banner167
banner182
12 Haziran 2021 Cumartesi

MUTLU İLLER VE ÖZGÜR DÜŞÜNEBİLME…

28 Haziran 2017, 08:38
Bu makale 1577 kez okundu
MUTLU İLLER VE ÖZGÜR DÜŞÜNEBİLME…
KADİR DAYIOĞLU
Kayseri olarak ne kadar mutluyuz? Tabii, mutluluk göreceli bir şey. Baktığınız yere bağlı.  Ama bununla ilgili, bir takım kriterler var. Bunları, belirli ağırlıkta değerlendiriyorlar, ortaya bir sonuç çıkıyor. Bu bağlamda, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bir çalışma yapmış…
 
TÜİK, “ilk” ve “son” olarak yayınladığı ve 2013 yılı verilerini kapsayan "illere ve cinsiyete göre mutluluk düzeyi" araştırmasında yer alan en mutlu iller sıralamasında Kayseri, yüzde 58,11 puanla, 53. sırada yer aldı.
 
Komşularımız bizden iyi. Kahramanmaraş 16., Niğde 24., Nevşehir 26., Yozgat 40. ve Sivas 45. sıralarda yer almışlar. Sinop birinci sırada. Bunu Afyonkarahisar ve Bayburt takip ediyor. Tunceli yüzde 41,98 puanla en son sırada… Osmaniye ve Diyarbakır alttan ikinci ve üçüncü... Gelişmiş iller içinde Konya’nın durumu bir hayli iyi, 16. sırada.
 
Bizden kötüleri de var… Adana ve Mersin 70 ve 71. sırada. İstanbul 50., İzmir 51. …Ve Ankara 64. sırada yer almış. Peki, bu tablo neyi anlatıyor? Araştırmaya değer… Mesela, Büyükşehir Belediyesi Stratejik Araştırma Merkezi (BÜSAM) bunu yapabilir(mi?).
***
Yine peki, “mutlu ülkeler” sıralaması yapılsa ülkemiz nerede yer alır acaba? İlk 20-30’a giremeyeceğimiz kesin de, tespitlerime göre Kayseri nasıl ülkemizin ortalaması ise, Türkiye’nin yeri de “50 bandında” çıkar… Belki de daha da yukarılarda.
***
İmam Hatip açma için gerekli, “50 bin” nüfus kriterini, “5 bine” çekmişler. Bunun anlamı şu; her beş bin nüfus için bir İmam Hatip açılabilecek. Mesela, diyelim, Fevziçakmak Mahallesi’nin nüfusu 75 bin. Bu durumda, 15 İmam Hatip açılabilir.
 
Peki, bu ihtiyaç neden duyuluyor? 50’li 60’lı yıllarda vd. “Allahsız komünizme!” karşı bir set olarak görülürdü bu ve benzeri kuruluşlar. Mesela “İlim Yayma Cemiyeti”. Şimdi ise, gelişen “ateizm” ve “deizme” karşı olmasın, bu kadar yoğun İmam Hatip açma? Ben inanıyorum ki “çokluk”, dini anlayışa “nitelik” açısından hiç bir yarar getirmez. Aksine, sulandırır!..
***
Mesela, Bayram sabahı bir camimizde vazeden bir imam, zararlı akımlardan “ateizm, deizm vs.” korumak için altı yaşından itibaren çocuklara Arapça öğretin, diyordu. Tabii, o hoca, Arapça’yı ne kadar biliyor? Her Kur’an okuyan, hafızlar da dahil, Arapça bilir mi? Peki, Arapça bilenlerin, Kur’an okuyanların içinde “zararlı akımlara” duçar olanlar yok mu? Hem de tümen tümen…
 
Unutmasın, “ateizm” ve “deizm” bir anlamda varlığı, kavrama ve yorumlama biçimidir. “Yobazlık”, bu süreci hızlandırır. Ülkemizde bunun lokomotifliğini de, dini anlatanlar, dini yorumlayanlar, “benim din anlayışım doğrudur!”, “Yetmiş üç fırkanın sadece biri fırkayı nâciyedir, o da bizimkisi; gerisi fasıktır!” diyenler yapıyor. O nedenle, tavsiyede bulunanlar önce kendi mahallesine dönüp bakmalı.
***
“Dindar nesil yetiştirme” hedeflenince, her yerde İmam Hatip açılmaya başlayınca, radikal bir önerim olmuştu: Tüm okulları İmam Hatipleştirelim, bundan sonara açılacakların tamamı da İmam Hatip; isimleri de İmam Hatip Anadolu Lisesi, İmam Hatip Fen Lisesi, İmam Hatip Endüstri Meslek Lisesi vs. olsun, kavga da bitsin.
***
Evrim teorisinin okutulmadığı “yaratılışın” okutulduğu, biyoloji ders saatinin azaltıldığı, felsefe derslerinin kısıtlandığı, din ve ahlak kültürü ders saati sayısının artırıldığı bir ülkeye yakışan da bu.
***
Mesela yeni dönemde felsefe dersinden, "Varlık, Ahlak, Sanat, Din" konu başlıkları kaldırılmış. İyi de etmişler. İnsanları düşündürerek yormanın bir anlamı yok.
***
Tabii, “varlık”, “ahlak”, “sanat” başlıkları kaldırılınca gayret bizim Büyükşehrin çıkarttığı “Şehir Kültür”, “Düşünen Şehir” dergisi ile BÜSAM bünyesindeki Şehir Akademisi’ne düşer. Öyle ya, adı üstünde, “akademya”
***
 “Düşünen Şehir” ve “Şehir Kültür Sanat” dergilerinin yayın yönetmeni Dursun Çiçek dostumuz yaptığı bir konuşmada bakınız neler demiş: “Aydınlanma Ahlakı ve Yansımaları” konulu seminerde bilginin, varlıkla değer arasında çok tehlikeli bir noktada olduğunu ifade eden Çiçek, Varlıkla ilgili doğru bilgiye sahip değilseniz değer anlayışınızda buna bağlı olarak yanlış olur.
 
Varlık, bilgi, değer, zaman, mekan, siyasetle ilgili temel kavramlara vakıf değilseniz hayatınızın anlam ve manasıyla ilgili adım dahi atamazsanız. İnsanca yaşamak istiyorsak bu kavramlarla ilgili bilgilerimizin sağlıklı olması gerekir.
 
Varlıkla ilgili doğru bir bilgiye sahip değilseniz değerin ne olduğunu anlayamazsınız. Değer somutlaşmamışsa zaman anlayışınızda bir problem vardır. Zaman anlayışı oluşmamışsa medeniyet tasavvurunuz olamaz. Böyle bir şey yoksa da dünyayı, insanı ve kendinizi belirleyecek sosyal, kültürel ve siyasal düşünceniz olmaz”
***
Ama ön şartı şu olmalı: Bu konuları kavrayabilmek, öğrenebilmek, içselleştirebilmek özgür bir ortamın, özgürce düşünebilmenin, özgürce tartışabilmemin olmasıyla mümkündür. Özgür kafanın olmadığı yerde, “hurafe” çıkar. Özgür düşünce ürünü çıkmaz. Özgürlük, zorbalığın panzehridir. Konuya yarın devam edeceğiz.

Haberici -->

    Yorumlar

banner176
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV