banner87
19 Ağustos 2019 Pazartesi

KAYNAK SORUNLARIMIZ…

21 Mayıs 2019, 09:53
Bu makale 204 kez okundu
KAYNAK SORUNLARIMIZ…
KADİR DAYIOĞLU
Bugün, çok yazmayı düşündüğüm ama günü gel-gitleri içerisinde fırsat bulamadığım bir “kaynak soruna” değineceğim. Kusura kalmayın, yazı biraz teknik olacak… Örnekler de belediyelerimizin tesis, işletme ve bakım sorumluluğunda olan iki olay…
 
İlki, geçitlerdeki yürüyen merdivenler. Yürüyen merdivenler de pek “dikiş” tutmuyor, sık sık arıza yapıyor neden? Kayseriforum önündeki Melikgazi ve Kocasinan pasajlarını sık sık kullanan birisiyim. Abartmıyorum, günde en az iki kez kullanırım… Arızaya çok rastlarım. Yok inanılmazsa, aylık ve yıllık arıza raporlarını bir elden geçirsinler. Toplamı “kabul edilebilir” sayılarda ise, diyecek bir şeyim yok. Sözümü geri alıyorum…
 
Akla şu geliyor; ya “seçimde” bir hata var (Harici tip yerine dahili tip) ya kullanıcılar hor kullanıyor ya da bakım ve onarım hizmetlerinde gerek eleman ve gerekse ekipman açısından bir sıkıntı var.
 
Bir kere, hor kullanıldığından eminim. Zira, “acil stop”a basanlara, bantlar üzerinde kayanlara, yürüyen merdivenler üzerinden koşarak inenlere sık sık rastlıyorum. Bildiğim kadarıyla, her basamağın altında “algılayıcılar” var. Adım darbeleri ile hasar görebilir. Demem o ki, “alet” icat etmeyi bir yana bırakın, kullanmayı bilmeyen bir toplumuz.
 
Gerek “yürüyen” ve de diğer merdivenlerin “atmosfere” açık olduğunu biliyoruz. Yağmurla, karla, rüzgarla yüz yüze. Bu nedenle, “harici tip” olması gerekir. Tabii, bilemiyorum, tipini… Ama merdivenlerin üzeri, kapatılabilir. Bu sayede arıza sayısı azaltılabilir. Etüdünde yarar var…
***
Bir diğer sıkıntı da, yeterince “toplumsal ya da toplumsal yaşama bilincimizin” oluşmaması. “Neme lazımcı” bir topluluğuz. Belki de bunda, “çok kişi” tarafından bilinen bir sorunun, ilgililere aktarılmasında “nasıl olsa biri bildirir!” yaklaşımı rol oynamakta.
 
Örnek mi?
 
 Melikgazi Pasajı Alemdar Market girişinde ki iniş merdiveni, neredeyse bir haftadır “küt, küt…” vurmakta… Öyle bir ses ki, sakin bir havada diğer uçtan duyulmakta. Bekledim, tam bir hafta… Vuruntu devam ediyor. En sonunda, bu Pazar durumu “Alo 153”e ilettim. Kayda geçtiler. Umarım, yapıldı…
 
Peki, pasajda yirmiye yakın dükkan var. Hiç mi duymuyorlar, vuruntu seslerini? Yine peki, her gün yüzlerce insan kullanıyor bu merdivenleri. Hiç mi rahatsız olmuyorlar? Yok, bunlardan herhangi biri bildirdi de ilgililere onlar umursamadıysalar bir şey diyemem…
 
Sorunun asıl kaynağı şurada. Bu kadar dükkan sahibi, yüzlerce insan neden bildirmezler ki? Bence şuradan kaynaklanıyor: Bu kadar insan soruna muttali olunca, elbette bildiren birisi olur inancı. Hal böyle olunca, hiç bildiren olmaz.
 
İşte bu nedenle toplumsal bilinç oluşmuyor; umuma açık kullanım alanlarını kendi “mülkümüz” olarak görmüyoruz. Kusura kalmayın, henüz “vatandaş” olamadık!.. Mesela, paslı yağ tenekelerinde o güzelim çiçekleri yetiştiren insanlar kamunun ya da bir başkasının bahçesinde yetişen çiçekleri “yolmakta”, “kopartmakta” hiç beis görmüyorlar. Birincisinde “kamusal mülkiyet”, ikincisinde “hak” bilincinin oluşmaması rol oynamakta…
 
Oysa, bu bilinç oluşmuş olsaydı, vuruntunun ilk ortaya çıktığında ilgilileri uyarmak gerekirdi. Ben de geciktiğim için, aynı kategoriye koyuyorum kendimi.
***
Bir de ben tramvayı çok sık kullanan birisiyim. Bir şey dikkatimi çekti, özellikle yerli üretim “vagonlar” da… “İvmelenmeler”de yani hız düşüş ve artışlarında bir sarsıntı oluyor. Tabii, burada öncelikle “ataletten” ya da “etki-tepkiden” söz etmek gerekir. Yani, bir olay kendisini yaratan sebebe karşı koyar. Araç dururken öne; hareket ederken arkaya kaykılmamız gibi...
 
Bunu anlarım. Ama sarsıntı araçla ilgili… Burada, buna ilaveten sürücü hatası ve veya sistemik bir sıkıntı olmasın? Şunu demek istiyorum, bizim sahip olduğumuz eski bilgilere göre, sanırım, burada tahrik yani hareket “doğru akım seri motorları” ile sağlanmakta.
 
Bu motorların üç temel özelliği var. Birincisi, yüksek “tork/güç” sağlanır. Nitekim araçların “marş dinamoları” seri motordur. Yüksek güç elde edilir ama boşta çalıştırılırsa kısa zamanda hızı “sonsuza” çıkar motor paramparça olur.
 
Üçüncü özelliği de konumuzla ilgili. “Hız kontrolü” kolay sağlanır, bu motorlarla. Bu nedenle, özellikle ulaşım sistemlerinde (Cer) tercih nedenidir. Demem o ki; tramvaylarda, “ivmelenme”    anındaki sarsıntıları sadece “atalete” bağlarsak yanılabiliriz. Bu bizi, diğer seçenekleri göz ardı etmeye sevk eder. Sürücü ve sistemik hataların da üzerine gitmek gerekir. 

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV