banner167
banner165
22 Nisan 2021 Perşembe

KIŞ KIŞLIĞINI…

06 Mart 2021, 07:43
Bu makale 480 kez okundu
KIŞ KIŞLIĞINI…
KADİR DAYIOĞLU
“Kış kışlığını, puşt puştluğunu yapar!”, diye bir halk sözü var… Ama bu, pek doğru değil, yurdun büyük bir bölümü için. Bazı bölgeler de yağış âfete dönüşüyor… Bizim bölgede, merhum Ziya Paşa’nın dediği gibi; “Bîbaht olanın bağrına bir katresi” düşmezmiş, “baran yerine dürrü güher yasa semadan!”, misali kısmetsizlik yaşıyoruz... Ama bunca yaşıma bakıp, böyle bir kısmetsizliğin yaşandığı dönem anımsamıyorum…
***
İnanın, neredeyse her gün, meteoroloji sitesine girer, genellikle “5 günlük” tahminlere bakarım… Adana-Kayseri hattı, güllük güneşlik, diğer yerler parçalı bulutlu ya da yağışlı olur…
 
Moralim bozulur… Yine inanın, bir türlü aklım ermiyor buna… Ya hu, ufak bir bant, geniş bir alan olsa, neyse…
***
Güya; “Gücük de kar, güdük devenin kuyruğuna çıkacaktı!”. “Sarı Saltuk’tan” mülhem, Hüseyin Cömert Hocamız, hep böyle derdi…
 
Değerli Hocam, durum pek dediğin gibi değil… Yoksa, bir sorun mu var? Yoksa, Sarı Saltuk ile “aranıza bir kara kedi” mi, girdi? Ne yaptın bilemiyorum... En iyisini sen bilirsin!..
***
Bir hafta kaldı gücük çıkacak, kara hasret kaldık… Neredeyse zemheri de, karakış da böyle geçti… “Kurban olduğum!”, ne kusurumuz, kabahatimiz var. Anlayamadım gitti, doğrusu… Bizi susuz bırakma, ne olur? Umarım dualarımız, gideceği yere ulaşır.
 
Cemreler düştü… Bir hafta sonra, “anam-babam” hesabından mart girecek… Yani, bahar… Bakalım, “dağlar karını martta alacak mı?” Yine bakalım, “sayılı günler”, “mart dokuzu, dokuzun dokuzu, ‘abdul beşi, illa on beşi” nasıl geçecek?
 
Bugünler de tehlikeli günler, eskiler böyle der… Bol bol yağış gelebilir, şiddetli soğuklar olabilir, don kapımızı çalabilir, meyveler soğuk alabilir… Yağıştan emin değilim ama şiddetli soğukların geleceğinden eminim.
***
Öyle ya, bir kısmetsizlik dolaşıyor tepenizde… Allah’tan merhum İsmet Paşamız, başımızda değil. Yoksa, şimdiye kadar çoktan; “Geldi İsmet kesildi kısmet!” sözlerini duyardık. Olsun, onun devamı CEHAPE var Ya!… Tüm kötülüklerin evveli de ahiri de, anası da bunlar. Bunlar, gitmezse bereket falan da gelmez. Kayseri’ye, yağış da…
***
Yine bu yıl da kayısıya, cevize hasret kalabiliriz. Öyle ya, bizim Cömert’in tezi, bunlar… Biliyor musunuz, kadınların “gözü kuruttu” kayısıyı… “Olmaz olasın!” derlerdi… Öyle ya, “gezmelerde” ya da “gaflelerde”, “vıdı vıdı çene çalma varken!”, oturacaksın kayısı yaracaksın, akşamın geç vakitlerine kadar…
***
Gençler bilmez, bağ evleri damlarında, “lüks” ya da “fener” eşliğinde, gece yarılarına kadar kayısı yarılırdı. Toplamaktan usanan çocuklar, bazen, babaları görmeden, toprağa gömerlerdi. Öyle ya, topla topla bitmez, meret; ne dizin kalır ve ne de belin; bir de oyundan olursun… Şimdi ise, tanesine hasret kaldık. Nimeti elinle tepersen olacağı bu…
***
Bizim “Kıvılcım cemaati” de Cömert Hocamızın anlattıklarını dinler, doğal olarak inanırız… Gerçi, pandemi nedeniyle, görüşemiyoruz, -ama çok yiğit olanlarımız ara sıra bir araya geliyor-,  buluşamıyoruz, yaklaşık bir yıldır.
***
Hava değişimleri, “doğadaki döngü”ymüş; halk irfanında, halk kültüründe olan şeylermiş… Bazı dönemler, “sapma” olması doğalmış… Amma lakin, “küresel ısınma”, bu takvimi kaydırabilir; bazı ara mevsimler de kalkabilirmiş…
***
Binlerce yıl, insanoğlu yani “homo sapines” denilen bizlerin ataları, yani ebe-ecdadımız, dedelerimiz, bu döngüye göre “tarım takvimi” yapar, buna göre ekim-dikim, hasat yaparmış. Aslında, en büyük devrim, “tarım devrimi”… Bugün ne varsa, uhrevi ve dünyevi hayatta hep buna borçluyuz…
***
“Yukarı da Allah var!”, sırf Sarı Saltuk değil, bizim “Kızılviranizade” de buna benzer şeyler söyler ama bu sene pek tutmayacak yani “döngüde” bir sapma olacak gibi… O nedenle, özellikle su varlığımızı çok dikkatli, çok etkin ve verimli yani tasarruflu kullanmak zorundayız…
***
Bu gidiş, “susuz yaza” doğru… Haberiniz olsun…
***
Demem o ki; ekip, dikeceklerinize, özellikle sebze ekimine dikkat edin… Yağışlara ve suya güvenip de fazla dikmeyin… Sonra, bırakınız sebzelere su vermeyi, içmeye bile bulamayabilirsiniz… Ha, eski kıraç bağcıları gibi “mantı suyu” ile de yıkanabilirsiniz.
***
Moralinizi bozmak istemem ama gidişat bu yönde, efendim… “Susuz yazlara” hazır olun efendim… Umarım bu gidişatın, özellikle farkına varır belediyeler… Su ihtiyacı çok olan, çayır ekmez her yere… Olmadık yer, çiçek dikmez… Su gereksinimi az olan bitkilere yönelir… Yeraltı ve yerüstü sularının “etkin ve verimli” kullanımına özen gösterir, projeler üretir. 

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV