banner153
31 Ekim 2020 Cumartesi

KORONA GÜNLERİ (12)

30 Eylül 2020, 07:21
Bu makale 360 kez okundu
KORONA GÜNLERİ (12)
KADİR DAYIOĞLU
Kayseri Tabip Odası Başkanı Mehmet İlhan Şahin, pandemi ile ilgili valiliğe sunduğu bazı önerileri açıkladı. Şahin; “Bu öneriler arasında tam bir sokağa çıkma yasağı değil ama ciddi kısıtlılıklar getirilmesi gerektiğini ifade ettik. Örneğin gece sokağa çıkma yasakları olabilir, hafta sonu kısıtlamalar olabilir” dedi.
 
Değerli Başkanım, kusura kalmayın, biraz yanılıyorsunuz… Zira, Kayseri ahalisinin “gece hayatı!” yoktur, mevsime göre, karanlık çökmeye başladı mı herkes evine çekilir… Hele hele televizyon çıktıktan sonra misafirlik falan da kalmadı…
 
İlk günlerde “telesafirlik” vardı, herkes TV sahibi olunca, o da kalmadı.  Bırakınız, eş-dost ziyaretini anne ve baba ile görüşme nadirattan olmaya başladı.
 
Merak eden kışın yediden, yazın dokuzdan sonra dışarı çıkıp bir seyreylesin alemi… Bomboş sokak ve caddeleri görürsünüz.
 
Unutmayın; gece yarısına kadar Kayseri’nin “cıvıl cıvıl” olduğu günler çok gerilerde kaldı. Bu dönem; “bizden önce Kayseri’de bir b.k yoktu; Kayseri tam bir köydü!” denilen zamanlara denk gelir.
***
Gelişmeyi, sosyalleşmeyi, şehirleşmeyi bina, düzgün cadde, park-bahçe olarak görenlere ise, diyecek bir şeyim yok. İnanın o Kayseri’yi çok özlüyorum.
***
Ha. Oda Başkanımız, “Kayseri’nin yillilerine” has oturmaları yasaklayın deseydi katılırdım… O nedenle, İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun, “oturmaların yasaklandığı!” ile ilgili kararı çok yararlı olur. 
Tabii, cemaat, tarikat mensuplarının “zikir”, “sema/semah”, “sohbet”, “toplu ibadet” törenleri nasıl yasaklanır ya da yasaklanabilir mi? Bilemiyorum…
 
Çok şükür, plajlarda, yazlıklarda düzenlenen yaş günü, evlenme günü gibi etkinlikleri göremeyeceğiz artık. Zira, sezon bitti… İnanın nam olsun, şan olsun diye sosyal medyaya konan toplu, maskesiz, mesafesiz fotoğraflar ürküntü veriyor.
 
Bunları görünce, kendimizi aşırı korumaya alan bizler çok mu hata ediyoruz; çok mu takıntılıyız, çok mu aptalız diye soruyorum, kendime… İki adım ilerideki fırına, ekmek almaya giderken, savaşa giden asker gibi kuşanıyoruz ama onlar masaları kurmuşlar börekler, çörekler, meyveler, pasatalar, içecekler hak getire… Sanki, korona onların semtine uğramıyor ya da korkuyor.
***
Sonbahara yeni girdik… Yapraklar sararmaya, rengarenk olmaya henüz başlamadı ama güz de yüzünü göstermeye başladı. Bu günlerde, Şekip Ayhan’ın, güftesi de kendisine ait nihavendin okunacağı günler;
 
Yine hazân mevsimi geldi
Yine yapraklar rüzgarların peşi sıra gidecek
Yine deli gönlüm yine bu mevsimde
Hicrânını yalnız başına çekecek
Hüsrânını yalnız çekecek
 
Geleceksin belki de
O zaman ne o yapraklar, ne o rüzgar
Ve ne ben olacağım
Yine deli gönlüm yine bu mevsimde
Hicrânını yalnız başına çekecek
Hüsrânını yalnız çekecek.
***
Bu hüznün etkilerini Uzman Psikolog Selin Karabulut şöyle anlatmış; “sonbahar depresyonuna dikkat!”, demiş. (Sözcü, 29 Eylül 2020)
 
“Erken kararmaya başlayan hava, yaz aylarının program yoğunluğunun giderek yerini ev hayatına bırakması derken kendimizi sonbahar hüznünün içinde bulabiliriz. Özellikle bazı insanlar sonbahar aylarında daha gergin, daha huzursuz, daha melankolik veya daha sinirli olabilir.
 
O nedenle, “aklımıza mukayyet olalım!” Sağlıklı ve koronasız günler, dileyelim. Tabii, “Allah akıl ve fikir versin!” dileklerimizle.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV