banner87
19 Ağustos 2019 Pazartesi

NEVZAT ÜSTÜN’Ü HATIRLAMAK

14 Temmuz 2019, 08:51
Bu makale 304 kez okundu
NEVZAT ÜSTÜN’Ü HATIRLAMAK
KADİR ÖZDAMARLAR
Cumhuriyet ve Hürriyet Gazetelerinin verdiği “Kitap Ekleri”ni yıllardır takip ederim. Özellikle son yıllarda Cumhuriyet Hürriyet gazeteleri çoğunlukla yazarlarının çıkardıkları kitapların tanıtımı eleştirisi ve reklamı yanında dünya edebiyatının belli değerlerini ele alan yazıları yer almaktadır. Bir de özel her halde yeni yazılar bulamadıkları zaman (!) Cumhuriyet gazetesi Nazım Hikmet’i; Hürriyet Gazetesi ise genelde ünlü hikayecimiz yine N.Hikmet ve Sait Faik Abasıyanık’ı ele almaktadır! Unutturmama adına. Bana göre bile bile bir saplantı.Ama garibim Doğan Hızlan zaman zaman peki “Taşra Edebiyatı” feryadını basıyor.Tabir yerindeyse peki Anadolu sanatçılarının ürettiklerinden hiç mi haberiniz yok.? Bunca haberleşme imkanına rağmen olmamasına imkan yok. Ama ideolojik zihniyet bir türlü kafalarına “Bizim insan!” zihniyetini sokamıyor. Maalesef kucaklayıcı bir noktaya gelemedik!
Mesela yazdıkları ve yaşadıkları ile uyumlu olan bir yazar/şairimiz de Nevzat Üstün’dür. Şiirleri, hikayeleri ve diğer eserleriyle, gazete yazılarıyla haklı bir şöhrettir. Edebiyatı can u gönülden sevmiştir. Develi’nin varlıklı ve hatırlı bir ailesinin evladıdır. Dedesi, Develi Kuvva-i Milliyesi başkanlığı yapmıştır. Nevzat üstün de samimi sosyalist bir yazarımızdır. Fakat şöhretinin zirvesinde iken bir trafik kazasında ölümü O’nun çabuk unutulmasına sebep olmuştur.
Eşi Şükran Hanım O’nun adını yaşatmak için bir şiir ve öykü ödülü koyar. Daha sonra 1982 yılından itibaren bir yıl şiir ve bir yıl öykü başlamıştır.
Eserleri şunlardır: Şiirleri: Oluş, (1946), Yaşadığımız Devre Dair(1951), Cüceler Çarşısı (1955), Yitikler Kapısı (!961), Güneş Ülkesi (1964), Hey Sen Amerikalı (!967), Köprü Başı (İlk altı şiir kitabı bir arada (!968 ), Ak Yeşil Kavak Ağaçları (1972, 2009); Hikaye: Yaşama Duvarı (1964), Almanya Almanya (1965), Çıplak (1966), Akrep Üretim Çiftliği (1968), Boğaların Ölümü (1975), Çıplak (İlk dört hikaye kitabı bir arada (1970); Deneme: Sovyetler Birliği’nden Batıya (1968), Üçüncü bir Dünya (!974), Almanya Beyleri (1975), Portekiz Bahçeleri (1976), Türkiye’deki Amerika (1967).
Hikayeleri Çekçe, Rusça ve Bulgarca ’ya çevrilmiştir. Velut bir yazar olan Nevzat Üstün aynı zamanda eserlerinde geleneksel Türk ve Çağdaş edebiyatın özelliklerinden yararlanarak şiir dilinde özgün bir anlatım; hikayelerinde ise gözleme, yalın bir anlatıma önem vermiştir. Şu sözler O’nundur: Biz yoksul insan değildik. Çevremiz yoksuldu. Bir yılda iki okka yağ alabilen evlere zengin diye bakıldığını bilirim. İki kalıp sabunla kışı geçiren kadınlar, ilkyazda kalıplardan birinin tükenmemiş olduğu ile övünürlerdi.” .Gözlemi bu kadar güçlü bir yazarımızdır. Hemşehrisi Âşık Seyrânî gibi zamanının gerçekçi bir sanatçısıdır. Bir zamanlar Develi’de siyasî hayata da atılan, bütün Develi köylerini dolanan ve varlıklı bir ailenin çocuğu olması, sosyal hayatın bütün tezatlarını görmesi, mensubu olduğu dünya görüşü O’nu bu gerçekleri anlatmasında kendini sorumlu itmesi, çok eser vermesinin ana sebebi gibi karşımızda durur.
İnsan sevgisi ile doludur. Kadın gerçeğini en iyi bilen yazarlarımızdandır. Onun yazdıkları dünya görüşüne uygun olarak yaşamdan besleniyor. Buna hikayelerinde kardeşlik duygularının olabildiğince yüksek olduğunu da eklemek gerekiyor. Bir yazısında, O dahailk kitabının “Boş Kalmış Bir Adam” adlı öyküsünde, ailesinin İstanbul’dan geçim sıkıntısı nedeniyle göçtüğü, doğduğu Develi’deki bağ bozumunu anlatırken Türklerin ve Ermenilerin kardeşçe yaşadıklarını vurgulaması bundandır!
İstanbul’dan ekonomik sorunlar çözülene kadar da göçülen Develi ilçesi onun özellikle öykülerinin/şiirlerinin ana eksenini oluşturuyor. “Yaşama Duvarı” (1964), “Almanya Almanya” (1965), “Çıplak” (1966), “Akrep Üretim Çiftliği” (1968) adlı kitaplarında ve şiirlerinde Anadolu insanını anlatır sıklıkla.
Türkiye’de beyin göçü, hapse düşen nice sanatçıları da şiirlerinde anlatır. Ayrıca Orhan Kemal, Rıfat Ilgaz gibi sanatçıları da unutmaz ve yazılarında konu edinir ki bu O’nun vefasını gösterir.
Böyle çok yönlü sanatçı hakkında bir tane Yüksek Lisans tez yapıldı. İstanbul dükkanlarından çıt yoktur! Ama ister eserleri adına, ister düşünceleri adına üstadın hakkı olan ilgiye hakkı yok mudur?
Elli bir yaşında en verimli bir döneminde ölen bu sanatçımıza gereken değer gösterilmelidir. Her şeyden önce Anadolulu oluşu bile bir ayrıcalıktır.

Haberici -->

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner41
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
ARŞİV