banner153
banner156
21 Şubat 2020 Cuma

MUALLİM OLMAK

16 Ocak 2020, 17:05
Bu makale 315 kez okundu
MUALLİM OLMAK
ŞABAN GÜNER
Şimdiler de öğretmen diyoruz. Eskiler muallim derdi. Hatta Hz İsa havarilerinden, kendisine muallim diye hitap etmelerini isterdi. Kelime Arapça olup, öğreten, talim ettiren, yetiştiren anlamına gelir. Başta okuma yazma çok şeyi muallimlerden öğrendik. Onların her şeyi bildiklerine inandık. Tek bilgi kaynağımız onlar oldu. hiç sorgulamadık hep itaat ettik.
Lakin şimdi çok farklı bir noktaya geldik. Dünya artık eski dünya değil. Yeni bir dünya kuruldu. İletişim çok hızlı gelişti. İlim ve fende inanılmaz buluşlar yaşandı. Bilgiye, artık çok kolay ulaşılıyor. Okuma yazma öğrenen herkes aradığı bilgileri bulmak için Çin’e gitmiyor.
Hemen elini cebine atıp akıllı telefona gidiyor. Artık bilmediğini sormak için bir muallime başvuran kalmadı. Akıllı telefona neyi sorsa, cevabını saniyesinde alıyor.
Anlayacağınız bizim ve muallimlerin bilmediğini bilen bir nesille karşı karşıyayız. Üstelik bu nesil, her söyleneni kabullenip, itaat etmiyor. Neden, niye, niçin gibi tabancalarının namlularına sürdükleri mermileri var.
Bu mermilerden korunmak zor ve çok donanım gerektiriyor. Öğrenciler eski öğrenciler olmayınca, eski metotlar kullanılarak yetiştirilen muallimler, bu sorulara ikna edici cevaplar vermekte zorlanıyorlar. Hatta cevap veremiyorlar.
Muallim dediysek, sadece okullardaki öğretmenleri kastetmiyoruz. Camideki imam, makamındaki müftü, ilim adamı olduğunu söyleyenler, televizyonlarda arz-ı endam eden uzmanım diyen zevat bu tanımın içindedir. Hatta evde anne, baba, ağabey, abla öğretici rolündedir. Anlayacağınız herkes muallimdir. Aynı zamanda, herkes öğrencidir.
Öğrenmenin ve öğretmenin yaşı yoktur. En can alıcı olanı ise bilgi hazinelerinin ucu bucağı yoktur. Bilgi hazineleri hiç tükenmez. Ulaşılan her bilgi, ulaşılacak yeni bilgilerin kapısını aralar.
Doğmalardan, doktrinlerden, dolayısı ile dayatmalardan kurtulmalıyız. Önce bilgiyi özgürleştirmek gerekiyor. Sonra bilgiye ulaşmanın yolunu temizlemeliyiz. Öğretenlerin ön alması gerekiyor. Öğretenlerin her şeyi ben bilirim psikozundan aranması gerekiyor.
Her şeyi ben bilirim, benim söylediklerim mutlak doğrudur kafasını terk etmeliyiz. İlk yapılması gerek, doğru bilgiye nasıl ulaşılırı öğretmektir. Sonrası, ulaşılan bilginin doğru olduğu nasıl test edilir? Sorusunun cevabını vermektir.
İlim insanı, şüpheci olmak zorundadır. Şayet şüphe etmezse, yeni bilgileri araştırma ihtiyacı duymaz. İhtiyaç yoksa ne gayret, ne çalışma, ne de ilerleme olur.
Allah insana, akletsinler diye akıl vermiştir. Bunun anlamı akılları ile çevrelerini tarayıp Yaradanlarını bulmaları içindir. Sonra kendi faydaları yerine, tüm insanlığın faydası için düşünüp, çalışsınlar, barış içerisinde dünya da yaşasınlar,  ahretlerini hazırlasınlar istemiştir.
İyi bir muallim, öğrencilerine, dinlemeyi, dinlediğini anlamayı, anladığını, değerlendirmeyi, değerlendirme sonunda ulaştığı yargıyı, uygulamayı öğretir.   Bunu yaparken, aklın, vicdanın hür olması gerektiğini öğütler. Bunları böyle öğreten muallim iyi öğreticidir. Bunları böyle öğrenip uygulayan ise iyi insandır.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV
banner157