banner153
04 Ağustos 2020 Salı

MEMDUH BAŞKANA ARZIM

11 Temmuz 2020, 07:24
Bu makale 415 kez okundu
MEMDUH BAŞKANA ARZIM
KADİR DAYIOĞLU
Bugün temmuzun 11’i, Koçdağı havzasından Öküz ve Çaylak Çukuru istikametinden gelen sulama suyu bitti… DSİ, KASKİ ve Büyükşehir Belediyesi, “ruhuna bir Fatiha gönderebilir!” Yarın, rica minnet aldığımız su ile kuyu doldurabilirsek ne mutlu. Bahçe sulamaktan vazgeçtik artık, kuyuyu doldurabilirsek yeter… Tabii, su, bizim oralara inerse!.. Ya da “yolda kaybolmazsa!”
 
Bu bence bilinen bir sondu bu… Hiç de yadırgamadım. Bunun böyle olacağını daha önceleri çok yazdım. Ama kimse tınmadı… Tekir tesislerine su temini için Koçdağı pınarlarına el koydu, KASKİ… Oysa bu pınarlar bu suyu besliyordu. “Yapmayın, etmeyin bu su dişinizin kovuğuna yetmez!”, dedikçe o dönem ki KASKİ yöneticileri, başta Genel Müdürleri olmak üzere hiç dinlemediler…
***
Peki, KASKİ dinlemedi de Mehmet Özhaseki ve Memduh Büyükkılıç (o zaman Melikgazi başkanı) başkanlar dinledi mi? Dinlemeleri bir yana haberleri dahi olmadı… Belki de, böyle bir havzadan haberleri yoktu…
***
Vakti zamanında, Kıranardı Belediye Başkanı Asım Dilbaz’ın, gayretleri ile, gecikmeli de olsa, DSİ, Kıranardı Göleti yaptı, Öküz Çukuru’na… Yapı da su tutmadı… Su durmuyor, gölette, yeraltına kaçıyor… Her yıl tamir ettiler ama fayda etmedi…
 
Bu durumdan belediyeleri uyardım, “durum böyle böyle!”, diye… DSİ’ye yardımcı olmalarını, “tahsisata ihtiyaçları varsa, siyasi olarak devreye girin” dedik, bunu derken bu Gölet’in, dolaylı yoldan, KASKİ’nin “içme ve kullanma” ve “sulama suyuna” çok yardımcı olacağını defalarca söyledik…
 
Bu gölet çalışırsa Tekir Göleti ile bunun paralel çalışacağını, aşağı yukarı 3 milyon metre küp suya karşılık geleceğini söyledim. Hatta daha da ileri gittim; size, nasıl paralel çalışacağını arazide göstereyim dedim…
***
Dedik demesine ama dinleyen olmadı… Zira, kusura kalmasınlar; “A”’dan “Z”’ye hiçbir yetkili konuya vakıf değildi, uyarılarımızı da ciddiye almadılar… Şimdi ise, 11 Temmuz da su bitti… Akan da “iş görmez!”, oldu.
***
Tabii, bunlar yetmedi, bu sefer de bu suyun beslediği alan içerisine “Kıranardı Kent Ormanı” yaptılar. Peki, bu mesirenin kullanma ve sulama suyu nasıl temin edilecekti?
***
İşin başında bu soruyu sormadıklarından, bitince, şimdi kesilen suyun üzerine, beş bin metre küplük depo yaptılar. Gece 24:00, sabah 06:00 saatleri arasında, zaten kısıtlı olan suya el koydular. Gece 24:00 oldu mu, çeviriyorlar suyu depoya. Sabaha kadar ne dolarsa…
 
Korkarım, bu su ile depoyu da dolduramayacaklar, mesirenin su ihtiyacını da karşılayamayacaklar. Ne İsa’ya ve ne de Musa’ya yarayacak. Peki, su olmayınca “Kent Ormanı” ne olacak?
***
Ayrıca; gitti mi, zaten kıt olan sulama suyumuzun dörtte biri… Yani, plansızlığın ceremesini biz mi ödeyeceğiz? Maalesef ödettiler…  İleri de bu havzanın “kuruduğunu” görenler, umarım beni anımsar. Tabii, müsebbiplerini de…
***
Bu şuna benzedi: Öküzün kafası küpe girmiş. Köyün akilleri toplanmış bir türlü çıkartamıyorlar… Boşa koysalar dolmuyor, doluya koysalar almıyor, türünden bir durum.
 
Akilleri seyreden “köyün delisi” yaklaşmış kalabalığa; “Bunda ne var, getirin bana bir bıçak!” demiş… Vermişler bir bıçak… Çalmış öküzün başına… Derken gövde bir yana, kafa ile küp bir yana… Bu sefer de bir çekiş istemiş. Vermişler… Başlamış küpü kırmaya… Küp paramparça olmuş, kafa da yerde… Ahaliye dönmüş; “bakınız nasıl kurtarılırmış, gördünüz mü?”
***
Tüm bunlar yetmiyormuş gibi… Tekir Göleti’nin üçte bir suyunu, tahsis ettirdiler DSİ’ye; “yapay kar” için… Gitti mi havzayı sulayan suyun üçte biri… Tabii, kırk yıllık gölek, teressübatla dolduğundan “aktif hacım” azaldı… Dipte kalan üçte bir su çamurlu olduğundan, kar da “kahverengileşti!” Bu hal de, yapancı turizm dergilerinde konu oldu… Tüm dünyaya kahverengi kar gösterdiler…
***
Bunun üzerine, suyun yarısına el koymak istediler… Ağustos ortası gelince, gölektin vanalarını kapatmaya başladılar… O ana kadar uyuyan Hisarcık’ın muhterem ahalisi, uykudan uyandı, bir de baktılar ki, suları “ham” oldu, gittiler, vanayı kırdılar… İki yıl önce…
***
Tüm bunlar yetmiyormuş gibi; sekiz tane çim saha, yirmi küsur konaklama tesisi, gölet etrafına villalar yapılacak. Bunların içme, kullanma ve sulama suyu nereden temin edilecek?
***
Bir belediye düşünün; koskoca havzanın habitatını, eli ile ölüme terk ediyor, haberleri yok. Bölge sakinleri de yani bağcılar, Hisarcık ve Kıranardı’nın muhterem ahalisi uyuyor…
***
Buradan Memduh Başkana sesleniyorum: Değerli Başkanım, sanırım DSİ parasızlıktan, “sızdırmazlığı” sağlayamıyor, Öküz Çukuru’nda… Allah rızası için maddi yardım mı yaparsınız, DSİ Bölge Müdürlüğü’ne para mı “kopartırsınız” bilemem…
 
Sizden rica ederken, Özhaseki de dahil Milletvekillerinizin hiçbir şey yapamayacaklarını biliyorum… Böyle bir olaydan haberleri olmadığını da…
 
Sanırım, sorunu asıl çözecek olan DSİ, çaresiz durumda. Unutmayın, sayenizde, Tekir havzası, Kerbela’ya dönmek üzere, bizden haber vermesi… Yok, anlatamadıysa, buyurun, Hisarcık’ta bir kahvemi için, size anlatayım, size göstereyim ne demek istediğimi, arazide…
 
Olaya, bizzat müdahil olmanızın, havzanın geleceği açısından yaşamsal olduğunu hatırlatmak isterim… Çim sahalar konusunu da bir kez daha düşünün. Bürokratlara havale edilemeyecek kadar ciddi bir su sorunun ile karşı karşıya geleceğiz, yakın gelecekte…

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV