banner87
14 Aralık 2017 Perşembe

LİSE GİRİŞ SINAVLARININ TARİHÇESİ

18 Kasım 2017, 09:26
Bu makale 119 kez okundu
LİSE GİRİŞ SINAVLARININ TARİHÇESİ
HACI SARI
Türkiye genç nüfusu ile sitem arayışlarının merkezi bir ülke olmuştur.  Üniversite giriş sınavlarının tarihçesi 1974 yılına kadar inmektedir. Fakat lise giriş sınavlarının tarihi çok eskilere gitmemektedir.
1964’te fen liseleri sınavla öğrenci almaya başladı., 1985’te Anadolu imam hatip, 1990’da Anadolu öğretmen ve 2003’te sosyal bilimler liseleri kurularak, öğrencilerini sınavla almaya başladılar. Anadolu liseleri ise 1999’a kadar öğrencilerini ilkokuldan itibaren merkezi sınavla aldılar. Bu tarihten sonra 2000 yılından itibaren LGS sınavı ile öğrenci alınmaya başlandı. Liselere giriş Sınavı tüm Türkiye çapında öğrencilerin katıldığı merkezi sınav uygulamasının başlangıcı kabul edilebilir.
Türkiye kendi eğitim geleneğini oluşturma adına iyi bir sınav verememiştir. LGS sınav sistemin geliştirilmesi beklenirken 2004 yılında liselere giriş sınavı OKS adını aldı. Ortaöğretim kurumlarına Geçiş Sınavı olarak ifade edilen OKS ortaokul öğrencilerinin yarış alanı haline geldi.
Daha iyi bir sınav sistemi parolası ile ve sınav stresinin kaldırılması düşüncesiyle  2008 yılında  6.7 ve 8. Sınıf öğrencilerinin her sınıf seviyesinde gireceği SBS sitemi öğrencilere ideal sistem olarak sunuldu. Sınav kaldırılacakken sınav stresi 3 yıla yayıldı ve stres öğrencilerin ortaokul hayatının tamamını etkiler hale geldi.
SBS’nin de ideal sistem olmadığı anlaşılmış olacak ki 2014 yılında bu sefer en ideal sınav sitemi olarak TEOG sistemi milyonların kabulüne sunuldu. Aslında TEOG,  sınav stresini kısmen azaltmış ve sadece 8. Sınıf öğrencilerinin yazılı havasında girdikleri sınavlar olmuştu. Yıl 2017 en ideal sınav sistemi olduğu iddia edilen TEOG da bir anda yürürlükten kaldırıldı. 2017 yılının ideal eğitim ve ölçme sistemi sınavsız geçiş sistemi uygulamaya konuldu. Tüm Türkiye’nin beklentisi bu sistem değişikliği son olsun ve ilkokula başlayan bir çocuğumuz hangi sistemle liseye geçiş yapacağını öngörebilsin.
Bir kitap önerisi
 “UZUN HİKAYE”/ MUSTAFA KUTLU
 Uzun Hikâye, Mustafa Kutlu tarafından  yazılmış  özgün ve çığır açan bir hikayedir. Yazar bu eseri ile  art arda uzun hikayeler yazmış ve yazarlık hayatına farklı bir rota çizmiştir..  Mustafa Kutlu hikâyelerini gerçekçi ve insancıl bakışla yazmış,  varoşların ve büyükşehirlerde kalabalıklar arasında var oluş mücadelesi veren insanları gündeme getirecek şekilde yazmıştır.
Uzun Hikâye, Bulgaristan Göçmeni Ali ile oğlunun başından geçen olayların göç olgusu zemininde ve nostaljik bir atmosferde anlatıldığı uzun bir hikâyedir.  Uzun Hikâye’nin en dikkat çeken tarafı, otobiyografik özellikler göstermesidir. Oldukça akıcı bir dil ile kaleme alınan Uzun Hikâye’de anlatılanlar, yazarının hayatındaki bazı olay ve kahramanlarla paralellik arz eder. Mustafa Kutlu hikayelerinde büyükşehirlerin kasvetli havasında bunalımlar yaşayan varoşları, göç olgusunu ve biraz da toplumsal gerçekçi bakış açısıyla ezilenleri yani dezavantajlı grupları gündeme taşımıştır. Dergah yayınlarından çıkan Uzun Hikaye, beyaz perdeye de aktarılmış izleyicilerin beğenisini kazanmıştır.
 
Kitabın arka sayfasında şu ifadeler yer alır.
“”Ben o zamanlar on altı yaşındaydım, lise birde. İnce uzun bir oğlan. Saçlarım kirpi gibi dik duruyor; ne yana, ne geriye taranmıyor, beni deli ediyordu.
Babam "İnatsın inat... İnatçı adamın saçı yatmaz. Dedene çekmişsin besbelli. Keşke annene benzeseydin" diyordu.
Keşke...
Annemin lepiska gibi yumuşacık, sarı saçları vardı. En çok o mavi gözlerini özlüyorum. "Benim oğlum okuyacak yüksek bir memur olacak" der, sonra da göz ucuyla babama bakardı. Sanki anlaşmışlar gibi babam da ona bakar, dudaklarında muzip bir gülümseme:
"Hıh... Biz okuduk bir şey olduk sanki" diye omuz silkerdi.”” 
 
 Keyifli okumalar
 

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV