banner87
26 Haziran 2019 Çarşamba

HUZUR DERSLERİ VE DEVELİOĞLU ALİ RIZA EFENDİ

17 Mayıs 2019, 10:00
Bu makale 163 kez okundu
HUZUR DERSLERİ VE DEVELİOĞLU ALİ RIZA EFENDİ
KADİR ÖZDAMARLAR
Osmanlı sarayında eğitim konusunda en önemli konulardan ”Huzur Dersleri” ve “ Enderun Metebi”dir. Huzur derslerinin temel amacı, başkanlığını Osmanlı hükümdarının başkanlığında toplana 100-120 kadar seçkin din adamıyla yapılan Kur’an tefsirleri, yorumları ve münazaralardır. Enderun mektebi ise, devlet adamı yetiştirmek amacıyla kurulmuşbir özel saray mektebidir.
Osmanlı ramazanlarında ilgi çekici uygulamalardan birisi ”Huzur Dersleri”dir. Derslerdedir grup Osmanlı uleması, padişahın huzurunda din üzerinde konuşurlar, değişik dinî konularda yeri geldiğinde münazaralarda dahi bulunurlardı. Böyle bir geleneğin elbette bir sebebi vardı.
Osmanlı şehzadelerinin eğitimi, sarayın en kritik süreçlerinden birisiydi. Öğretmenler standart eğitimin yanında müstakbel padişahın düşünce biçimi üzerinde de etkili olmuşlardır. Birçok padişah, şehzadeyken hocası olan isimlerden danışman olarak faydalanmışlardır. Bu konuda Osman Gazi-Şeyh Edebali ilişkisi bir örnektir. Lala Şahin Paşa, Emir Sultan, Hacı Bayram-ı Veli, Molla Fenari, Molla Gürani, Akşemseddin, Hasan Can ve oğlu Hoca Sadettin, İbn-i Kemal, Zenbilli Ali Efendi, Yahya Efendi, Ebussuut Efendi, Aziz Mahmut Hüdai gibi isimlerden bazıları padişah hocasıyken, bazıları daimî, dinî-hukuk konularda danışmanlık yapmışlardı.
Padişah devletteki ilmiye sınıfının da başıydı. Eğitim, yargı ve diyanet kurumları bu sınıfa mensup kişiler tarafındanyürütülmüştür. İslam geleneğinde meclis, halaka, münazara gibi eğitim amaçlı toplantılar vardırPadişah aynı zamanda ulemasını yakından tanır ve aynı zamanda kadr ü kıymetini de böylece ölçerdi. Bu usul eskiden beri işlerdi. IV. Mehmet ve Vanizade Mehmet Efendi arasındaki dersler buna örnektir. Bu derslerin ramazan ayında ve belirli bir düzen içerisinde yapılması III. Mustafa zamanında, 1759 yılından sonradır.
Ders zamanı padişah hazır olur ders halkasının merkezinde bulunur, fakat dersleri şehzadeler ve perdenin arkasındaki hanım sultanlar dinlerdi. Dersi yöneten baş alim mukarrir, ona soru soran alimler ise muhatap adını almışlardır. Bu toplantılara kimlerin katılacağı aylar öncesinden belirlenirdi. Bu süreçte önemli isim, Şeyhülislamdı. Bir ramazanda derslere katılan hocalar 120’yi geçmiştir. Bu “tartışmalı ilmî toplantılar”,padişahın huzurunda, ramazan ayında çoğunlukla öğle ve ikindi namazı arasında gerçekleşmiştir. Derslerin sayısı haftada iki, ay boyunca toplamda sekizdi. İşin bir güzel yanı da padişah ders sonunda katılanlara, hediyeler verir, ikramlarda bulunmuştur. Tıpkı sarayda verilen yemek sonrası, iftara davet edilenlere verilen “diş kirası” gibi!
Konuşmalar ve tartışmalar belli bir edep içerisinde olurdu. Madeline Zilfi’nin bildirdiğine göre “saray medresesi” olarak tarif ettiği huzur dersleri geleneğini, sultanın “dinin başı” kimliğini yansıtan bir araç olarak görür. Bazen bu ders esnasında konuşma adabının dışına çıkanlar cezalandırılırdı.1763 yılında ramazanında ki muhataplardan Tatar Ali Efendi tartışma sırasındaedep dışı ifadeler kullanınca, kendisini sürgünde bulmuştu!
Bu konunun ana kaynağı Ebu’l-Ula Mardin’in “Huzur Dersleri“ isimli eseridir. Bu yıllar önce merhum, Kayseri Şeyhü’ül Muharriri Muin Feyzioğlu ağabeyimizin kütüphanesinden almış okumuştum! Türk kültürü için çok önemli bir kaynaktır.
İşte böyle önemli bir konuda mukarririn biri de Develili bir ulemadır: Develizade Ali Rıza Efendi’dir. Ali Rıza Efendi, Develi’deki Siva Sitti Hatun Camii içindeki oyma çeşmeyi yaptıran Osman Efendi’nin oğludur. Annesi Afşar Beylerinin kızı Şemsi Hatun’dur. İlk tahsilini mahallesinin sıbyan mektebinde yapmış, bilahare İstanbul’a giderek Köprülü Medresesi’nden icazet almıştır.
İlk önce Aydonat, Çelebi, Yakova, Eğri, İskenderiye kazalarında görev yapmıştır.1888 yılında Fetvahane Tetkikat-ı Müellikat Encümeni azalığında bulunmuştur. Daha sonra Huzur-ı Humayun Ders- i Şerif Muhataplığı’na dahil olmuştur.4.Rütbeden iki adet Osmanlı ve Mecidi nişanları ile taltif edildi. Temmuz 189ı’de Meclis-i Tetkikat-ı Şeriyye azalığına tayin edilmiştir.
İşte Ali Rıza Efendi Huzur-ı Humayun’a dahil olduktan sonra Everek Ulu Camii (Zileli Bay Ali Camii)yanına bir nefis sanatlı çeşme yaptırmıştır. Bu çeşmenin kitabesi şöyledir:
Huzur- ı Humayun muhataplarından ve Meclis-i Tetkikat-ı Şeriyyeazay-ı kiramından faziletli Ali Rıza Efendi’nin hayratıdır. Sene 1904”
Demek ki bu çeşmeyi 1904 yılında yaptırdığına göre, bu yıllarda görevdedir. Halep Mevleviyeti’nde de bulunmuş olan Ali Rıza Efendi Mantıktan “Fenari ve Haşiye” ile Kul Ahmet Hamişi üzerine yazdığı “Muhtasar Hamişi” adlı iki matbu eseri vardır.
22.08.1913 yılında İstanbul’da ölmüş ve Yakacık Mezarlığına gömülmüştü. Önemli din adamlarımızdan ve müftülerimizden Abdullah Develioğlu’nun babasıdır. Ali Rıza Efendi Develi’den Karanlıklardan Süleyman Efendi ve dedem Abbaslardan Abdulkadir Efendileri İstanbul’a çağırarak onların elinden tutmuş ve icazet aldıklarında dini sahada görev almalarına vesile olmuştur.
Önemli bir din adamıdır.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV