banner153
12 Kasım 2019 Salı

KAYSERİ VE TURİZM…

08 Kasım 2019, 09:26
Bu makale 216 kez okundu
KAYSERİ VE TURİZM…
KADİR DAYIOĞLU
Turizme olan gayretlerinden dolayı gerek Vali Beyin ve gerekse de Memduh Başkanın samimiyetlerinden kuşku duymuyorum. Ama bu bazı şeyleri anımsatmama engel olmasa gerek…
 
Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kayseri’nin turizm merkezi olması için başta valilik olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarla uyum içinde çalıştıklarını söylemiş. Başkan, turizm değerlerinin korunması ve geliştirilmesinin herkesin görevi olduğunu belirtmiş.
 
Aslında bu, “turizm” ile yazdığım bir dizi yazının devamı olacak. Bazı şeyleri de tekrarlayacağım. Turizm, çok değişkeni olan multi disipliner bir konu… Başta kent ahalisinin ve sosyal donatıların hazır olması gerekir. Turizmin “ahlakla” ilişkisinin tartışıldığı bir yerde turizm falan olmaz… Yani, “turizm ahlak götürür!” denilen yere turist falan gelmez.
 
Bir kent giderek dindarlaşıyorsa; Cuma vaktinde ve Ramazan’da lokantalar kapalıysa, sadece birkaç “dürümcü” açıksa, yine turist falan gelmez…
***
Bir yerde, eğlence, meyhane, bar, pavyon yoksa boşuna beklersiniz hem yerli ve hem de yabancı turistti. Unutmayın; bunlar turizmin olmasa olmazı… Ne gerek de var?, Diyebilirsiniz. Bu da bir tercih. O zaman vazgeçersiniz bu sevdadan.
***
Bir ilde, “resmi ideolojiye” aykırı diye, bilimsel toplantıların yapılmasına izin verilmiyorsa ya da tepki verilip engelleniyorsa, yine boşuna beklersiniz turisti… Unutmayın bu tür toplantılar içeriği kadar, bir kentin tanınmasında da rol oynar.
***
Turizmin bir alt kümesi de “kongre turizmi”. Mesela, dünyaca ünlü biyologlara, Erciyes’te, “Evrim Kongresi” yaptırtabilir misiniz, işte o zaman amaca ulaşılır. Unutmayın; bir makinenin bazı parçalarını doğru tasarlamak o makinenin çalışacağı anlamına gelmez!..
***
Üniversiteler ve özellikle Fen Lisesi gelecekte Kayseri lobisinin oluşumu için çok önemli iki kurum. Şayet buralarda okuyanlar okul sonrası Kayseri’ye dönmek ya da Kayseri ile organik bağ kurmak istemiyorsa, turizm için harcanan emek ve para boşuna…
 
Hep dedim ki; Büyükşehir Belediyesi, dört üniversite ve Fen Lisesi’nde okuyan öğrenciler, özellikle dışarıdan gelen öğrenciler arasında mutlaka bir anket yaptırtmalı… Hem de birkaç kez tekrarlayarak. Orada eğilimler belli olur; Kayseri imajı çıkar ortaya.
***
Mesela; havaalanına inen turistler, günübirlikte olsa Kayseri merkezine uğramıyor, doğrudan Kapadokya’ya gidiyor. Dönüşte de aynı güzergahı takip ediyor. Neden? Hiç merak etmediniz mi?
***
Söz havaalanından açılmışken, bu havaalanı ile uluslararasına açılmayı bir yana bırakın, ulusal platforma da çıkamazsınız. Her halde ülkenin en kötü havaalanlarından birisine sahibiz. Bunu yaza yaza “gö ciğerim göverdi!” ama dinleyen olmadı…
 
Sıkıştıklarında ya da sıkıştırdığımı da “geldi, geliyor; yapıldı, yapılıyor!” türünden karşılık verildiler. Yani ahaliyi uyuttular. Herhalde, AK parti Kayseri milletvekilleri Kayseri ahalisini “oyalamakla” anılacaklar. Eskiden, “8-0 oldu da ne yaptılar!” diye sorular sorarlardı. Şimdi ise, sesler çıkmıyor. İnsanlar, afsunlanmış gibi.
***
Hani; “git gel Konya altı saat!” derlerdi. Bu geçmişte kaldı. Şimdi ise; “git gel Konya, bir saat, bir çeyrek!” diyorlar… Yani, demem o ki; Konya, beş milyon nüfuslu Ankara’nın bir banliyösü oldu. Hâkeza, Eskişehir de öyle… Yakın da Yozgat’ta bu kategoriye girecek…
 
Kayseri mi? Kayseri’nin muhterem ahalisi kusura kalmasın, “havasını alacak!”. Kayseri, ulaşım akslarının ortasında, kuş uçmaz kervan geçmez, ölü bir noktada kalacak. Bunu da çok anlatmak istedim ne AK Partililer ve ne de bundan ziyadesi ile yarar sağlayacak TOBB’a bağlı meslek odaları başkanları ile Esnaf ve Sanatkar Odaları başkanları kavrayabildi. Kusura kalmasınlar.
 
Gerçi, son günlerde dillendiriyormuş gibi dillendirir oldular. Tabii, bize; “geçti Bor’un pazarı, sür eşeğini Niğde’ye!” demek düşer…
***
Bakınız; beceriksiz siyasiler ve meslek odaları nedeniyle Kayseri, maçı kaybetti. O günleri görür müyüm? Bilmem… Ama bildiğim bir şey var, 2023’ten önce hiç gelmez. Ondan sonra da geleceğine inanmam…
***
Çok dedim, her sandık öncesi; “gelin bu sefer iktidara bir ders verin, bakın hızlı tren de nasıl geliyor, otoyol nasıl bağlanıyor, havaalanı nasıl genişliyor!”
 
Şimdi ise iki şans var; Abdullah Beyin perde gerisinde olduğu söylenen siyasal oluşuma Kayseri’nin muhterem ahalisi destek versin, baksın önümüzde ki yıl nasıl gelişmeler oluyor, bu konularda!.. Diğeri de, Cumhurbaşkanlığı seçimi… Şayet anketlerde olumsuz bir sonuç çıksın, Kayseri’ye hizmet yağar…
***
Yine mesela beş yıldızlı birkaç otel var. Bunların, halkla ilişkiler bölümü ile bir görüşme yapın. Bakalım hallerinden ve Kayseri’ye “dükkan açtıklarından” memnunlar mı?
 
Hemşerimiz olduğu için aklıma geldi. Dedeman Grubu neden Kayseri’de bir otel işletmiyor? Yine bu bağlamda, sudan ucuz, Erciyes’te ki otel yerlerine neden binalar yüksel mi yor? Neredeyse, parselasyon yapılalı ve satılalı 10 yıl oldu 20 küsur otel yerinin. Bir çivi çakılmadı. Neden?
***
Bakınız, bir araştırma yapmadım, gücüm de yetmez, hem amacın da aşar. Ama sorularıma yanıt aradığınızda yukarıda saydığım tespitlerim karşınıza çıkacak.
***
Evet. Turizm… Hel hele kayak sporu zengin işi ve pahalı bir uğraşı alanı. Bunlar olmasa, turizm falan olmaz. Ama sırf Kayseri’nin muhterem ahalisi, tatillerde mangal yaksın, imkanı olan da kaysın, deniyorsa. Bu da bir tercih ama bu kadar masrafa ve emeğe de değmez…
***
Benim gibi, her salataya sos birisinden başkası da söylemez. Ne yaparsınız? Dilim durmuyor; söylemesem gönlüm razı olmuyor?

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV