banner87
banner131
22 Şubat 2018 Perşembe

İYİ PARTİNİN KURULUŞU VE TÜRKİYE PROJELERİ (1)

29 Ocak 2018, 07:41
Bu makale 337 kez okundu
İYİ PARTİNİN KURULUŞU VE TÜRKİYE PROJELERİ (1)
ABDULKADİR YUVALI
İYİ Parti, ülkemizin yaşamakta olduğu sıkıntılı bir döneminde Türkiye’nin gündemindeki yerini almıştır. Türk siyasi hayatında, şu veya bu düşünce etrafında toplanmış olan insanların bir araya gelerek kurmuş oldukları siyasi partiler vardır. Aynı şekilde üyesi bulunduğu ve hatta kurucusu olduğu siyasi parti başkanı veya yönetimi hatta siyaset arenasındaki duruşundan duymuş olduğu memnuniyetsizlikler yanında milli endişeye bağlı olarak bir grup partilinin ayrılarak parti kurduklarına dair örnekler de bulunmaktadır. Konuyla ilgili daha birçok sebeplere bağlı olarak dünden bugüne ülkemizde çok sayıda partiler kurulmuşlardır.
            Araştırmamızın konusu olan İYİ PARTİ’NİN, Türk siyasi hayatındaki yerini almasında iki önemli sebep ortaya çıkmaktadır. Bunlardan birincisi; Milliyetçi Hareket Partisi’nin 7 Haziran 2015 tarihinde yapılmış olan genel seçimlerde beklenilen sonuca ulaşamamış olsa da almış olduğu rey ve çıkartmış olduğu milletvekili sayıları itibarıyla ilk üçüncü sırada yerini almıştı. Parlamentodaki Milletvekilleri sayıları itibarıyla hiçbir partinin tek başına hükümet kuracak sayıda Milletvekili olmadığı için bir koalisyon hükümetinin kurulması kaçınılmazdı. Türk halkı, on üç yıldan beri ülkemizi tek başına yönetmiş olan siyasi iktidara hükümet kurma yetkisini vermemiş, koalisyon kurulması yönünde işaret buyurmuştu. Ancak seçim sonuçlarının açıklanmasından hemen sonra ilk olarak MHP Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’NİN, olmayacak duaya âmin dercesine diğer iki veya üç parti arasında koalisyon hükümeti önerisi, kendilerinin de muhalefet görevi yapacağı mealindeki açıklamış tır. Türk halkı, hiç beklemediği ve olmayacağı önceden bilinen koalisyon teklifi karşısında adeta şok olmuştur. Nitekim Anayasamızın ilgili hükmü uyarınca en fazla Milletvekili olan siyasi partisi ile Milletvekili sayısı yönüyle ikinci sıradaki partiler arasındaki koalisyon görüşmeleri, güreş meydanındaki iki pehlivanın halkımızın tabiriyle oynaş güreşi misali yapılmış olan görüşmeler hükümetin kurulma sürecinin neredeyse 4/5’ini kullandıktan sonra, yasa gereği MHP ile de bir koalisyon kurma görüşmesi yapılmışsa da halkımızın beklediği sonuç çıkmadığı için Anayasamızın ilgili hükmü gereğince Sayın Cumhurbaşkanımız yetkisini kullanmak suretiyle 1 Kasım 2015 tarihinde erken seçim yapılmıştır.
            1 Kasım 2015 tarihinde yapılmış olan genel seçimlerde AKP, tek başına hükümet kuracak sayıda milletvekili çıkartmış, muhalefet partileri arasında MHP 7 Haziran seçimlerinde kazanmış olduğu Milletvekili sayısını %50 oranında kaybetmiştir. Bu tarihten itibaren MHP’DE muhalif isimler peyder pey ortaya çıkmaya başlamış ve en son olarak Ankara-Kızılcahamam’da yapılmış olan toplantı sonrasında; parti içi demokrasinin işletilmesi yani olağanüstü kongre söylemleri giderek artmıştır. Bu süreçte, başta Sayın Meral AKŞENER olmak üzere Sayın Ümit ÖZDAĞ, Sayın Koray AYDIN, Sayın Sinan OĞAN ve Sayın Süleyman S.SAZAK ön planda görülen isimler olmuşlardır. MHP’DEKİ muhaliflerin talepleri olağanüstü kongrenin toplanması olduğu için birlikte hareket etmişlerdir. Muhalif isimler arasında görülen Sayın Süleyman S. SAZAK Bey, müstakil hareket etmişse de yazılı ve sosyal medyadaki bazı demeçleri hariç gündemde olmamıştır.
            MHP’DEKİ,  muhaliflerin ortak isteği, parti içi demokrasinin işletilmesi yani olağanüstü kongrenin toplanması için gerekli olan Üst Kurul Üyelerinin olağanüstü kongre taleplerine yardımcı olma yönündeki çalışmalarını yoğunlaştırmışlardır. Bu süreçte en fazla delegenin desteklemiş olduğu Genel Başkan adayı Sayın Meral AKŞENER olmuştur. Ancak olağanüstü kongrenin toplanması ve öncelikli olarak parti tüzüğündeki ilgili madenini değiştirilmesi yönünde olmuştur. MHP yönetimi bu konuda yapılmış olan teklifleri, atılmış olan adımları yok saymış olmalı ki, konu mahkemelere intikal etmiştir. MHP Parti Tüzüğü gereğince üst kurul üyelerinin sayılarını yeterli gören ilgili mahkeme kurul üyeleri arasından üç kişilik bir heyeti olağanüstü  kongreyi toplamaları için yetkilendirmiş ve tarih  vermişti. Ancak Ankara’da toplanmış olan üst kurul üyelerinin almış olduğu kararlar da, değişik gerekçelerle mahkemelere taşınmıştır. Mahkemelerin almış olduğu kararlardan bağlayıcı olanı tedbir kararı olmuştur. Araya giren adli tatil ve sonrasındaki kararlar ile olağanüstü kongrenin yapılamayacağı gün ışığı gibi ortaya çıkmıştır, İşte bu süreçte siyasi iktidar ile MHP yönetimi arasındaki tabiri caiz ise, paslaşmalar medyanın gündeminden inmemiş nihayetinde MHP’DE, olağanüstü kongre talebinde bulunan Genel Başkan adayları başta olmak üzere muhaliflere destek olan herkesin partiden ihraçları bir birini takip etmiştir. MHP yönetimi ve özellikle de Sayın Genel Başkan Devlet BAHÇELİ’DEN ülkücü camianın beklediği sadece ve sadece olağanüstü kongre ile parti içi demokrasinin işletilmesiyle ortaya çıkacak yeni durum partideki kaynayan kazanın ateşini düşürebilir ve belki aynı yönetim devam edebilirdi.  MHP’DE, muhalif isimler arasında Sayın Meral AKŞENER, gerek Genel Merkez’in yazılı emirleriyle tüzük gereği kapatılmış olan İl ve İlçe Başkanları, Yönetim Kurulu Üyeleri ile Üst Kurul Üyeleri Genel Başkan Adayı Sayın Meral AKŞENER HANIMEFENDİYE tam destek vermişlerdir. Bundan sonraki süreçte, parti içi demokrasi mücadelesinde bütün kapı ve pencerelerin kapatıldığı bir ortamda halkımızın tabiriyle YA YOL BULUNACAK VEYA YOL AÇILACAKTI.
            Sayın Meral AKŞENER ve yol arkadaşlarının bundan sonraki süreçte, görevlerinden alınmış olan MHP’NİN İl Başkanları merkezli yapılmış olan ziyaretler sonrasında ülkemizin içinde bulunduğu şartların da  giderek ağırlaşması yeni bir siyasi  yapılanmayı adeta gerekli ve elzem hale getirmiştir. Bu yüzden İYİ PARTİ,bir grup arkadaşımızın bir araya gelip  parti kurmalarının ötesinde bir anlayışın sonunda  Türk siyasi hayatındaki yerini almıştır.Yakın tarihimizde kurulmuş olan siyasi partilerin kuruluşunu  hazırlayan olayları masaya yatıracak olursak;  ülkemizde tek partili yönetimden çok partili yönetime geçme mücadelesinin sonunda  rahmetli Adnan MENDERES ve arkadaşları tarafından DEMOKRAT PARTİ kurulmuştur. 1960 ihtilalinin sonrasında ülkemizde yeniden parlamenter sistemin kuruluşu için mücadele vermiş olan rahmetli Süleyman DEMİREL ve arkadaşları tarafından ADALET PARTİSİ kurulmuştur.1980 ihtilali sonrasında yaşanmış olan acı olayların yaşandığı bir süreçte ihtilalcilerin bütün desteğine rağmen halkımızın tabiriyle HORAZ PARTİSİ değil rahmetli Turgut ÖZAL ve arkadaşlarının kurmuş olduğu ANA VATAN PARTİSİ iktidar olmuştur. Nihayet 28 Şubat sendromu sonarsında Recep T.ERDOĞAN ve arkadaşlarının kurucusu olduğu ADALET VE KALKINMA PARTİSİ halen ülkemizi yönetmektedir. Yaklaşık olarak 70 yıldan beri koalisyon hükümetleri hariç tutulacak olursa ülkemizi yönetmiş ve yönetmekte olan partilerin hemen hepsi sıkıntılı süreçlerin sonrasında büyük iddialarla kurulmuş olan partilerce yönetilmiş ve yönetilmektedir. Bugün ülkemizi yönetmekte olan AKP’NİN, ilk iktidara geldiği günde halkımıza vaatleri arasındaki ÜÇ Y yani Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar konusu idi. Şu halde Bugüne kadar geçen sürede iktidar olmuş siyasi partileri iktidara taşımış olan faktörler arasında, yapmış oldukları vaatler ve sözler yanında o gün ülkemizin içinde bulunduğu şartlar önemli faktörler arasında olmuştur.
            Bugün yaklaşık olarak 18 yıldan beri tek başına iktidar olan AKP’NİN, ülkemizi nereden nereye getirmiş olduğu çıplak gözle bile görülmektedir. Ülkemizin geleceği olan nesillerimizi yetiştiren eğitim kurumlarının hali pürmelal değil mi? Toplumsal manada SOSYAL HASTALIK halini almış olan GÜVEN DUYGUSU, artık bireysel olmanın da ötesinde, kurumsal ve toplumsal hale gelmiş olmadığı söylenebilir mi? Yakın zamana kadar ülkemiz, kendi ürettiği gıdası kendisine yeterli yedi ülkeden birisi iken bugünkü halimizi takdirlerinize havale ediyorum. Halen işçilerimize ödenmekte olan asgari ücretin, açlık sınırının altında olmasını nasıl izah edebiliriz? Toplumsal manada, üretmeden tüketmenin, kazanmadan harcamanın bir hastalık halinde her kesimi sardığını görmezden gelebilir miyiz? Kadına şiddetin, çocuğa tacizlerin yüzümüzü kızartmakta ve maalesef azalacağına, inancımızın, yasalarımızın ve kültürümüzün asla ve asla kabul etmeyeceği çirkinlikler her geçen gün artmaktadır.
            Yukarıda halen yaşamakta olduğumuzun ve hemen hepimizin çıplak gözle görebildiği yanlış örneklerden yer vermiş olduğumuz problemlerin sayıları ve özellikleri sayfamızı aşmaktadır. İşte İYİ Parti, böyle bir ortamda, ülkemizin kangren halini almış olan sorunlarına acilen çare olma, aşınmış olan manevi, milli ve evrensel değerleri hayata geçirme vaadi ile yol haritasını hazırlamış ve yüce Allah (C:C)’ın yardımıyla sorunları çözmeye talip olduğunu halkımıza anlatmak, ülkemizi yönetmek için göreve talip olduğunu söylemek, onlara dokunmak ve dertlerini, sıkıntılarını ve taleplerini öğrenmek için ADIM ADIM TÜRKİYE Programını eksiksiz uygulamaktadır. İYİ PARTİ’NİN ülkemizin meseleleriyle ilgili TÜRKİYE PROJELERİNİ sayfamız elverdiği ölçüde sizlerle paylaşmak istiyorum. Saygılarımla.
ayuvali48@gmail.com  27.01.2018 
 

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV