını belirterek “Hepsinin kendi açıkları var. Maalesef Türkiye’de maalesef iki yüzlü bir siyaset var.” dedi.

O dönem imar barışının oy birliği ile kabul edildiğini hatırlatan Özhaseki, “Fakat o oy veren adamlar bile en ufak bir şeyde konuşmaya, yasa ile ilgili sallamaya başladılar. Bu ikiyüzlülüktür. Bu konuda baş çeken adamların da nihayetinde durumları şimdi açığa çıkmaya başladı” dedi. Bu durumu ‘orta oyuna’ benzeten Özhaseki, “Madem senin de açığın var bari bu konuda konuşma. Camdan evin varsa başkasının camına taş atmayacaksın. Şurada fukaranın bir göz gecekondusunu dile getirerek siyasi istismar yapmaya çalıştılar. Ama imar barışı çok doğru bir karardı. 20 milyon vatandaşla devletin barışmasıydı.” diye konuştu.

 

Ek alanı

 

MEHMET ALTINDAĞ

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV