banner153
03 Haziran 2020 Çarşamba

LÜKS VİLLALAR VE İŞKUR ÖNÜ…

12 Mayıs 2020, 08:15
Bu makale 2306 kez okundu
LÜKS VİLLALAR VE İŞKUR ÖNÜ…
MEHMET NİLKALI
Ülkemizde gelir adaletsizliğinin zirve yaptığını sanırım görmeyen gözler bile görmüştür. Artık.
Bir yandan asgari ücretle geçinmek zorunda kalanlar, yıl içerisinde yevmiye oyarak birkaç ay inşaata gidebilme imkanı bulanarak günlük 140 TL kazananlar, bir yanda ise yüksek yüksek, dolgun maaşlar.
Koronavirüs salgını ile birlikte ülkemizdeki gelir adaletsizliğinin hangi noktaya geldiğini daha iyi gördük. Oysa, 2000’li yıllara girmeden önce, 2008 yılında her ne kadar bizi etkilemedi desek bile dünya genelinde yaşanan ekonomik krizi bu ülke insanı cebindeki, biriktirdiği küçük miktarlarla kullanarak atlatmıştı.
Şimdi salgınla birlikte oluşan ekonomik krizi halkımızın atlatamadığını görüyoruz. Çünkü yıllardır kara gün için kenara para koyamadı. Ülke nüfusunun büyük bir bölümü. Hele son 7 yıl içinde özellikle son 3 yılda döviz kurlarında yaşanan artışla birlikte yediğimiz içtiğimiz, kullandığımız giydiğimiz her şey dövize endeksli olunca hayat pahalılığı perişan etti. Halkı.
Bu süreç atlatılır. Yaşanan sıkıntılar ve sorunlar bir şekilde geçer. Ancak geçmiş yıllardaki gibi ekonomik sıkıntıyı atlatmak, halk cephesinde çokta kolay olmayacak. Tabi ki bizlerin, bütün halkın isteği, arzusu, ekonomik anlamda sorunları ülke olarak aşmak. Bu şekilde herkesin sıkıntılardan uzaklaşması. En kısa zamanda.
Kimse ne olursa olsun, siyasi görüşü ne olursa olsun, yaşam şekli ne olursa olsun, ülkesinin, memleketinin ciddi bir ekonomik sorun yaşamasını istemez. İstemeyecektir de. Çükü yaşanan ekonomik krizin mal varlığı çok iyi olanı bile etkilerken, dar gelirliği de etkilediği ve bu ateşin ayırım yapmadan kasıp kavurduğunu gördü. Görüyor.
O nedenle birbirimizi suçlamaya vaktimiz olmamalıdır. Suçlamaları biran önce bir kenara bırakarak her birey, her bir vatandaş, ailesinin, kendisinin hele çocuklarının geleceğini masaya yatırarak kararlar almalıdır.
Esas konumuza gelecek olursak, başlangıçta şunu söyleyeceksinizdir. Zenginin malı züğürdün çenesini yorar. Böyle düşünmeyin. Bunu söylerseniz toplum olarak kaybederiz.
Koronavirüs salgın günlerinde özelliklede sokağa çıkma yasağının olduğu günlerde sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar var. Herkes kendisini bir yerlere atmış, kimi evine hasetmiş, kimi bağ evine, kimi farklı yerlere derken, yapılan paylaşımlarda bir gerçeği gördük ki; lüks yaşam içinde olan insanlarımız var. Sayısı azımsanamayacak kadar olan bu insanların sahip oldukları villalar, evler, imkanlara baktığınız zaman milyon liralık servet. Var.
Bu servete nasıl sahip olduğunu sormaya gerek yok. Çünkü sahip olduğu, bilgi, mesleği ile bu imkansız. Dersiniz. Mantıklı düşündüğünüz zaman öyle.
Ancak gelir adaletsizliği hadisesini biraz değerlendirdiğiniz zaman bu mal varlıklarına sahip olmak mümkün. Herhangi bir meslek dalından örnek vermek isteyeceğiz ama birileri buradan kendileri ile ilgili bir şeyler çıkartarak eleştirel yaklaşımı olacaktır. O nedenle meslek ve kazanç konusunda bir şey söylemeden, serbest ekonomi piyasası, kamu da çalışanlara verilen yüksek maaş (aslında yüksek maaş değil ama asgari ücret ve diğer işsiz insanlarımızı düşünürseniz ülkemiz şartlarında öyle), işçilerin aldığı yüksek maaş, aynı işi özel sektörde yapanların asgari ücrete talim etmesi, insanlarımız arasında gelir adaletsizliğini düzenleyecek bir adım atılmaması dikkat çekiyor. Ve ülkede belli bir kesim yüksek gelirle istediğine sahip olurken, yüzde 70’leri bulan kesim ise, dar gelirleriyle geçimini sağlamaya çalışıyor. İşsizlerde bir o kadar çok.
Kısacası, villalardan, lüks bağ evlerinde fotoğraflar paylaşarak, ahkam kesen, güllük gülistan görmeye çalışan kesim az değil ama bu kesimin 10 katı İşkur önünde işsizlik maaşı almaya çalışan, iş bulmaya çalışan, sosyal yardımlaşma anlamında destek alabilmek için çaba sarf eden insanımız var. Düşünün bir kentte, cebinde 2.5 lirası olan vatandaş, İşkur binası önüne uzun bir mesafe yol yürüyerek gelmiş, işlemini bitirip geri dönmeye çalışıyor. Yine yaya olarak.
Bu salgın ülkemizde gelir adaletsizliğinin zirve yaptığını göstermiş ve bu anlamda devletimizin bu konuya, kanayan yaraya parmak basması gerektiğini görüyoruz. Kimsenin lüks villalarda oturmasına, bağ evlerinde yada 250 metrekareyi bulan havadar konutlarda ikamet etmesine kimse bir şey demiyor. Ama gelir adaletsizliğinin resmi olarak ortaya çıkan bu tablo utanç vericidir. Umarız bu konuda, dar gelirli insanlarımıza destek olma sahip çıkma adına çaba gösteren yetkililerin önümüzdeki süreçte gelir adaletsizliği, insanların hak etmediği bol kazançlarının önüne geçerek, artık yeter anlamında takoz koyar. Toplumda huzur olursa ailemizde huzur olacağını da herkes bilir.
 

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV