banner37
banner87
26 Temmuz 2016 Salı

İBRETLİK OLAYLAR

28 Şubat 2014, 10:01
Bu makale 533 kez okundu
İBRETLİK OLAYLAR
Dr.H. GÖKHAN ERYILMAZ
 Son günlerde olan olaylar gerçekten ibretlik değil mi? Ele verirken talkını kendin yut salkımı, kaset hadiseleri başkalarının başına gelince farklı konuşup, kendi başına gelince çığırtkanlık yapmak gerçekten üzücü değil mi? O zaman mağdurlar bu ülke vatandaşı değil miydi? Hukuk tüm vatandaşlar kanun önünde eşittir derken, yıllarca yaş yanında yanan kurular Hak katında kabul görür mü?
Bu akla gelen vicdani soruların cevabını düşünmeden; anlık hesap yapanlar Allah’ı kandıramayacaklarını unutmamalıdır. Kullara yapılan işkence ve dayatmalarda Rabbimizin gazabının mazharına neden olacaktır.
 Emri bil maruf nehyi anil münker( iyiliği emredip, kötülükten men etmek) vazifesini ifayla görevli olan mümin şahsiyetler şaibeden kaçmalı, Rabbimizin ayeti olan hususlarda sırf oy için insanlara saldırmamalıdır. Olan hiçbir şeye gülmek mümine yakışmaz. Senin hırsızın benim hırsızım olmaz! Mümin olanın, başkalarının çoluk çocuğuna, ailesine atıfta bulunacağına, kendinin varsa aile ve çocukları; bunların şaibeden uzak yaşamalarına gayret etmesi gerekmez mi?
Muktedir olduğu halde başkalarının başına aynı hadiseler geldiğinde tedbir almayıp, seyirci kaldığı hadiseler kendi başına gelince şikayet etmek ne kadar samimi ve inandırıcıdır? Ben şahsen yıllardır yetki elinde olanların, mağdurum demelerini yadırgıyorum.
Bu ülkenin vatandaşları olarak açlık sınırı altında yaşayan milyonların bu tür şaibelerin aydınlatılmasını istemek hakları değil mi?
Hz Muhammed, dört halife, sahabeler, evliyalar, enbiyalar böyle hususlarda nasıl hüküm vermiştir? Dini bütün şahsiyetlerin bunlara vakıf olduğundan şüphem asla yoktur. Hatanın kabul edilip, yanlışın düzeltilmesi en büyük erdemdir. Yıllarca beraber olduğun yol arkadaşları arkandan konuşuyorsa bu işte bir gariplik yok mu?
Bu vatandaş olarak aklımıza takılan ve cevap bekleyen sorulardan sadece bir kısmıdır. Tabi şeffaf, adil, eşit, ilkeli olmak, yönetmek, aydınlatmakta idare edenlerin görevi değil midir?
Şeyh Edebali’nin Osman Gazi Han’a vasiyetini okumayanların bir kez daha okumasını tavsiye ederim; Oğul, İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Avun oğlum avun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelâmlısın. Ama; Bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen: Sabah rüzgârına savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler. Ancak; senin fazilet ve erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı, Atanı say, bereket büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol. Her sözü üstüne alma, gördün söyleme, bildin bilme. Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibar olmaz. Üç kişiye acı: Cahiller arasındaki âlime, Zenginken fakir düşene, Hatırlı iken itibarını kaybedene. Unutma ki! Yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklı olduğunda mücadeleden korkma. Bilesin ki! Atın iyisine doru, Yiğidin iyisine deli derler... Ey oğul, artık Bey’sin! Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize hoşgörmek sana, anlaşmazlıklar bize, adalet sana, haksızlık bize, bağışlamak sana. Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma ve insanı yaşat ki devlet yaşasın. Ey oğul, işin ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı. Allah yardımcın olsun. 
 Hz Ali’nin yöneticide bulunması gereken hasletlerle ilgili tavsiyelerini okumayanların okuması gerekliliği aşikardır. Hz Ali’nin tavsiyelerinden bazıları şunlardır:  Mahiyetinizde çalışan insanlara karşı içinizden sevgi ve nezaket duyguları besleyin. Onları hiçbir zaman azarlayıp, sert davranmayın, böylesi düşüncelere bile kapılmayın. Çalışanların düşünceleri ve inançları ne olursa olsun, herkese adil davranın. Taraf tutmayın, insanları kayırmayın. Bu davranışlar sizi zulme ve gaddarlığa çeker. Elemanlarınızı seçerken şahsiyetli ve sorumluluk hissi taşıyanları tercih edin. Dürüst, nazik, çıkarcı olmayan, gerçekleri korkmadan dile getirebilenleri tercih edin. Haksız davranışlara fırsat tanımayın. Yapılan çalışmaları sürekli denetleyin. Güvendiğiniz insanlara danışın. Size yapılan teklif ve müracaatları mutlaka cevaplayın. Güvenilirliğinizi, sevginizi muhataplarınıza hissettirin ve onlara inandırın.  Başaramayacağınız, yerine getiremeyeceğiniz işlere söz vermeyin. Esnaf ve tüccara dikkat edin. Onlara gereken önemi gösterin. Karaborsacılığa ve mal yığmaya fırsat vermeyin. Tarımla uğraşanlar devletin servet kaynağıdır. Bu serveti titizlikle koruyun.  Öfkenizi yenin kendinize sahip olun. Dilinizi tutun, sinirliyken ceza vermeyi erteleyin. Yaptıklarınızı olduğundan çok gösterip öğünmeye kalkışmaktan kaçının.
Özetle; kendimizin başına gelmesini istemediğimiz hadiselere başımıza gelince değil, diğer insanların yaşadığında da tepki koymalıyız ki samimiyetimiz inandırıcı olsun. Gücü elinde bulunduranların mağdur edebiyatı komik duruma düşmekten başka bir şey değildir. Allah katında ve kanun önünde herkes eşittir; senin hırsızın benim hırsızım olmaz. Yal için yalakalık yapmak eşrefi mahluk olan insana yakışmaz. Yol arkadaşlarını satmak güvenilirliğin kaybına neden olur. Tarihimizde ve dinimizde örnek alınacak mümtaz şahsiyetler çok fazladır. Herkes tarihten ders çıkarıp tarihin tekerrürünün önüne geçme çabası içinde olmalıdır.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV