banner87
26 Mayıs 2018 Cumartesi

“MUHAREBE GİDEN BİR ÜLKEDE BÖYLE ŞEYLER OLUR ”(1)

13 Şubat 2018, 07:23
Bu makale 216 kez okundu
“MUHAREBE GİDEN BİR ÜLKEDE BÖYLE ŞEYLER OLUR ”(1)
M.KEMAL ATİK
Fakültede dersler ülkenin şartlarına göre devam etmeye başlamıştı. Üniversite bünyesinde İlahiyat Fakültesine tahsis edilen sınıfların her biri ayrı ayrı koridorlarda ve ayrı katlardaydı. Öğrencileri bir yerde toplamak çok zordu. Zaten eğitim-öğretim üniversitede çok zayıftı. Öğrenciler ve çoğu hocalar derslere zoraki giriyorlardı. Üniversite genelinde ders saatinde derse giren ve süresinde dersini tamamlayan hocaların sayısı azdı. Düzen, disiplin ve görgü kuralları çok zayıftı. Öğrenci istediği zaman dersten çıkıp gidiyordu. Ders esnasında birden sınıfın kapısı açılıyor “: Melim (muallim) falan öğrenci bana gerek, olar mı” diyerek kız veya erkek arkadaşını dışarıya çağırıyor veya sınıfta olup olmadığını ders hocasından soruyordu. Hoca ise olanlardan hiç rahatsız olmuyordu. Bir keresinde ders yaptığım bir sınıfta, sınıfın kapısının 22 kere açılıp kapandığını saymıştım. Ders saatinde bazı hocaların sınıflarında öğrencileriyle tavla oynadıklarını gördüğümde çok şaşırmıştım. Bu durum beni çok rahatsız ediyordu. Akşam olup ta evime çekildiğimde aklımdan çıkmayan tek şey “eğitim gidişatını nasıl düzene korum,” oluyordu. Gönlümce eğitime birden kavuşamayacağımı, zaman içinde her şeyin düzene gireceğini kendi kendime söylüyordum. Güler yüzlü olmayı ve memnun görüntüsü içinde her şeyin hallolacağını biliyordum. “ Komünist vaktinde her şey yahşiydi, muharebe giden bir ülkede böyle şeyler olur “ sözleri yaygındı. Her olumsuzluk Ermenilerle yapılan savaşa yükleniyordu. Her gün cepheden acı haberleri geliyor, bir ölüm korkusu zavallı, gariban aileleri sarmıştı ama üniversitedeki hava:” muharebe giden bir ülkede böyle şeyler olur” diyerek rüşvet hürmet adı altında yaygınlaşıyor, derslerden öğrenciler hürmet karşılığı sınıf geçiyordu. Öğrenciler öyle şaşkın, öyle başıboş bir haldeydi ki ne kadar zeki, ne kadar becerikli olursa olsun eğitimin çivisi çıkmıştı. Ülke sorunlarını dert edinen, eğitimin gün geçtikçe kötüye gittiğini gören entelektüeller ise şunları söylüyordu: “ Eninde sonunda halkımız için en doğru ve en yararlı yolu bulacağız ve ona göre geleceğimizi şekillendireceğiz. Bir devleti hiçbir şey yenilik kadar rahatsız etmez. Değişiklik hep kötülüğe ve zorbalığa yol açar. Bir tek parça bozulunca düzeltilebilir. Her şeyin özündeki bozulma ve çürüme koca bir toplumu içinden çıkılmaz bir hale getirir. Kominizim bizleri bir kalıba sokmaya çalıştı. Bu kadar büyük bir yapının temellerini birden değiştirmeye kalkmak olanaksızdır. Bizler yeni bir devlet kurduk. Demokrasiye geçiyoruz. Devletimizi değiştirmekten çok, yıkmak isteyen kimseler de var. Onlar her şeyin kötü gitmesini istiyor. Her ne pahasına olursa olsun bu olumsuzluklardan kurtulacağız.”

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV