banner87
17 Ekim 2019 Perşembe

NASILSINIZ? İYİ MİSİNİZ?

20 Eylül 2019, 09:42
Bu makale 230 kez okundu
NASILSINIZ? İYİ MİSİNİZ?
KADİR DAYIOĞLU
Nasıl olduğumuzu, her yıl, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayınladığı “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması”(2018) da gösteriyor. Bakınız “ahval-i dünya” nasılmış?
 
Araştırma sonuçlarına göre; en yüksek fert gelirine sahip %20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay %47,6'ya yükselirken, en düşük gelire sahip %20'lik grubun aldığı pay %6,1'e düştü.
 
Toplumun en zengin %20'sinin gelirinin, en yoksul %20'sinin gelirine oranı 7,8'e yükseldi. İki grup arasındaki fark 7,8 kat oldu.
***
Tabii, bir de %10’luk, hatta %5’lik gruplara göre yapın bu araştırmayı bakınız fark kaç katına çıkıyor. Eğrinin geometrik artacağı muhakkak…  
***
Gelelim, “Gini katsayısına”… Rahmetli İdris Küçükömer Hoca, İÜ İktisat Fakültesi’nde, derslerinde, bir ülkede gelir dağılımını görmek istiyorsanız; “Lorenz Eğrisini” çizin ve bunun sonuncu “Gini Katsayısını” görün, dediğinde hemen hücum edilirdi; “Komüniste bak komüniste… Gelir dağılımından söz ediyor!”
***
İşin garibi de, “Komünistler Moskova’ya!” diyenler, o dönem de “en düşük gelire sahip” ailelerin çocukları idi… Çoğu aç biilaç, il yurtlarında ya da izbe öğrenci evlerinde kalırdı… “Komünizmle Mücadele Dernekleri”nin vazgeçilmez kümeleri idi.
***
Bugün ise bu düzeni savunanlar ya da gelinen noktaya, büyük bir tevekküllük içinde, rıza gösterenler, “Karun gibi yaşayan” Cemaat önderlerinin açtığı yurtlarda yaşıyorlar… Buralarda, öteki dünyada, sonsuz saadet vaat ediyorlar.
***
Mesela bu Cuma hutbesinde, TÜİK’in bu araştırmasını duymak mümkün mü? Duyarız diyenler çok saf!.. Peki, “ahbes” gördüğünüz Mustafa Kemal Atatürk ve onun aziz hatırasını anmaya yanaşmamanızı anlarız amma lakin bu ülkenin “gelir dağılımını” anlatan bu araştırmayı, camilerde neden gündeme getirmezsiniz?
***
Bu çelişki aşılamadığı sürece, “gelir dağılımı” falan düzelmez. Düşünebiliyor musunuz? Çalışanlara ait sendikaların çoğu “sarı sendika”, “iktidarla” işbirliği içerisinde…
***
Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan “Gini katsayısı” sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1'e yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade etmektedir. Gini katsayısı 0,408 olarak tahmin edildi.
***
Sürekli takip ettiğim için biliyorum, 17 yıldır, “Batı yakasında değişen bir şey yok!” “Gini katsayısı” hep bu mertebelerde. Hani, “uçtuk!” diyorlardı ya, “kimlerin uçtuğu” ortada… Ya da “büyüdük!” diyorlardı ya, bu “büyüme” kimin cebine aktı? Yani siyaset, kendisini finanse edeni besliyor.
***
Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 24 bin 199 TL oldu. Bu durumda bir aileye yılda ortalama 100-110 bin lira giriyor. Öyle mi?
***
Toplam eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirleri içerisinde en yüksek payı, %48,5 ile maaş ve ücret gelirleri aldı. İkinci sırayı %20,1 ile sosyal transferler alırken üçüncü sırayı %18,8 ile müteşebbis gelirleri oturdu.
***
Sosyal transferlerin gelir içerisindeki payının %20 olması, sandığın da nasıl bir sonuç verdiğinin/vereceğinin ipuçları. Tabii, sosyal transferlerin en fazla yansıdığı grubun, en düşük gelire sahip olanların olduğu muhakkak…
***
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin %50'si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı %13,9 oldu. Medyan gelirin %60'ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre ise yoksulluk oranı ise %21,2 olarak gerçekleşti.
***
Yoksulluk oranına göre; okur-yazar olmayanların %27,5'i, bir okul bitirmeyenlerin %23,6'sı yoksul iken, bu oran lise altı eğitimlilerde %12,1, lise ve dengi okul mezunlarında ise %5,8. Yükseköğretim mezunları ise %2,2 ile en düşük yoksulluk oranının gözlendiği grup oldu. Sürekli yoksulluk oranı ise, %12,7.
***
Şimdi anladık mı, tahsilden neden rahatsız olduklarını. Tahsil seviyesi arttıkça “yoksul oranı” düşüyor. Bu düşünce de “sosyal yardıma” ihtiyaç azalıyor. Azalınca da “cemaatler” adam bulamıyor; oylar daha bilinçli kullanılıyor.
***
Verilere göre nüfusun % 59'u kendilerine ait bir konutta otururken, %39,6'sı ısınma %36,2'si sızdıran çatı, nemli duvarlar, sorunu yaşadığını beyan etti. 
***
Finansal sıkıntıda olma durumunu ifade eden maddi yoksunluk; çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon ve otomobil sahipliği ile beklenmedik harcamalar, evden uzakta bir haftalık tatil, kira, konut kredisi, borç ödemeleri, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek ve evin ısınma ihtiyacının ekonomik olarak karşılanamama durumu ile ilgili hanehalklarının algılarını yansıtmaktadır.
 
Yukarıda belirtilen dokuz maddenin en az dördünü karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan ciddi maddi yoksunluk oranı %26,5 olarak gerçekleşti.
***
Türkiye'nin %58,3'ü evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını karşılayamadığını ve %11,5'i konut masraflarının yük getirdiğini beyan etti. Nasıl? Ne halde olduğumuzu gördünüz mü?

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV