banner153
31 Ekim 2020 Cumartesi

HAVAALANI İHALESİ YAPILDI MI? TULUMBADA SU BİTTİ Mİ?

26 Eylül 2020, 06:44
Bu makale 649 kez okundu
HAVAALANI İHALESİ YAPILDI MI? TULUMBADA SU BİTTİ Mİ?
KADİR DAYIOĞLU
“Hafızayı beşer nisyan ile maluldür!” diye güzel bir söz var. “İnsan hafızası unutma illetli” olunca, haliyle, siyasiler de bundan yararlanır. “Oldu-oluyor, geldi-geliyor!” der, bir de bakmışsınız ne “olmuş” ve ne de “gelmiş!”
 
Bu bağlamda merhum Süleyman Demirel; “Dünyanın her yerinde ahali irrasyonel düşünme meylindedir, biz siyasiler bundan yararlanırız!”, der
 
Gazeteci değilim… Hiçbir zaman da söylemedim… Aksi, gazeteci dostlarımıza, emekçilerine saygısızlık olur. Otuz yıla yakın, kesintisiz köşe yazarım. Bu vesile ile, bir gazetecilik tabiri öğrendim; “Fikr-i takip!”…  Olayları sürekli takip etme anlamı da veriliyor. Ben de buna azami dikkat gösteririm.
 
Mesela, Kayseri Havaalanının genişletilmesi, daha nitelikli hale getirilmesi… İnanın, bu kente yakışmıyor, bu havaalanı. Bunu yıllardır yazarım. İlk zamanlarda, özellikle Başkanlardan; “Ne yapalım? Arazi, askeriyeye ait… Bunlar da bize sıcak bakmaz. O nedenle, arazi vermiyorlar!”
 
Bu gerekçeyi bir müddet dinledik. Gel zaman git zaman, üç-beş yıl önce, “ciheti askeriye”; “buyurun size 250 dönüm arazi!” dedi. Sanırım o zaman Valimiz Orhan Düzgün idi… O da haberi, müjde olarak vermişti. Bu sayede, iktidarın, önemli bir gerekçesi anlamsız kalmıştı.
***
Neredeyse, “yapıldı-yapılıyor!” diye beş yıla yakın biz zaman geçti… Hâlâ yok ortada… Bu yıl başında, Memduh Başkan, “10 Eylül’de ihalesi yapılacak”, diye müjde vermişti. Olmadı… Sadece, 14 gün gecikme ile 24 Eylül’e sarktığı konusunda bir duyum aldık. Bugün, ayın 26’sı ihaleden de ses ve seda yok.
***
Yazıyı kaleme aldığım saatlerde, henüz bir bilgi yansımadı.
Değerli Başkanım ne oldu?
***
AK Partili dostlarımız kusura kalmasınlar. “Geldi-geliyor!” türküleri ile “altın yılları” kaçırdık. Bir daha gelmez artık. Bu kadar siyasi desteğe rağmen Kayseri, genel bütçeden, rutin dışında hiçbir şey almadı.
***
“Kendi taşımızla kendi kuşumuzu vurmayı!”, “Kayseri modeli” yaratmayı bir marifet sandık. Elin oğlu güzel severken bizimkiler,  Seğmen  gezdi. Yazık oldu Kayseri’ye…
***
Tabii, tepkisiz, kopup kopup AK Parti’ye oy veren Kayseri’nin muhterem ahalisi de bunu fazlasıyla hak etti… Duyarsız STK’lar da; iktidardan çekinip ağzını açamayan TOBB ve TESK’e bağlı oda başkanları da…
 
Öyle ya, ne işi var Kayseri’nin hızlı tren, otoyol, havaalanı, tarımsal sulama ile… Hani, Yeşilhisar ile Sarımsaklı arasında bir banliyö treni işleyecekti?
 
İnanın; mesela, “dipsiz kuyuya” dönmüş Kayserispor’a aktarılan paralarla Talas ve BELSİN-Şehir Hastanesi tramvay hattı yapılırdı…
 
Şu pandemi döneminde, virüsün kol gezdiği ortamda, ambulans bulman mümkün değil. Bulsan bile, “itin öldüğü yere” yapılan Şehir Hastanesi’nden nasıl döneceksiniz? Paran varsa, özel hastanelere gideceksin. Yoksa? Başının çaresine bakacaksın.
 
İnanın, 6 Haziran’da Kayseri’ye gelince gördüm, bugünleri… Gidişin iyi olmadığını defalarca kaleme aldım. Ama bu şehrin muhterem ahalisi ve dahi yönetenler bunun farkına varamadı… Şimdi yollara düştüler ama iş işten geçti…
***
Okulların, açılamayacağını, uzaktan eğitimin kaçınılmaz olduğunu daha o günlerde söylediler, uyardılar. Onu da dinleyen olmadı. Uzaktan eğitim için olmazsa olmaz “internet” ve “bilgisayara” ihtiyacı hiç akla gelmedi… Şimdi ise, bir telaş aldı gitti…
***
Bu pandemi, ülkemizin üç gerçeğini gözler önüne serdi. Birincisi, büyük bir çoğunluğun “birikimi” bırakınız birkaç ayı, bir aylık “iaşe ve ibatesi”ne yetmiyor… İnsanlar, gün kazanıyor, gün yiyor. Nasıl sokağa çıkmasınlar, toplu taşımı kullanmasınlar.
 
“Maske takın!” diye vatandaşın üzerine üzerine gidenler, gerektiğinde ceza verenler, bir ailenin bir aylık maske giderini hesapladı mı acaba? Aynı maskeyi, günlerce takamaz. Bilenler, dört saati geçmemeli diyor. Nasıl çıkacaksanız çıkın bakalım bu işin içinden?
***
Dünya aleme yaptığımız yardımları, (Gobelse) taş çıkartacak propaganda yöntemleriyle muhterem ahaliye ilan ettik ama kendi vatandaşımız maske, temizlik malzemesi bulmakta/almakta zorlanıyor… Zatürree ve grip aşısı bulabilmenin telaşı içerisinde. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu…
***
Bunlar yetmiyormuş gibi, ABD ilaç firmalarına borcumuz 2,3 milyar doları bulmuş. Epey zamandır ödenemiyormuş. “Ödemezseniz, ilaç milaç yok!” diyorlar? Ama köprüleri, otoyolları yapanlara, “garanti kapsamında”, dolar bazında alacakları tıkır tıkır ödeniyor.
 
Haliyle, erbabınca bilinen, gelir dağılımının ne kadar bozuk olduğunu, gördük. Ama muhterem ahali bunun hala farkında değil. Ah, bir farkına varabilse!
 
İkincisi de internet altyapısının (kapasite, hız ve şebeke) ne kadar yetersiz, dünya sıralamasında çok çok gerilerde olduğunu gösterdi. Milyonlarca öğrencinin bilgisayarı olmadığını da… Çağ atlayan, örnek alınan, kıskanılan Türkiye’de vaziyeti umumiye böyle…
***
Nihayet; Tayyip Beyin, 2016 yılının 4 Aralık günü, daha ortada “korona morona” yokken, Kayseri Sanayi Odası ödül töreninde söylediği; “…Yatırımlar artık duruyor. Yatırımcının önünü açmamız lazım. Yani şu anda tulumbada su yok”, sözünün gerçek olduğunu da yaşayarak öğrenmeye başladı, tabi öğrenebildiyse, muhterem ahalimiz…
 
Başka ne diyeyim. Herkes başının çaresine baksın.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV