banner153
03 Aralık 2020 Perşembe

KURBAN (Tekrar)

31 Temmuz 2020, 16:42
Bu makale 525 kez okundu
KURBAN (Tekrar)
KADİR DAYIOĞLU
Bugün Kurban Bayramı… Kutlu olsun; hayırlara vesile olsun. Klasik temenni ile; “Allah senesine güle güle yetiştirsin”. Kurban kesmenin hükmü nedir? Farz mı sünnet mi vacip mi? Neler kurban edilir? Kimler kurban keser? Sorunlu ve tartışmalı bir alan. Bunu ulema tartışa dursun… İşin orasında değilim.
 
Bu vesile ile bir parantez açmak istiyorum. Sözlükte kurban, “yakınlaşmak”, “yakın olmak” anlamına geliyor. “Akraba” da aynı kökten. Tüm dinlerin, tüm inancaların ortak ritüeli. Bize has bir şey değil. Son tahlil de, “Tanrıya yakınlaşmakta” karar kılıyor. O nedenle kurban, tanrılar için kesilir; ona yakın olmak için kesilir.  
 
Halvetiye’nin Şâbani kolu büyüklerinden Ahmet Tahir Maraşi Hazretlerinin şu müthiş sözü, Kurbanı çok güzel anlatmakta. Hazret, mealen buyuruyor; “Kurban, insanın, tüm benlik bakiyesini yok etmesi!” Evet. Evladını kurban eden insanlar, nedense, “benliklerini” kurban etmeye yanaşmıyor. Ah, bir onu yok edebilsek!..
***
Kim bilir, belki de ozan; “Yılda kurban bir olur/ Her gün kurbanım sana” dizelerini bu amaçla söylemiş. Merhum Saadettin Kaynak’ın, Muhayyer makamında bestelediği bu eserin ozanı bilinmiyor. Ya da ben bilmiyorum. Bilenlerin yardımcı olmalarını dilerim.
***
Biz de bu gün, farklı bir şey yazalım dedik. Öyle ya; onu yazsan alınıyorlar; bunu yazsan alınıyorlar. Birliğimizi, dirliğimizi, beraberliğimizi “bozmayalım, arkadaşlar!” diyorlar... Kendileri, diledikleri gibi konuşabilir çünkü “paraları” var; sen konuşamazsın “kaç paralık adamsın!”
 
Güzel de kardeşim; sizin her dediğiniz doğru mu; her şeyi siz mi iyi bilirsiniz? Önce susmayı öğrenin; olur olmaz yerde ahkam kesip durmayın... Hem unutmayın; “Hamama giren terler”miş.
***
Neyse!.. İyisi mi sizlere bugün, suya sabuna dokunmayan, zaman zaman sağdan soldan “çaldıklarımdan” bir demet sunuyorum.
* * *
35 Yaş şairinin yine aynı başlıklı şiirinden alına dizeler;
 
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
* * *
Cahit Sıtkı'ya kulak vermeye devam edelim:
 
Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halde anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
Ve gönül Tanrısına der ki:
Pervam yok verdiğin elemden
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!
* * *
Ziya Paşa'nın ünlü ikililerinden biri:
 
İdrak-ı meali bu küçük akla gerekmez;
 Zira bu terazi o kadar sıkleti çekmez.
* * *
Tarih boyunca da ülke yönetimleri, yani “politika” hakkında, neler ve neler söylenmemiştir ki... Tabi, aşağıdaki tanımların günümüzle ilgisi yoktur. İşte birkaç örnek; muhtemelen Çetin Altan’dan aşırdım: Bundan 2400 yıl önce yaşamış olan ünlü tiyatro yazarı ve mizahçısı Aristofanes: “Politikacılar mı, onlar maymunlarıdır, halkın.”
* * *
Anatole France da, 1894’te şöyle yazmış: “Her türlü yetenekten o kadar da yoksun değilim, politikayla uğraşmak için.”
* * *
300 yıl önce yaşamış olan Alexander Pope’dan da bir cümle: “Siyasal bir parti, birkaç kişinin çıkarı için; çoğunluğun aklını yemesidir.”
* * *
Karşıdaki, demirden örümcek ağlarının tepelerindeki kalaslar üstünde çalışan işçiler, pek farkında olmasalar da “politika”nın bir tanımlaması da şöyle: “Halka hizmet vaadiyle iktidara gelip, halkı kendine hizmet ettirme uğraşıdır.”
* * *
Padişah III. Osman tarafından, 250 yıl önce sadrazamlığa getirilen şair Ragıp Paşa’nın ünlü ikilisi:
 
Mihneti kendine zevketmedir alemde hüner
Gam-ü şadi-i felek böyle gelir böyle gider
***
Gam-ü şadi-i felek; “hayatın gamlı sevinci” anlamına geliyormuş.
***
Nihayet, Ahmet Tahir Maraşi (k.s.a) bağlılarından Fethi Gemuhluoğlu merhumun, yaygın bilinen ismi ile “Fethi Abi”nin, şu kelamı kibarı ile noktalayalım. Tabii, bu sözler ona ait değil. O da naklediyor; biz de aynısını yapıyoruz:
 
“…Beyefendiler, kan dökücü olmayın. Maktûl olun, kâtil olmayın. Mazlum olun, zâlim olmayın. Bize kassâb olmak, sayyâd olmak, dellâk ve dellâl olmak yakışmaz. Dellâklar vücudunuzdaki kiri önünüze koyarlar. Allah’ın Settar-ülUyûp vasfını rencide ederler. Dellâlar iki kişinin mâbeyninde bir kişiyi iltizâm etmek durumunda kalırlar. Dellâl olmayın, dellâk olmayın, kassâp olmayın, sayyâd-ı bi insaf olmayın…”

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV