banner153
02 Aralık 2020 Çarşamba

KORONA SAVAŞLARI

19 Kasım 2020, 07:18
Bu makale 1713 kez okundu
KORONA SAVAŞLARI
ŞABAN GÜNER
Tüm dünya, COVİD 19 virüsü ile savaşıyor. Bu savaşta, insanlık büyük kayıplar veriyor. Can kayıpları giderek artıyor. Kitlesel bulaşlardan bahsediliyor. Bunun bir sonraki aşaması kitlesel ölümlerden Allah korusun.
        Mikrobu başlangıçta hafife aldık. Gelip geçeceğini zannettik. Hatta ayıp kabul ederek, hastalığı gizledik. Halen aynı kafada olanlar var. Hasta olduklarını gizleyenlerin, karantina şartlarına uymayanların sayısının, oldukça fazla olduğuna eminim.
        Bu mikrop; zengin, fakir, Müslüman, Hristiyan, inançlı, inançsız ayırımı yapmıyor. Korumasız yakaladığı, herkesi esir alıyor. Gücünün yettiğini öldürüyor.
        Öncelikli olarak, maske, mesafe, temizlik ile savaşa hazırlık yapmalıyız. Beslenmemiz ile vücut direncimizi artırmalıyız. Bu arada vücut direncimizi zayıflatan sigara benzeri kötü alışkanlıklarımızı terk etmeliyiz. Bu tedbirler aslında tüm hastalıklarla savaşmanın ve korunmanın ön şartıdır.
        İşin virüsü yok etme kısmını ilim adamlarına bırakmak zorundayız. Yüzlerce laboratuvar, üniversite ve ilaç üreticisi aşı ve ilaç için çalışıyor. Farklı maske ve cihazlar geliştirilmeye çalışılıyor. Kendi şehrimizden, Erciyes Üniversitesi de bu yarışın ön saflarında bulunuyor. Aşı denemeleri son safhaya geldi.
       Amerika Birleşik Devletleri dört eyaletinde aşı dağıtımına başladı. Çin ve Rus aşıları yolda, biz bu çalışmaların içindeyiz.
      Kısacası durumumuz iyi olmasa bile umutsuz değil. Burada yapmamız gereken mücadeleye destek olmaktır. Suçlu aramak, cadı avına çıkmak hiç kimseye, hiçbir şey kazandırmaz. Aksine durumu daha içinden çıkılmaz hale getirir.
          Ot çöple insanları istismar edenleri baş tacı eder, ilim adamları ve sağlık çalışanlarını linç edersek, onlara hak ettikleri değeri vermezsek kaybeden insanlık olur. Yani biz oluruz. Bu konu siyasete alet edilemeyecek kadar önemlidir. Salgın üzerinden parsa toplamaya çalışmak zayıflıktır.
        Yeni yasaklar geldi. Bunları yasak olarak görmemek gerekir. Kendi sağlığımızı korumak, sevdiklerimizi yaşatmak için gerekli kurallar olarak görmeliyiz.
        Evde daha çok kalması gerekenlerin mesai saati başlangıç ve bitiş saatlerinde sokaklarda olması, toplu ulaşım araçlarını kullanması zaten normal zamanlarda tenkit edilen davranış biçimi ve herkes bunu yanlış buluyor.
       Cadde ve sokaklarda, duraklarda, parklarda sigara içenler kendine zarar vermekle kalmıyor, çevresindeki insanlara da zarar veriyorlar.
Geçenlerde ev eşyası yükleyen bir kamyonun arkasındaki kaldırımdan geçmek zorunda kaldım. Yükleme işçisinin dumanı beni hem boğdu, hem saatlerce tedirgin etti. Adam çalışırken sigara içiyor ve rastgele dumanını savurtturuyor.
       Savrulan aslında beşeriyetin geleceği oluyor. Kimse farkında değil.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV