banner153
banner160
28 Ekim 2020 Çarşamba

KAYSERİ TURİZM MERKEZİ Mİ? YAŞLI AĞAÇ DİKİMİ

29 Eylül 2020, 07:20
Bu makale 403 kez okundu
KAYSERİ TURİZM MERKEZİ Mİ? YAŞLI AĞAÇ DİKİMİ
KADİR DAYIOĞLU
27 Eylül Dünya Turizm Gününün, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından ilk kez 1979 yılında kabul edilerek kutlanmaya başlandığını, ülkemizde ise 2002 yılından beri kutlanmakta olduğunu hatırlatan Melikgazi Belediye Başkanı Dr. Mustafa Palancıoğlu, Bölge şehir Kayseri’nin coğrafi yapısı ve kültürel değerleri, medeniyetlerin buluşma noktası gibi birçok farklılıklarından dolayı turizmin merkezi olduğunu söyledi.
 
Palancıoğlu kusura kalmasın. “Olmayan Kayseri’yi!” anlatanlar kervanına o da katıldı… Değerli Başkanım, devletin istatistik verilerinden haberiniz var mı? Benim elimde bulunan, devlete ait (Turizm Bakanlığı) bir istatistiği veriye göre, Kayseri, Müze ve Ören Yeri Ziyaretçisi (2019) açısından 35. İl durumunda… Ziyaretçi sayısı da 86.507. Ülke genelinde ise bu rakam 35.048.417 kişi.
 
Birinci sırada 7.798.283 ile İstanbul geliyor. Bunu Nevşehir (3.805.788), Konya (3.666.108), Antalya (3.087.871) ve İzmir (3.059.225) takip ediyor. Aksaray ise 685.921 ziyaretçi 11. sırada. Sivas ise 378.829 kişi ile 16’ncı.
 
Bir de unutmayın; uçuşların normal olduğu zamanlarda, Kayseri’ye “gelip-giden” yolcuların üçte birine yakını turistti. Bunların da hiç biri Kayseri’ye girmeden, Kapadokya’ya geçiyordu. Nevşehir’in “ikinci” olması tesadüf değil.
***
Sayın Başkan durum bu… Soru da şu: Kayseri’ye turist ne diye gelsin, ne diye müze ve ören yerlerini ziyaret etsin ki?
***
Buna yanıt aramak zorundasınız. Yoksa, ne derseniz deyin, havada kalır. Kusura kalmayın, acı ama gerçek, biraz da bunun nedenini, 1994’ten beri, Kayseri’yi yöneten “dindarlaşma sürecini hızlandıran belediyelerden” aramak gerekir. Şehir merkezinde, “meyhaneleri kapatmakla” övünen başkan geldi, geçti, bu süreçte.
***
Şunu demek istiyorum:  “Şiremenli’nin çalgıcılarının” yerini, “Büyükşehir Mehterinin” aldığı bir yere turist falan gelmez.
***
Uluslararası bir sempozyuma tahammül edemeyen; bir belgesel için, senaryo gereği çekim yapılırken kaleye çekilen “Bizans bayrağına” tepki veren ve çekimi engelleyen bir kente ne diye turist gelsin ki?
***
Şimdi değineceğim haberin manşeti şu: “Melikgazi Belediye Başkanı Palancıoğlu; ‘fidan değil, ağaç dikiyoruz’. Şimdi de bu moda oldu. Devamı şöyle:
 
“Kazımkarabekir Mahallesi Ahmet Gazi Ayhan Bulvarı üzerinde; 15 yaş ve üzeri 80 tanesi Çınar Yapraklı Akçaağaç ve 90 tanesi Atlas Sediri olmak üzere ağaçlarımızı toprakla buluşturduklarını ifade eden Başkan Dr. Palancıoğlu, 2020 yılını ağaçlandırma yılı ilan ettiklerini ve bu yıl 10 ile 50 yaş ağaçları toprak ile buluşturarak yeni bir ağaçlandırma çalışmasına örnek olduklarını” kaydetti. (Kayseri Haber, 27.09.2020)
***
Başkanım, Gediris kanal boyuna, 10-15 yaşında ağaç diktiniz. “On yıl kazandık!”, dediniz. Gidip baktınız mı bilemem? Dikilen ağaçların neredeyse, dörtte üçü tutmamış. Tutmayanlar da kökünden kesilmiş. Şayet, vaktiniz çok, gidemiyorsanız, bir yetkiliyi gönderin, durumu bir görsün.
 
Yaşlı ağaç dikme fikrini kim veriyor, bu ağaçları kimden ve kaça alıyorsunuz? Açıklarsanız memnun oluruz. Unutmayın, “yaşlı ağaç”, “fidan” gibi öyle kolay kolay tutmaz… Bir kere, “kök gelişimi” tamamlanana kadar o ağaç kurur. “Tutan” bazıları da sizi kandırmasın.
***
Mühendissiniz; mühendis dilinden bir anımsatma yapayım: Bir makinenin bazı parçalarını doğru tasarlamak o makinenin çalışacağı anlamına gelmez.
***
Benzeri bir uygulamada, Büyükşehir tarafından, Polisevi-Hisarcık arasında yapıldı… İnanın, buraya dikilen ağaçların da neredeyse yarıdan fazlası tutmadı.
***
Gelin bu sevdadan vazgeçin. Buranın iklimi Ege’ye, Marmara’ya, Karadeniz’e benzemez. Şuanda toprak kuru ve nem yüzde 40 civarında. O da iki gün önceki yağış nedeniyle. Yoksa, bir yaz yüzde 30’lar civarında gezindi.
 
Yaklaşık üç aydır da neredeyse damla düşmedi toprağa… O nedenle toprak da kuru… Çiftçiler der ki; “Tarla telbiz değilse sakın ekme!” Biliyorsunuz bitki, su ihtiyacının bir kısmını havadan alır (rutubet, yağmur).
***
Değerli Başkanım; Yirmi metrekarelik bir alana, mevsimi geldiği için sarımsak dikeceğim, inanın toprağı belleyemedik, kupkuru. Zorla belledik, üzerine üç gün musluktan su akıttık. Toprağın “telbizi” için.
 
Ama yağış ve rutubetin bol olduğu yerlerde, “köseği” dikseniz “göverir”. Tabii, bunları söylerken formel bir tarım, bitki eğitimi almış birisi değilim ama inanın altmış beş yıllık bir “bağcılığın” verdiği “ampirik” bilgiye istinaden hareket ediyorum.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV