banner167
banner165
26 Ocak 2021 Salı

KURAKLIK KORKUTUCU BOYUTLARDA…

01 Aralık 2020, 07:10
Bu makale 410 kez okundu
KURAKLIK KORKUTUCU BOYUTLARDA…
KADİR DAYIOĞLU
Şu yaşa geldim, böylesini görmedim. Bugün, kışa girdik yani Aralık ayına… Yaz ve sonbahar da damla düşmedi desek, yeri. Bu gidiş hayra alamet değil. Ufukta da yağış gözükmüyor.
 
Hele hele, barajlardan içme ve kullanma suyu temin eden illerde, “felaket” yakın… Ama yeraltı suyundan yararlananlar da sevinmesin. Öyle ya, onları besleyen kaynaklar kurusa, mesela Erciyes, Toroslar yeterince yağış alamazsa, Kayseri ve Develi Ovası yeraltı su seviyeleri düşerse ne olacak?
***
Bu; “Güneş çarığı, çarık da ayağı sıkar!” misali gibi bir şey…
***
Susuzluğu hiç temenni etmem ama “korona” etkilediği gibi, “susuzluk” da hayatımız etkileyecek. Her şey eskisi gibi olmayacak, yeni bir hayat tarzı gündemimize gelecek. Galiba, “gelenek” ve “göreneğin” değişim süreci böyle bir şey.
 
Geçenlerde bir haber vardı. Erciyes’te “yapay kar makineleri” çalışmaya başlamış. Peki, nereye kadar? Bildiğim kadarıyla bu su, Tekir Göleti’nden temin ediliyor.
***
Erciyes tesisleri için, doğayı besleyen pınarlara dahi el koydular… Peki, buralar da kurursa, ne yapacağız? Tesislerin, içme ve kullanma suyu nereden temin edilecek? Bir de bakmışsınız, Tekir, Kerbela’ya dönmüş.
***
Demem o ki; suyu “etkin” ve “verimli” kullanmak zorundayız. Mesela boşa akan yağmur sularını kuyu ve mahzenlerimize yönlendirebiliriz. Baharda boşa akan suları da… O nedenle, vakti zamanında yapılan ama bugün çoğu atıl vaziyette duran “kuyu” ve “manzenlerimizi”, yeniden aktif hale getirebiliriz.
 
Bu nedenle, Büyükşehir ya da ilgili belediye, mevcut “arkları” rehabile eder, kapananları açar; bahar da boşa akan suları buralara çevirebilir. Unutmayın bizler çocukluğumuzda ve gençliğimizde kuyuları/mahzenleri doldurmak için uğraşı verirdik. Özellikle, su daha temiz olur diye, geceleri doldururduk. Şimdi gerek yok, zira musluk suyu var. Bunları bağ/bahçe işlerinde kullanabiliriz.
***
“Kıraç bağlarında”, bunlar “kar” ile doldurulurdu. Hatta, toprak damları ve kuyu başlarını betona çeviren, çörtenler vasıtasıyla, yağmur ve eriyen kar sularını buralara yönlendirenler olurdu.
***
Buradan Memduh Başkana sesleniyorum: Değerli Başkanım, Anadolu’nun ve tabii Kayseri’nin bu “geleneğini”, hayata geçirmek, bir çevre, haliyle “AB projesi” haline gelebilir. Buradan parasal destek de alınabilir.
***
Unutmayın, Hisarcık, Kıranardı, Kızıltepe, Gürle, Haymana, Karacaören, Eşek Meydanı, Becen, Karader’de bulunan tüm kuyu ve mahzenlerin kapasitesi, abartmıyorum, “Tekir Göleti” kapasitesinden aşağı değildir.
***
Mesela ben ne yaptım? İsterseniz anlatayım.  Evimizin arkasında, “veranda” diyebileceğimiz bir mekan ve burada da bir musluğumuz var. Deterjan ve sabunsuz, kullandığımız suyu bir kapta topluyoruz, inanın, günde 50 litreye yakın su çıkıyor ve bunu da saksılara veriyoruz.
***
Mesela, aktif, sanırım 20-25 ton bir kuyumuz var… Yanında da 10 tona yakın, seyyar depo… Baharda, boşa akan suda dolduruyoruz… Ettim mi, 30-35 ton… Sonra, en az iki kez, paralı akan sudan dolduruyoruz. Etti mi 100-105 ton
 
Şayet, Kıranardı Göleti su tutsa ve bir kez daha fazla (15 Temmuz-15 Ağustos arası) bahçeyi sulayabilseydik, bu esnada bir dolum daha yapardız. Buyrun size 150 tonluk bir ek kapasite. Bu taktirde, “musluk suyundan”, ev ihtiyacı olan kadar kullanır haliyle KASKİ’yi rahatlatırdık.
***
İnanın bu keyfiyeti, yıllardır anlatırım ne Melikgazi, ne Büyükşehir ve ne de KASKİ, bu husus anlayamadı, kusura kalmasınlar… Kim bilir, belki de anlatamadım.
 
Yıllardır kuyuları mahzenleri aktif hale getirin, bu amaçla su arklarını rehabilite edin, kapananları da açın; bir türlü su tutmayan Kıranardı Göltei’nin (Öküz Çukuru Göleti) sorununu çözün diye, af buyurun kıçımızı yırttık; feveranımızı Mısır’da ki sağır sultan duydu maalesef bizimkiler duymadı.
***
Duymamaya devam etsinler, Erciyes’in etekleri ve Tekir, Kerbela’ya dönünce, beni anımsarsınız… Diyorum, bu bize yabancı değil; “geleneğimizde” var… Musluk suyu gelmeden “kıraç bağlarında” içme ve kullanma; musluk suyu varken “sulu bağlarda” çayır/çimen, çiçek için kullanılırdı.
 
Mesela, en uçta bulunan, Eşekmeydanı’nda, “Susalların”, yanılmıyorsam, 500 tonluk mahzeni, Hisarcık’tan gelen su ile her bahar doldurulurdu. Bir yaz da bu suyu kullanırlardı… Etraflarındaki bağlarınkiler de öyleydi… Şimdi ise, bomboş duruyor bu su depoları.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV