banner87
22 Eylül 2019 Pazar

“KALKINMA VE DEMOKRATİKLEŞME PROGRAMI (2002)” (1)

22 Ağustos 2019, 09:31
Bu makale 165 kez okundu
“KALKINMA VE DEMOKRATİKLEŞME PROGRAMI (2002)” (1)
KADİR DAYIOĞLU
Başlık, AK Parti’nin iktidar olmadan önce ahaliyi muhteremeye sunduğu “siyasal manifestosu”. İçinizde okuyan, özellikle bir AK Partili var mı bilmem!.. Okuyup da aklında bir cümlesi kalan AK Partilinin olup olmadığını da…
 
“Amasız” ve “ancak”sız yani “siyakında” ve “sibakında” yani önünde ve arkasında “ama” ve “ancak” bulunmayan bu metnin her noktasına imzamı atıyorum. Bu açıklamayı: “İyi söylüyorsun abi ama bağlamından kopartıyorsun, siyakına sibakına bakmıyorsun!” diyecekler için yaptım.
 
Demem o ki; AK Parti, “amasız” ve “ancaksız” çıktı siyaset meydanına. Peki, gelinen nokta? Dostlar, demokrasi zor zenaattir. Hazmı, zordur. Onu, içselleştirmek gerekir. O nedenle, “ideolojik” bagajları olanlara biraz ağır gelir. Başında “amasız” ve “ancaksız” başlarsınız ama ileri de “fakat”larla bitirirsiniz. Şimdi, AK Parti’nin geldiği nokta bu. “Fakatsız” başladılar ama “fakatlarla” devam ettiler.
 
Programdan alıntı yaptığım cümleleri de “nereden nereye” geldi AK Parti, haliyle Sayın Tayyip Erdoğan diyebilmeniz için. O nedenle, “balık hafızalı” ya da “unutma illetli” ahaliye bazı anımsatmalar yapmak boynumuzun borcu olsa gerek. İsterseniz başlayalım:
 
*"Herkes özgür olmadıkça kimse özgür değildir" özdeyişi, partimizin temel ilkelerindendir. Partimiz, bireyi bütün politikaların merkezine alarak demokratikleşmenin sağlanmasını, temel insan hak ve özgürlüklerini temin etmeyi ve korumayı en önemli ödevleri arasında sayar.
 
*Türkiye Cumhuriyeti'nin birlik ve bütünlüğünün, laik, demokratik, sosyal hukuk devletinin, sivilleşmenin, demokratikleşmenin, inanç özgürlüğünün ve fırsat eşitliğinin esas kabul edildiği bir zemindir.
 
*Toplumları ve devletleri tahrip eden yozlaşma, yolsuzluk, usulsüzlük, çıkarcılık, iltimas, hukuk önünde ve fırsat açısından eşitsizlik, ırkçılık, partizanlık, despotluk gibi olumsuzluklar partimizin en yoğun mücadele alanlarıdır. Halkımız çaresiz değildir. Çare bizzat halkın kendisindedir.
 
*Büyük Atatürk'ün belirttiği gibi; milleti kurtaracak güç, yine kendi azim ve kararlılığıdır.
 
*Halkla özdeşleşen partimiz, her şeyden önce toplumda yok olan güven duygusunu mutlaka yeniden tesis edecektir. Herkesin yarınlara güvenle bakmasını, kendisini bu toplumun saygıdeğer ve horlanmayan bir ferdi olarak hissetmesini sağlamak azim ve kararlılığındayız.
 
* Evrensel ölçülerde hak ve özgürlüklere dayalı bir anlayışı tüm alanlara yayacak,
* Gelir dağılımındaki uçurumu ortadan kaldıracak.
 
* Kamu yönetimine vatandaşları ve sivil toplum örgütlerini dahil ederek toplumda sinerji meydana getirecek. Kamusal yaşamın her alanında tam şeffaflık ve hesap verme anlayışını hakim kılacak.
 
* Medeni dünyanın bir parçası olan Türkiye'nin temel hak ve özgürlükler açısından hak ettiği konuma getirilmesi, toplumumuzun da beklentisidir.
 
*Halkın özgür iradesine dayanmadan kurulacak hiçbir yapı, bireylere özgürlük ve topluma huzur getiremez. Özgürlükler demokrasinin temelini oluşturur.
 
*Bir toplumdaki en önemli güven unsuru, toplum içinde yaşayan bireylerin kendi hak ve özgürlüklerine saygı duyulduğuna olan inançlarıdır. Bu inanç tüm sosyal ve iktisadi dinamikleri harekete geçiren temel güçtür.
 
*Atatürk ilke ve inkılaplarını, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarmanın en önemli vasıtası olarak algılar ve bunu toplumsal barışın bir unsuru olarak görür.
 
* Başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Paris Şartı ve Helsinki Nihai Senedi olmak üzere Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin insan hakları alanında getirdiği standartlar uygulamaya geçirilecektir.
 
* İnsan hakları alanında faaliyet gösteren gönüllü kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin görüş ve önerileri dikkate alınacak, devlet organları ile bu kuruluşlar arasında sıkı bir işbirliği oluşturulacaktır, insan hakları ihlallerinin tespiti, çözüm önerilerinin geliştirilmesi, insan hakları eğitimi ve kolluk güçlerinin denetimi konularında bu kuruluşların katılımına ağırlık verilecektir.
 
* Düşünce ve ifade özgürlükleri uluslararası standartlar temelinde inşa edilecek, düşünceler özgürce açıklanabilecek, farklılıklar birer zenginlik olarak görülecektir. (Yarın da devam edeceğiz.)

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV