banner153
05 Nisan 2020 Pazar

KAMU MALI

24 Şubat 2020, 09:30
Bu makale 1215 kez okundu
KAMU MALI
KEMALETTİN TEKİNSOY
Bindiğin belediye otobüsünün deri koltuklarını cebinde taşıdığın jiletle kessen ve bunu belediye otobüs şoförü görse, yanına bir vatandaşı şahit alarak bir tutanak tutsa, hakkında “Kamu malına zarar vermekten” kamu davası açılır mı? Açılır.
Belediyede çalışan bir mühendis, kontrollüğünü yaptığı inşaatta müteahhide fazla ödeme yapsa, hemen o yıl denetime gelen Sayıştay müfettişleri söz konusu iş ve adı geçen mühendisle ilgili layihasında fazla ödeme miktarı kadar kişi borcu çıkartır ve maaşından başka geliri olmayan mühendisten kişi borcu çıkarttığı meblağı söke söke alır mı? Alır.
 
Yolda aracınızla giderken kaza sonucu tramvay durağına girip maddi zarara uğratsanız mahkeme sizden verdiğiniz zararı tahsil eder mi? Eder.
 
Ama bir çok iç ve dış mihrakların tahrik ve teşviki ile ülke yangın yerine çevrilip, kamu binaları, belediye otobüsleri, polis araçları, ambülanslar yakılacak, yüzlerce mobese kamerası parçalanacak, dönemin Başbakanı için Taksim meydanında sembolik darağaçları kurulacak, Dolmabahçe'de ki çalışma ofisi basılıp yağmalanmak istenecek, bunun için silahlı militanlar polisle çatışacak ve bunları yapanların ele başlarına devlet hesap sormayacak, haklarında dava açılanların hepsi beraat edecek.
 
*****
Küresel bir kurgu ile Türkiye'yi yönetilemez hale getirmekti esas amaç. Ana muhalefet Kadıköy'de ki mitingini iptal ederek Gezi olaylarına destek verdi. Tüm marjinal gruplar çevre ile ilgili bir olayda baş rolü sahiplenmişlerdi. Yakma, yıkma, şiddet, polise saldırı, molotof atma, çatışma günlerce sürdü. Yalan, aslı olmayan twitter paylaşımları, Toma'nın ezdiği sahte insan görüntülerinden, yalan gaz bombası haberlerine kadar ülke gündemine oturdu.
 
Her türlü mizansen, siyasetten, medyadan, sanat dünyasından simalar eylemi büyütmek için kullanıldı. Esnafların dükkanları yağmalandı, tencere tava gösterileri, ışık söndürme eylemleri dizi ve tiyatro oyuncularının "Mesele Gezi Parkı değil arkadaş, sen daha hala anlamadın mı?" çağrıları.
 
Netice olarak Gezi Platformu'nun Hükümet yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerde niyetler ayan beyan ortaya çıktı. Üçüncü köprü, üçüncü Havaalanı, Kanal İstanbul Projelerinin durdurulması ve hükümetin istifası isteniyordu. Güya çevreci bir gösteriydi, küresel bir kurguya dönüşmüştü. Sonra ağızlarındaki baklayı çıkardılar. "Tayyip Erdoğan gitmeden eylemi bitirmeyeceğiz."
 
CNN'ler, BBC'ler günler öncesinden gelmiş tüm hazırlıklarını yapmışlardı. 24 saat Gezi Parkından naklen yayın yapıyorlardı. Yalan haberler havada uçuşuyordu. Alman Yeşiller Partisi Başkanı Claudia Roth da teşrif etmişti. Eylemcilerin her türlü ihtiyaçlarını karşılayan iş adamları ve marjinal grupların Taksim'de ki Atatürk Kültür Merkezi'nin cephesini boydan boya kaplayan terörist başının posterleri, PKK ve DHKP/C bayrakları. Vandallık ve şiddet diz boyu.
 
Aslında olan biten, Batı'nın içerdeki aparatları ile Türkiye'yi yeniden teslimiyetçi politikalara mecbur bırakma girişimi ve seçkinci azınlığın toplumsal çoğunluğa hükmederek halkı yeniden devre dışı bırakma girişimlerinden başka bir şey değildi. Gezi Parkı olayları, Türkiye'ye daha sonra gerçekleşecek küresel müdahalelerin ilkiydi.
 
*****
Gezi olaylarının devlete maddi maliyeti yüzlerce milyar dolar olarak ifade ediliyor. Sadece Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin toplam piyasa değeri bile Gezi olayları ile başlayan ve 3 ay etkisini sürdüren dönemde yüzde kırk değer kaybederek 164 milyar lira gerilemişti. Merkez Bankası verilerine göre, Gezi olayları sonrasındaki 1 aylık dönemde yabancı yatırımcılar 8 milyar dolarlık çıkış yapmıştı.
 
Olaylar öncesinde 1,70-1,80 bandında hareket eden dolar/TL, 2,39'a kadar devam eden bir ralli sürecine girerken, söz konusu yükseliş sonucu TCMB, Ocak 2014'te 550 baz puanlık faiz artırımına gitti.
 
Öte yandan Mayıs 2013'te yüzde 4,61 ile tarihi düşük seviyelerine gerileyen tahvil faizleri ise olayların neden olduğu kurdaki yükseliş, enflasyon beklentilerindeki bozulma ve yabancı yatırımcıların satışları ile 3 ayda yüzde 9,25 ile yaklaşık iki katına yükseldi.
 
Gezi olayları öncesinde yüzde 6,13'e kadar gerileyen yıllık enflasyon, sonraki 3 ayda yüzde 8,88'e kadar yükselirken, işsizlik oranı da artış trendine giren önemli göstergelerden biri oldu. Olaylar öncesinde yüzde 9 seviyelerinde yatay bir seyir izleyen mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir yılda yüzde 10 sınırına, ardından yüzde 10,6'ya kadar çıktı.
 
*****
Otobüsün koltuğunu jiletle kesenden bedelini tazmin eden devlet bu kadar milyar dolarlık bedeli görmemezlikten mi gelecek? Seksen bir milyonun her birinin hakkı olan bu meblağın hesabının sorulmaması kabul edilebilir mi?
Her gün "bu iktidar devleti yağmalıyor" iftiraları ve israf söylemleri ile muhalefet partilerinin ateşine odun taşıyan medya siz nasıl bir iki yüzlüsünüz ki devletin yakılıp yıkılan, yok edilen yüz milyarları kendi yandaşlarınız olunca ölü taklidi yapıyorsunuz.
Gezi’de zarar verilen kamu malının hesabını soracak manşetler atmadan, seri makaleler yazmadan yazacağınız israf, yolsuzluk, kamu malı ile ilgili her satır sahteliğinizin ve iki yüzlülüğünüzün göstergesi olacaktır.
Haftaya birlikte olmak dileğiyle sağlık ve mutluluklar diliyorum.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV
banner157